aytaç
Giyim dünyası
HAMLE
  • 15 Nisan 2021, Perşembe 20:36
MehmetAkbacak

Mehmet Akbacak

KARADENİZ’DE SULAR ISINIRKEN!

Biden başkan olmasıyla Amerika Geri Dönüyor sloganının içini dolduracak hamleleri atmaya başladı. Tabii ki; bu geri dönüşle bölgelerde barış ve huzur ikame edilmeyecek. Aksine çatışmayı artıracak gerilimli politikalar gündeme gelecek. ABD, en büyük düşmanım Rusya, en büyük rakibim Çin derse  dünyada ne barış, ne istikrar egemen olur. Rusya’nın yanı başında yer alan Ukrayna’nın Nato’ya dahil olmasını amaçlayan ABD politikası Karadeniz’de sularının ısınmasına ve kaynamasına neden oluyor. Burada en çok etkilenen ülkelerin başında da Türkiye yer alıyor. Geçen haftalarda Erdoğan’ın , Putin’le telefonla,  hem de Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’nin Ankara’ya gelerek görüşmeler yapması, bir bakıma Türkiye arabulucu devlet konumuna girmiş oldu. Görüşme sonunda Zelenski; Karadeniz’in bir barış, huzur ve işbirliği denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir dedi. Erdoğan’da; “Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunduğunu Kırım’ın işgalini onaylamadıklarını, işbirliğimizin üçüncü bir ülkeye yönelik olmadığını açıkladı”. Yazıyı yazdığım sırada  ABD iki savaş gemisini Karadeniz’e göndermekten vazgeçmiş. Görüşmeler demek ki; işe yaramış şimdilik olsa da.. Bu işin sonu nereye varacak bakalım.

               ERDOĞAN DİKTATÖR ÖYLE Mİ?

      Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin bölgesel güç olarak varlığını hissettirmesi başta Fransa’yı, Yunanistan’ı, Güney Kıbrıs’ı rahatsız ederken, 14 bakanıyla Türkiye’de ağırlanan Libya Başbakanı’yla görüşmeler sırasında İtalya Başbakanı Erdoğan için diktatör demesi İtalya’nın da ne kadar rahatsız olduğunu gösteriyor. Çünkü hem Fransa ve hem de İtalya Libya’nın yeniden onarılması için şirketlerine pay verilmesini istiyor. Zor zamanlarında yanında yer alan Türkiye ile dostluğunu pekişterecek yatırımlara imza atmasına tahammül edemiyorlar.

     Bir zamanlar Doğu Akdeniz’de, Libya’da ne işimiz var diyenlerin, Libya’ya asker göndermemize HDP’yle birlikte hayır diyenlerin ‘kulakları çınlasın’. Bir arada Kılıçdaroğlu dediklerini unutmuşçasına, herkes  Libya’da biz neden  yokuz derken; hazırcevap birisi evet biz Libya’da yokuz ama Libya Türkiye’de diye cevabı yapıştırıverdi.

                   MUHTAR DEYİP GEÇME

        Erdoğan’ın bir zamanlar muhtarlarla yaptığı toplantıyı eleştiren Kılıçdaroğlu şimdi kendisi muhtarlarla toplantı yapmaya başladı. Muhtar deyip geçmeyin, Kılıçdaroğlu’na kök söktürüyorlar. Hatta bir tanesi; “Şimdiye kadar neredesiniz, milletvekilimiz Engin Altay beyi 8 yıldır ilk defa görüyorum. Siz köylünün yanına yanına gidemiyorsunuz.  Biz köylüyüz fazla kafamız çalışmaz ama sizin  HDP işi bizim moralimizi bozuyor” deyince salon buz kesti. Kılıçdaroğlu soruya net cevap veremediği için laz kaptan gibi konuştu da konuştu ama HDP’ye bir türlü gelemedi ama Anadolu köylüsü ‘Çarıklı erkan-ı harp’ özelliğini böylece gösteriverdi. İyi ki LBGT fahri üyeliği henüz verilmemişti, sorulunca ne diyecek acaba?.

    MONTRÖ, BİLDİRİ, EMEKLİ AMİRALLER

        Geçen haftadan bu yana emekli amirallerin bildirisi tartışıldı. İfadeye çağrılan 10 kişiden bildiriyi kaleme alan İYİ Parti görevlisi Ergun Mengi tutuklanmak üzere adliyeye gönderildi. Dava sonunda amirallerin hepsi “Yurtdışına ve bulundukları il dışına çıkış yasağı ile yani adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı”. İddianame hazırlandıktan sonra dava devam edecek. Bazı emekli amiraller bildirinin suç teşkil edeceğini bildikleri için imzalamamışlar. Hala bazıları ‘bu bildiri değil duyuru, yanlış saatte yayınlamışlar haberimiz yok. Düşünce özgürlüğü’ gibi gerekçelerle masumlaştırmaya çalışıyorlar. Hatta eyyamcılıkta çok başarılı bir gazeteci “ Kardeşim Montrö’yü emekli amiraller konuşmasın da Hopalı balıkçılarla, Hakan Ural’mı konuşsun” diye dalgasını geçerken, dilekçeyi kaleme alan emekli amiral bakın ne diyor.” Aslında bizim meselemiz Deniz Kuvvetleri’ndeki yanlış kadrolaşmalar, sarıklı amiral olayı, Atatürk çizgisinden sapmalar, İrtica konusundaki duyarlılığımız, Montrö’yü araç için kullandık”. Hadi bakalım şimdi anlat, seninle kim dalga geçecek.

        O günlerde Fetö’nün internet sitelerinde bildiricileri alkışlarken, iki Prof. AKP gidecek uzatmaları oynuyor, bir sabah kalkacaz ne saray kalmış, ne Erdoğan diye darbeyi işaret ediyor. Gazeteci Can Ataklı ise; “Darbenin işaret fişeği olabilir. Kimin yapacağını çözemediğim bir darbenin eşiğinden dönüldü” diye açıklamalarda bulunuyor. Pek güvenilecek kişiler olmasa da sinek küçük mide bulandırır gibi pis kokular yayıyorlar.

          SANA OY VERENLER NASIL BAKARLAR

      Erdoğan’a diktatör diyen İtalya Başbakanı’nı haklı bulan AK Parti’de 3 dönem milletvekili olan Mustafa Yeneroğlu 3 çocuğumun yüzüne rahat bakabilmek için istifa ettim diyor. Bu ne riyakarlık, bu ne utanmazlık istifa edinceye kadar nasıl baktın, şimdi mi aklına geldi diye sormazlar mı?.

Kalın Sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık