Mehmet AKBACAK


DEVİRDİĞİNİZ ÇAMLARA DİKKAT EDİN ALTINDA KALMAYASINIZ!


       Muhalefet partileri başta CHP olmak üzere gün geçtikçe iktidarı yıpratacağız diye eleştirilerini hakarete varan suçlamalarla çıtayı habire yükseltiyorlar. Geçen yazımda da değindiğim gibi ABD’den demokrasi dilenmeye varan açıklamalar kamuoyunu oldukça rahatsız etti. TV proğramlarında CHP sözcüleri ‘yanlış anladınız, onu demek istemedi, emperyazlizme’ en çok biz karşıyız gibi laf kalabalıklarıyla konuyu örtmeye çalışıyorlar. En son cumartesi akşamı Habertürk’teki tartışma proğramında CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır bey; tartışmadaki sıkışmışlığını gidermek için “ Türk Ordu’sunu sattılar” dedi. Hemen anında iki konuşmacı çok sert tepki gösterirken, biraz önce Atatürk’çü milliyetçiyim diye bar bar bağıran İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı olan Prof.Dr. Bahadır Erdem’den tek bir çift söz çıkmadı. Bunların milliyetçileri nemenem bir şeyse anlamadık gitti.

         Anayasa görüşmeleri konusunda CHP lideri, anayasa komisyonu başkanı CHP milletvekili İbrahim Kaboğlu, HDP’li milletvekili Garo Paylan, İ.P’li Aytunç Çıray görüşmeler yapıldı diyor. Buna karşılık Meral Akşener; anayasa hazırlık görüşmesi yapılmadı diyor. İ.P adına görüşmelere katılan Ahmet Kamil Erozan’dan çıt çıkmıyor. Hepsi kulaklarının üstüne yatmışlar sağır dilsizi oynuyorlar.

           HDP’yle ittifak yapmadık derken, ittifak oradan, buradan kafasını gösteriyor. En son CHP’li Şişli Belediye Başkan Yardımcısı’nın PKK’dan dolayı gözaltına alınıp tutuklanmasını bakalım nasıl açıklayacaklar.

                    KİME ÖĞRETMEN DİYECEKSİN?.

     24 Kasım Öğretmenler Günü’nde CHP Genel Başkan’ı Kılıçdaroğlu grup konuşmasında  “ Mevcut iktidarın peşinden giden öğretmen varsa, kimse kusura bakmasın ben ona öğretmen demem. Öğretmen, iradesini pazarlayan kişi değildir” diye konuşuyor. Ben şimdi bu konuşmaya ne diyeyim. Söze baksam söz değil, konuşana baksam parti lideri olacak kadar derinliğe sahip değil. Sizin aradığınız öğretmen Gezi kalkışmasında polise taş atan, Fetö darbesine kontrollü darbe diyen, Hendek, Çukur eylemlerine özgürlük direnişi diyen, K.Suriye, Libya, Doğu Akdeniz’deki varlığımızdan rahatsızlık duyan öğretmenler mi yoksa. Sakın Atatürk’çüyüz falan demeyin, çünkü devirdiğiniz çamların haddi hesabı yok, korkarım bir gün gelecek bu çamların altında kalıp seçim sandığında yok olacaksınız.

TÜRKİYE’YE SALDIRANLARI KORUYAN DÜZCE’Yİ Mİ KORUYACAK

     Düzce’deki bazı medya organlarında meclisten lastik yakılması ile ilgili yasanın kabul edildiğini, Düzce’nin de lastik yakılacak iller kapsamına alındığına dair haberlere yer verdiler. Bu haberin kaynağını da İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal’ın attığı tiwetlere dayandırdılar. Haber verilirken sanki yasa kabul edilmiş gibi sundular. Halbuki  Düzce milletvekilleri Fahri Çakır ve Ümit Yılmaz konuya hemen müdahale ediyorlar, tasarıdan Düzce’yi çıkartıyorlar. Ayrıca sayın Yılmaz Oxsijen Medya kanalıyla canlı yayın toplantısında bu konuyu ayrıntılarıyla açıkladı. Hala birileri bu konuyu görmezden gelerek Tanal’a övgüler düzüyor. Hemen aklıma Fetö’nün bankası Bank Asya’ya, Zaman Gazetesi’ne, Samanyolu TV’sine devlet el koyarken bu milletvekili basın özgürlüğü adına polisle göğüs göğüse çarpışıyordu.. Şimdi kalkmış Düzce’yi Düzce’lilerden çok sevdiğini ve koruduğunu söylüyor. Türkiye’ye savaş açan Fetö’yü korumaya kalkan kişinin Düzce’yi korumaya kalkmasına nasıl inanırız. Ne diyor büyük usta Ziya Paşa; ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’

Kalın Sağlıcakla.