Ahmet Ali CANBAZ


SİYASETİN ÇİRKİN YÜZÜ


SİYASETİN ÇİRKİN YÜZÜ

 

Asırlardır Türk milleti! İçerisindeki dini, dili, ırkı farklı vatandaşımızla birlikte, bütün haklardan istifade ederek, mesut mutlu ve bahtiyar olarak asırlarca bir arada  yaşamışlardır.

Tâkî 1960 da bu ülkenin en nazik, kibar, vatan millet sevdalısı Başbakan, Adnan Menderes'in asılmasından sonra, ülkenin şaftı kaymış, zaman zaman darbeciler, derin yapılar, dış mihraklar tarafından ülkenin ilerlemesi ve kardeşliği darbe yemiştir.


Arka arkaya denenen ve 1980 darbesiyle Bir sağdan bir soldan diyerek on sekiz yaşını bile doldurmayan körpe fidanlar asılmış, ülke gerilerin gerisine çıkmazlara sürüklenmiştir.

1997 li yıllarda Post-modern darbe yapılarak, piyasaya sürülen düzmece tarikat şeyhleri ve  cumhuriyet mitingleri altında insanlar fişlenmiş, bir çoğu okulundan işinden, memleketinden edilmiştir. Yığınlar ötekileştirilerek demokrasi insan hakları yara almış, Açık, kapalı-laiklik, şeriat diye, ikibinli yıllar millete zehir edilmiştir..

27 Nisan 2007’de 367 krizi gölgesinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin gecesinde, Genelkurmay Başkanlığı'nın yayınladığı e-muhtıra ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, Türk demokrasisinde bir kara leke olarak tarihteki yerini almış, Demokrasimiz tekrar yara alarak ülke maddi, manevi meçhul vadilere savrulmuştur.

15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ'nün hain darbe girişimine maruz kalan Türk Halkı, yüzlerce şehit, binlerce gazi vermiştir. Hain darbe girişimini halk ve devlet birlikte geri püskürtmüş, ülkeye yine patinaj yaptırılmış, derin yaralar açılmıştır.

2021 li yıllara geldiğimiz şu günlerde geçmişten hala ders almamış STK'lar yazar çizerler, bazı mahfiller ne yazık ki siyasetçilerden daha siyasiler. Adeta siyasilerin söylemlerine benzin dökmekle meşguller..

Siyaset ise iyice kirlenmiş, Herkes Kendi ayıbını görmeyip başkasının ayıbını dile dolamakla meşgul. İtibar, şeref, onur, haysiyet, yalan, saygısızlık, radikal söylemler, milli, manevi, dini meselelere lakayd tavırlar, almış başını gidiyor. Bazı siyasilerin adının içinde anıldığı taciz, tecavüz ve terörle arasına mesafe koyamayan siyasiler mide bulandırıyor.


Neden biz böyle olduk ? Edep, haya, örf ve adetlerimizi nasıl unuttuk? Aynaya bir bakalım, ne söyleyecek bize??

Siyaset hizmet için yapılırsa güzeldir. Yalansız, dolansız, net, anlaşılır, şeffaf, hak ve hakkaniyete uygun milletin çıkarına uygun yapılıyorsa o siyasettir.

 

Siyaset o kadar kirlenmiş ki, bugün (a) partisinde siyaset yapan birisi, yarın dini, milli, fikri, siyasi düşüncesine zıt, muhalif olduğu (b) partisine geçip, dün Kara dediklerine bu gün ak diyebiliyor.

Siyasetçiler 'sağdan, soldan' bizim önemli kazancınız, ancak biz onları oylarımızla dini, milli, demokratik zemine çekebiliriz. Buda takım tutar gibi parti tutmak'la veya onların arasındaki siyasi çekişmelere kurban olmakla olmaz. Sandık zamanı oy verip sandıkta hesap sormakla olur..

Yalan, dolan, şahsi çıkar, ihanetler, dini, milli meselelere lakayd, doksan derece döneklik yapan siyasetin çirkin yüzünü
 görünce! Üstat Bediüzzaman'ın meşhur 'Şeytandan ve siyasetten Allah'a sığınırım' dediği sözü aklıma geliyor ve haklılığını bir kere daha teyit ediyorum.


Her konuda ahkam keser olmayalım. Bırakalım siyaseti siyasetçiler yapsın. Bizler de siyaseti sadece sandıkta oylarınızla dizayn edelim, sandıkta hesap soralım. Gelin radikal yapılara, siyaset dışı oluşumlara, kutuplaşmalara müsaade etmeyelim. 

 

Ahmet Ali Canbaz 23.03.2021


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.