Mehmet AKBACAK


TÜRKİYE'YE TAKOZ KOYAMAZSINIZ

Halbuki 100 yıllık Cumhuriyet döneminde son 21 yılda yapılan reformlarla bugüne kadar baskı altında tutulan başta dindarlar, Kürtler, Aleviler, solcular ve gayrimüslim vatandaşlarımız AK Parti döneminde kimliklerini ve inançlarını rahatlıkla yaşadılar. Ve ilk defa Türkiye dış politikada bağımsız bir çizgiye kavuştu.


 

TÜRKİYE'YE TAKOZ KOYAMAZSINIZ!

Bu seçimlere gelinceye kadar iktidar ve muhalefet partileri arasındaki rekabet genelde birbirlerinin politikalarını eleştirip, kendi projelerini savunurlardı. Hatta daha da ileri giderek iktidar şu kadar verirse ben ondan beş daha fazla vereceğim gibi polemiklerin yaşandığı günlerdi. Şimdi ise 21 yıldan beri iktidarda bulunan iktidarın yaptıklarına bir şey söyleyemedikleri için 'demokrasi, barış, özgürlük' kavramlarını kullanarak muhalefet etmeye çalışıyorlar. Halbuki 100 yıllık Cumhuriyet döneminde son 21 yılda yapılan reformlarla bugüne kadar baskı altında tutulan başta dindarlar, Kürtler, Aleviler, solcular ve gayrimüslim vatandaşlarımız AK Parti döneminde kimliklerini ve inançlarını rahatlıkla yaşadılar. Ve ilk defa Türkiye dış politikada bağımsız bir çizgiye kavuştu.

Bu durumdan ilk rahatsız olanlar ülkeyi vesayet rejimiyle yönetmesinden memnun olanlarla, onların dışardaki sahipleri oldu. Bir kaç yıl önce senaryo hazırlandı. Tüm muhalefet birleştirilecek Erdoğan iktidardan alaşığı edilecek. Kim derdi ki; 'Türk- Kürt'milliyetçileriyle, 'Laiklerle- Şeriatçılar', 'Liberallerle- Solcular' 'Komünistlerle- Emperyaliistler' bir arada. Birde buna devletin kurucusuyuz diyen CHP'yle, devleti yıkmaya çalışan PKK' nın birlikte sözde Erdoğan'a karşıyız moduyla Türkiye'nin önüne takoz koymalarını görmekteyiz. Gerçi bunların tek başlarına güçleri yetmez. Esas güvendikleri Batı ve ABD'nin desteği...Wasington Post, The Ekonomist başta olmak üzere emperyalist Batı'nın yayın organları günlerdir Erdoğan ve AK Parti'ye saldırıyorlar. Ne diyorlar; "2023'te dünyanın en önemli seçimi Türkiye'de olacak. Recep Tayyip Erdoğan'ın yenilgisinin küresel sonuçları olacaktır ve her yerdeki demokratlarla diktatörlerin yenilebileceğini gösterecektir. Erdoğan seçimi kaybederse Türk halkı daha özgür, daha korkusuz ve zaman içinde daha müreffeh olacak" diyorlar.

Buna karşılık Kılıçdaroğlu; " AB ne isterse yapacağız. Dış politikamızı 180 derece değiştireceğiz. Rusya'la ilişkimizi donduracağız. Nato'nun sadık müttefiki olacağız, tüm terör suçlularını serbest bırakacağız diyor.

PKK'nın sözde dış ilişki komitesi üyesi Roni Serdem; " Kılışdaroğlu'na bir şans vermemiz gerektiğini düşünüyoruz. Seçime değil savaşa gidiyoruz" diyor. Ahmet Türk ise; " Kılıçdaroğlu yanlış yaparsa, ondan hesap sorarız"dedi. PKK'ya doğru yaparsa kime yanlış yapmış olur, onun hesabı sorulmaz mı?

İki gün sonra ak koyun kara koyun belli olacak. Yazıya başladığım saatlerde Memleket Partisi Başkanı Muharrem İnce adaylıktan çekilmiş. Akşener'ede aynı baskıları yapmışlardı. Muharrem İnce'de dayanamadı pes etti. 21 yıldır Erdoğan'a yapmadıklarını bırakmadılar. Teslim olmadı daha da güçlendi. Bu yüzden Erdoğan yalnız Türkiye'nin lideri değil, tüm mazlumların lideri.. Seçimleri yalnız Batı merak etmiyor, tüm mazlum ülkelerin halkları merak ediyor. Emperyalistler, onların taşeron örgütleri, mafya bozuntuları, Fetö'nün kasetleri, eli kanlı PKK ve yandaşları Türkiye'nin yürüyüşünü durduramazsınız, takozunuz vız gelir vız... Kalın Sağlıcakla.