Mehmet AKBACAK


YATSIYA KALMADAN SÖNDÜ!


YATSIYA KALMADAN SÖNDÜ!
  1. ocak 2022 günü CHP’li 40 milletvekili inceleme yapmak için Düzce’ye geldiler. Hazırladıkları raporları genel merkeze iletmeleri gerekir. Genel merkezde raporları inceleyerek Düzce’nin sorunlarını çözmek için projelerini hazırlar, milletvekilleriyle, il örgütüyle bunları kamuoyuna sunarak vatandaşı bilgilendirir. Olması gereken prosedür böyledir.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; son grup toplantısındaki konuşmasının önemli bir kısmını Düzce’ye ayırmış. Ayırmış da baltayı taşa vurmuş. Peki ne demiş; “Düzce halkı kanser ve akciğer hastalıklarıyla boğuşuyor. Ayrıca depresyon hastalarının sayısı da gün geçtikçe artıyor. Leblebi satar gibi depresyon ilacı satıyoruz” demiş diye Düzce’li Eczacı Şeyma Ulusoy hanımın ismini zikrediyor. Hatta ben bilmiyorum ama arkadaşlarım söyledi diye de itirafta bulunuyor. Sanki kürsüye çıkarken eline tutuşturmuşlar izlenimini de veriyor. Ayrıca; “ Türkiyenin hava kirliliğ açısından 1., Dünya’da 15.kenti durumunda bunu da gizliyorlar” diyor. Eczacı Şeyma Ulusoy TV’de Kılıçdaroğlu’nun ismini kullandığını görünce bakın neler söylüyor. “Leblebi gibi antidepresan satıyoruz gibi bir laf benim ağzımdan kesinlikle çıkmadı. Şehirlerin kanser hastaları, sayısını hiçbir eczacı bilemez. Bunun teşhisini koyan hekimdir, biz değil” demiş ayrıca haberden sonra şahsım ve ailemin çok zor durumda kaldık diye de sitemde bulunmuş. Son zamanlarda hem CHP’nin ve hem de İ.P’nin başvurduğu bir yöntem var. Bazen grup konuşmalarında kürsüye çıkartıp bazen de videolarla kamuoyuna yalan yanlış bilgilerle algı operasyonu yapmaya başladılar. Açım diyen adamın 100 koyuna sahip olduğu ortaya çıkıyor. İşsizim, açım diyen gencin arabasının fiyatı 500 bin olduğu kanıtlanıyor. İmamoğlu’na övgüler düzen teyzenin yakasına mikrofon takıldığı ve CHP üyesi olduğu açığa çıkıyor. Düzce’de de buna benzer bir senaryo üreterek Düzce’yi, yöneticilerini ve AK Parti nezdinde Erdoğan’ı yıpratmak niyetindeler. Her zaman olduğu gibi silah geri tepti. Yalancının mumu yatsıya kadar derler ama bu sefer yatsıya kalmadan söndü. Ülkeyi yönetmeye aday olan ana muhalefet bu basit oyunlara niye bulaşır anlamakta zorlanıyorum. Düzce halkını aptal yerine koymaya ne hakkınız var. Basında bu konuda AK Parti İl Başkanı Mustafa Keskin’nin açıklamasında; “Düzce üzerinden yalan siyaseti yapmaya çalıştılar yine ellerine yüzlerine bulaştırdılar.  Cumhurbaşkanımızı desteklemiş olan Düzce’yi kötüleyerek karalama çabanız yine sınıfta kaldı” dedi. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’de; “Kemal bey maden veriler gizleniyor bu söylediklerinizi nereden öğrendiniz.2017 yılından bu yana kömür yardımı yapmadığımızı bilmediğiniz anlaşılıyor. Kemal bey, sizi ve ekibinizi hayal kırıklığına uğrattığımız için üzgün değiliz” diyerek bir nevi kendi kalenize gol attınız diyerek ironisini de yapmaktan geri kalmıyor. Bu açıklamalara; Sağlık Kuruluşlarının, Üniversitenin, STK’ların ve siyasi partilerin tepkisini beklemekteyiz. Bir numaralı hava kirliliği olan şehre ne turist gelir, ne de yatırım yapmaya sanayici gelir. Gerçekten bu açıklama Düzce’ye ihanettir desem ağır kaçmaz umarım. Çarşamba günü Oksijen TV’de AK Parti İl Başkanı açıklamalarda bulundu. Değerli iki gazeteci arkadaş bu konularla ilgili sorular da sordular. Keskin; Hava kirliliğinin en önemli nedeni coğrafi konum ve Türkiye’nin en işlek karayolundaki taşıtların egsoz gazları olduğunu, bu yoğun  trafiğin de yan yollara kaydırılarak kirliliğin minimuma indirilmesi sağlanacak dedi. Kalın Sağlıcakla.