YAPARSA AK PARTİ YAPAR ANLAYIŞI NE DEMEK?
2002’den bu yana AK Parti tüm seçimleri kazanarak ülkeyi yönetmeye devam ediyor.
Dikkat ederseniz AK Parti ve Erdoğan seçimlere popülist politikalar yerine en az 10-20 yıl sonrasında gerçekleştireceği projeleri sunarak giriyor. Daha doğrusu önüne hedefler koyuyor ve o hedefleri gerçekleştirmeye çalışıyor.
İktidara geldiğinde İstanbul- Ankara Otoyolu dışında otoyolu olmayan, hala şehirler arası yollar iki şeritli iken bugün otoyollar ağı ve bölünmüş yollarla ulaşım sorunu tam anlamıyla çözülmüş duruma gelmiştir. Ayrıca hava yolunda atılan adımlarla THY’ları uluslararasında önemli bir yere gelmiştir. Hızlı tren sayesinde saatlarce süren meşakkatli yolculuk kısa sürelere inmiştir. Önümüzdeki günlerde açılacak olan Ankara-Sivas hızlı tren ulaşımıyla 8 saatlik süre 89 dakikaya inmiştir.
Trafik deyince ilk akla gelen İstanbul’dur. 70’li yıllarda öğrenciyken trafik sorundu şimdi de sorun… Harem’de, Sirkeci’de kamyonlar karşıya geçmek için saatlerce beklerlerdi. Atatürk Köprüsü, Fatih Sultan Köprüsü, Yavuz Selim Köprüsü, Metrolar, Kuzey Marmara Otoyolu, Marmaray’lar yapılarak trafik sorunu çözülmeye çalışılmıştır, gerçi hala sorun devam etmektedir. Bunlara ek olarak Osman Gazi ve Çanakkale Köprüsü’nü de ilave edebiliriz. Muhalefet 70’lerden bu yana yapılan tüm yatırımlara muhalefet etmiştir, hala da etmeye devam etmektedir.
Savunma sanayiinde %20 oranında olan yerlilik bugün %80-90’lara ulaşmıştır. Başta SİHA’lar, İHA’lar, Helikopterler, Füzeler, Denizaltılar, Hücumbotlar, Hisar Savunma Sistemi ve yeni denize indirilen TCG Anadolu gemisi başta gelmekte.
1960’dan sonra ilk defa yerli otomobil TOOG üretildi. Bütün bunlardan başka ülkemiz için en önemli olan Karadeniz Gazı’nın borularla karaya taşınması, bir ay boyunca ve bir yıl boyunca %25 gaz tüketiminin ücretsiz olarak abonelerin musluklarına akıtılmasıdır.
Maalesef bizde; yalnız siyaset alanında değil tüm ilişkilerimizde başkalarının başarılarına sevinmek ve ondan daha iyisini ben nasıl yaparım diye düşünmek yerine bu başarıyı karalayarak nasıl itibarsız hale getirebiliriz anlayışı egemen… CPH’li üst yöneticinin söylediği bu gerçeği ifade ediyor. “ Hükümet dünyanın en doğru işini yapsa bile alkışlamayız” diyor.
GÜVEN VEREN SİYASETÇİ KAZANIR
İnsani ilişkilerde olduğu gibi siyasette de en önemli unsur karşındakine güven duygusunu verebilmektir. Bunun içinde kısa vade de yapamayacağın vaadler yerine gerçekçi vaadler vererek hem seçmeni yanıltmaz ve hem de yarın seçmen karşısında mahcup olmazsın. Bilhassa muhalefette iken bol keseden cömertlik yapanları çok gördük, memurları rahatlatacağız diyenler 25 kuruş zam yaptılar. İki anahtar vereceğiz diyenler, bırak vermeyi 4 Nisan krıziyle tek anahtarlarını kaybettirdiler. O nedenle boş laflara seçmenin karnı tok.
Erdoğan’ın en önemli özelliği söz verdiğini ergeç eninde sonunda yapmasıdır. Yapamazsa da seçmenden helallik istemesidir. Seçmenin onu reis olarak tanımlaması da bundan gelmekte. 6 Şubat’ta meydana gelen yüzyılın felaketinde 50.bini aşkın insan hayatını kaybetti. Milyonlarca insan evsiz barksız kaldı. Depremin yarattığı tahribatı oya dönüştürmeye çalışan muhalefet olmadık yalanlarla depremzedeleri yanıltmaya çalıştı. Depremzede ise şu cevabı verdi. Yaparsa AK Parti yapar. İşte 21 yıl boyunca AK Parti ve Erdoğan bu güveni vermiş. Güvenen halk her zaman partisinin ve liderinin yanında olur.Kalın Sağlıcakla.
