KORONA 19 VİRÜS' şakaya alınacak bir durum değil! Hatta bilinmezliklerle dolu 'GAYYA' kuyusu..
Dünya devleri, büyük bir şaşkınlık ve çıkmaz içerisinde bocalamaktadırlar..
-Çin, devletinin neler yaptığını net olarak bilemiyoruz, bir sürü cevapsız sorular var.
-ABD, büyük bir çıkmazda, Asırların devi sağlık ve bir çok alanlarda çökme sinyalleri vermekte.
-Fransa - İtalya -İngiltere- İspanya Durumları ortada, Kendi içlerinde derin kaos ve ayrılıklar yaşamaktalar.
-Rusya - İsrail - kapalı kapılar arkasından durumun vahameti yeni yeni dışarı taşmaya başlamıştır.
-Hatta Dünyanın bütün kıt'alarında büyük - küçük devletlerde, belki ölüm sayıları ve vakalar az görülebilinir, bunların sebepleri ve bilinmeyenler, soru işaretleriyle dolu..
Dünya sağlık örgütü de dahil, tüm Dünya sağlık merkezleri bu korona 19 konusunda, derinlemesine bir bilgiye sahip olmaktan çok uzaklar.
Bilmem kaç derece sıcaklıkta ölüyormuş, şu oluyor bu oluyormuş, bütün bunlar 'MUŞLARDAN' ibaret tam karşılığını bulmamış, araştırma safhasında olan çalışmalardır. Dünyada İnsanlık tarih boyunca bir çok hastalıkla karşılaşmış, insanlık bir şekilde üstesinden gelmiş ve yine inşallah gelecektir. Yalnız bilmemiz gereken bir kaç konuya dikkatinizi çekmek istiyorum..
-Önümüzde daha ne tür sıkıntılarla karşılaşacağımızı bilemediğimiz bir virüsle savaş veriyoruz. Bu savaşta Genç, İhtiyar, Çocuk kimse garanti altında değildir. Bu nedenle devletimiz en yüksek derecede tedbirler alıp, insanımızı en az zayiatla koruma çabasındalar.
Cumhurbaşkanımız ve Sağlık bakanlığı başta olma üzere, bütün birimler gece gündüz canla başla çalışmaktadırlar. Halkımızın sıkıntıya düşmemesi için destekler verilmekte, şirket ve ailelerin ayakta kalması sağlanmaktadır. Eksikler yok mu? mutlaka var. Bunlarda devlet - millet el birliği ile aşılacaktır. Böyle zamanlarda sabırlı Ve mutedil olma mecburiyetindeyiz..
-Bazı kafalardan çıkan huzur bozucu yayın ve söylemleri anlamakta zorluk çekiyorum. Yine kanun, kural tanımayan bana bir şey olmaz diyerek, kendini sokak ve caddelere atanları da anlamakta zorluk çekiyorum.
Karşımızda henüz tüm detaylarıyla çözülememiş bir virüs var, dikkatli olmak ve sabırlı olmak mecburiyetindeyiz. Henüz şimdi veya gelecekteki etkilerini bilmediğimiz bu virüse karşı, bana bir şey olmaz, hatasından geç olmadan dönmeliyiz.
Devlet işi zamana yayarken sağlık sistemini aynı zamanda güçlü tutmaya çalışmaktadır. Aynı zamanda Dünyada ilaç ve aşı çalışmaları devam etmektedir. Dikkat edilmez bu hastalığa hep birden yakalanırsak, bizde ve dünyada hiç bir sistem bunu kaldıramaz. Ben şahsen Türkiye'nin ilaç ve aşıda önemli buluşlara imza atacağı kanısındayım...
-Kendi ülkemizi taktir etmeden hep farklı ülkeleri bize örnek gösterenleri de anlamakta zorlanıyorum. Unutmayalım her ülkenin kendine göre bir çalışma sistemi vardır. Başka devletlerin yedikleri, içtikleri, hatta giydikleri ve düşünce tarzları bizden tamamen farklı yaşamları vardır. Biz Müslümanlar olarak temizlik, helal yeme ve ülke olarak ta farklı bir coğrafyadayız. Bizi illaki diğer ülkelerle bir tutmak kıyaslamak gerekmez. Bunun sonuçlarını yaşayarak hep birlikte görmekteyiz ve göreceğiz inşallah..
-Biz bize yeteriz! Kampanyasına da bir kulp takmak isteyenleri de anlamak mümkün değildir. Devletler yalnız bugünü değil yarını da düşünmek, geniş manada planlar yapmak mecburiyetindedirler.
-Allah vermesin bu hastalık önü alınmaz büyük boyutlara ulaşırsa ne olur halimiz?
-Deprem değişik afat ve sıkıntılar kapıyı çalar tedbirsiz yakalanırsak vay halimize?
-Ekonomi çökme durumuna gelir, iş sahaları çalışamazsa, o zaman ne yaparız?
-Dışarıdan terör veya başka maddi manevi saldırılar olursa ?
İşte bu nedenle, Büyük devletler 'Hazineyi' boşaltmadan her ihtimale karşı eldekini bitirmeden, borçlanmadan, halkını da zora sokmadan, gelecek adına tedbirler alma yoluna gider, gerekirse böyle yardım kampanyaları düzenlerler. Buda devlet gözetiminde tek elden yapılır. Çünkü, sisli havalarda derin yapılar, terör locaları boş durmaz, bu yardım akarların kötüye kullanabilirler....
Sonuç; Kural dinlemeyen, sokakları yaşanmaz hale koymaya çalışanlar, sisli havadan yer, makam kapma yarışında olanlar bilsinler ki, bu gemide hepimiz varız, gemi batarsa her birimiz zarar görmüş oluruz. Dünyada sığınılacak bir limanda yok, herkes kendi can derdine düşmüş durumdalar..Öyleyse siyasi kavgaları, hırslarımızı bir tarafa bırakıp, bir olmak mecburiyetindeyiz. İlerde nasip olursa kaldığımız yerden kavgamıza devam ederiz..
Bu zamanda bence kendini sokağa atanlar, kanun tanımazlar, bana bir şey olmaz diyenler, mes'uliyet altındadırlar. Misali bir insan kendini bana bir şey olamaz diye yukarıdan aşağı atarken, nasıl intihar etmiş vebal altında oluyorsa, Başkalarının hastalanmasına tedbir almadan sebep olanlar, bir insanı öldürüp kaçanlar gibi mes'uliyet altındadırlar. 'Herkes tedbir alma mecburiyetindedir. Tedbir bizden Tevfik ALLAH tandır.'
Diğer bir konuda zaman dua zamanıdır. Camlardan, balkonlardan zaman zaman çeşitli müzik ziyafetleri verenleri, beğen sekte, beğenme sekte, insanlara moral depoladığı için taktirle karşılıyoruz. Fakat bazı densizlerin camilerden okunan dualara dil uzatmalarını da yobazlıkla - hainlikle eş görüyorum.
Bu ülke İslam ülkesi, dinimiz İslam. Hatta balkonlardan 'Mehmet PERVANE' Hoca o lahuti sesiyle kuran ziyafeti verse! 'Muhammed Ahmet FESCİOĞLU ve Fırat TÜRKMEN' ikilisi Balkonlardan halka ilahilerle manevi moral verseler! Ne kadar güzel ve yerinde olur. Bugün batı memleketlerinde sokak, caddelerde 'Ezanlar - ilahiler 'okunuyor, 'Güneş batıdan doğmaya başlıyor.' Bizde tam tersine Müslüman mahallesinde salyangoz satanlar rağbet görüyor veya mecbur-muşuz gibi baskıyla kabul ettiriyorlar..
Artık zaman öze dönme, kendimiz olma zamanıdır. Bu virüs sayesinde hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.
DİYELİM! BUDA GEÇER YA HU.
Ahmet Ali Canbaz 20.04.2020
