Mehmet AKBACAK
NE HDP’SİZ, NE DE HDP’YLE OLACAK İŞ DEĞİL!
NE HDP’SİZ, NE DE HDP’YLE OLACAK İŞ DEĞİL!
Cumhurbaşkanlığı başkanlık sistemine geçilmesiyle başlayan süreçte muhalefet partilerinin adaylarından hiç birisinin %50’yi geçmeyen oy miktarı nedeniyle, haliyle Cumhur İttifakı’na karşı Millet İttifakı’nı devreye sokarak iktidara alternatif olma mücadelesini vermeye başladılar. Aslında bu 6 muhalefet partisinin ortak özellikleri Erdoğan’a karşı olmaktan başka hiçbir özelliklerinin bulunmaması.. Salt bunu gizlemek için de; “bizler başkanlık sistemine karşıyız, güçlendirilmiş parlamenter sistemini getireceğiz” diyerek sözde birlikteliklerinin önemini vurguluyorlar. Kağıt üzerinde çok kolay bir plan fakat uygulamaya gelince işler o kadar basit değil.
BU PKK’YI NE YAPACAĞIZ
Başta CHP, İP, SP, DEVA, GELECEK ve DEMOKRAT partilerinin oy toplamları %40’ı bulmuyor. %50’yi bulmaları için HDP’yi ittifaka dahil etmeleri şart..Şartta bunu partiler tabanlarına nasıl izah edecekler. CHP’yi bir kenara bırak öbür partiler tabela partisi olmaktan kurtulamadılar. Kala kala geriye İP kalıyor. Bu partinin esas kuruluş gerekçesi MHP’nin milliyetçiliğini yetersiz bulmuşlardı. Tabanlarını da bu konuda konsolide etmişlerdi. Bazen HDP PKK’nın siyasi uzantısı diye suçlarken, bir yandan da HDP legal bir partidir diyerek ikilem içinde kalıyorlar. Diğer yandan HDP’yle asla ittifak yapmayız derken, CHP’nin HDP’yle ittifak görüşmelerine tek kelime itiraz göstermiyorlar. Tam bir iki ucu lekeli değnek nerden tutarsan tut elin kirleniyor. Gerçi lekeler o kadar çoğaldı, o kadar yayıldı ki; gizlenemez hale geldi. En son şehitin kızkardeşine küfreden Lütfü Türkkan, Erdoğan’a büyükbaş, saraya ahır diyen gazeteci kılıklı Sedef Gabaş’ı ziyaret etmiş. Bozacının şahidi şıracı misali.
6 Partinin ortak toplantısına en sert tepki HDP Eş Başkanlarından geldi. Sancar; “ Cumhurbaşkanlığı seçimine giderken güçlü demokrasi ve kalıcı barış gerçek adalet için HDP’yle müzakere şarttır”. Kalıcı barış derken PKK’ya karşı yapılan mücadele sona ermeli mi deniliyor. ABD’nin silah ve para yardımı yaptığı bu terör örgütüyle mi barış yapılacak. Silahlarını bırakmadıkları sürece bu mücadele son bulmayacaktır.
HDP’nin diğer Eş Başkanı Pervin Buldan ise geçenlerde “Ortaklarımızla ülkeyi beraber yöneteceğiz” diyorken masada yer verilmediği için küplere binmiş, var gücüyle tehditlerini sıralıyor. “ Bizi tanımayanları biz hiç tanımıyoruz. Bizi görmezlikten gelirseniz bizde sizi görmezlikten geliriz” diyor. Etekleri tutuşan Kılıçdaroğlu hemen bir açıklama yaparak; “Biz dışlamış değiliz, zaten görüşüyoruz, gelsinler görüşelim, anlatsınlar” diye HDP’lilerin gönlünü almaya çalışıyor.
İyi güzel hoş da şu PKK olmasa ne güzel ittifak yapardık. Hem o kadar acele etmeyin, yavaş yavaş size de masada yer açmaya çalışıyoruz. Yıllarca PKK’nın sözünden dışarı çıkmayan bir partiyi nasıl birden yanımıza oturtacağız. Bu kolay mı? Az kaldı, İP’nin tabanı da HDP’yi zoraki de olsa kabullenecek. Bir çuval inciri berbat etmeyelim, diyor ittifakın kurmayları. Sürekli olarak Erdoğan’ı diktatör diye suçla, öbür yandan da eli kanlı terör örgütünün siyasi temsilcisiyle demokrasicilik oyna. Bu kıvırmayı rahmetli dansöz Özcan Tekgül bile yapamazdı. Kalın Sağlıcakla.
