Ahmet Ali CANBAZ


Biz ne zaman bu hale geldik?


Biz ne zaman bu hale geldik?
Hep yarınlar ne olacak düşüncesini taşır, dünü ise acı kederle anar, Oysa bugünün kıymetini bilmez zamanı boşa harcarız.
Dün, artık tarih oldu. Yarın ise bir bilmece. Ama bugün, sana Allah'ın hediyesidir. Bunun kıymetini bilmek gerekir.
Son dönemlerde hızla teknoloji, bilim gibi bir çok şeylerde yol aldık. Ciddi kazanımlarımız oldu. Cebimiz para, altımız araba, nesiller son model telefonlar gördü. Neden hâlâ mutlu değiliz? Ya bunların yanında neleri kaybettik?
Bizim gençliğimiz de, samimi büyüklerimizin, müminlerin, bir gayesi dini, milli, hedefleri vardı. Üzerlerinde küçük kağıtlara yazılmış ayet ve hadisler bulunur hem ezber ederler, hemde onunla iman eder, bulundukları yerlerde eş dostlarla üzerine yorumlar yaparlardı.
İnsanlarda her hayırlı işlere Besmele ile başlama, tevazu, sabır, vefa, yardımlaşma, ziyaretler, faydalı ilim öğrenme, sevgi, saygı gibi yüksek değerler vardı. şimdilerde bu kıymetli değerlerimizi hep kaybettik.
Bugün bu faydalı bilgilerin yerini banka kartları, hayali oyunlar, benlik, başkalarına benzeme, yalan, dolan, karaborsa, Faiz, suistimaller, dedikodu ve içi boş eften püften şeyler almış durumda.
Evden çıkar kulağında kulaklık içinde müzik, arabaya biner müzik, okula gider müzik, yolda müzik, varsa yoksa müzik, besmele yok, abdest yok, namaz yok, niyaz yok. Camiler, kütüphaneler boş ve sessiz. Nesiller boş sohbetlerin kafe, barların esiri olmuş durumdalar.
Örtünmenin yasak olduğu zaman diliminden, devlet kademeleri, üniversiteler dahil, her yerde her mekanda inançlarımız dan dolayı takamadığımız örtümüze kavuştuk! Ama kafanın içini boşaltık..
Beynimizin içindeki dini, imanı, Kur'an'i inancımızı attık. “Baş kapalı-beynimiz açıkta kaldı.” Çünkü taktığımız Başörtümüzün yerini inancımıza ters süslü püslü, albenili, Avrupa-i pahalı markalar aldı.
Adeta son moda manto, gözlük, sıktıraç pantolon, ceylan derisi çanta, topuklu ayakkabılar, marka telefonlar, üzerindeki pahalı takılarla sadelikten, samimiyetten uzak, saçını göstermiyor ama, bütün giyim kuşam hâl hareketiyle ben burdayım bakarmısın dercesine bir yaşam tarzı..
Peygamberimizin “Giyindiği halde çıplak olanlara Allah lanet etsin” sözü sanki bugünler için söylenmiş gibi.
Her ile bir üniversite, Anadolu imam hatip ler açtık. Camilerimiz alttan ısıtmalı suları sıcak akıyor. Buna rağmen Üniversite gençliği dinle mesafeli, bünyesinde deizm, komünist yetişiyor. Her okulda LGBT büroları bulunuyor. İmam Hatip talebeleri camiye uğramıyor, İslam'ın şartlarından habersiz yetişiyor.
Kitaplar okullar da bedava dağıtılıyor, muhtevasında hala demode olmuş darvinizm, yalan tarih, darbe kalıntısı gibi inancımıza, örf adetlerimize ters dersler okutulmuya devam ediyor..
Besmelesiz başlayan eğitim, Allah tanımayan nesil, peygamberini bilmeyen evlatlarımız, Bilim ve teknoloji her ne kadar gelişirse gelişsin, insanın manevi yönü ihmal edildiği zaman! inançsız, acımasız, kaddar, çıkarcı, bağnaz, başıboş, helal, haram gözetmeyen, robotik nesiller olarak ortaya çıkması kaçınılmazdır..
Gelin öyleyse bu günün kıymetini bilelim. Böylece geçmişe takılıp kalmayız, gelecek bizi korkutmaz, yarınlara ümitle koşarız inşallah.
Ahmet Ali Canbaz 09/04/2022
Süleyman Topuz
GENÇLER ATEİST-DEİST OLUYOR
iddiası üzerine....
Hem lise hem ortaokul seviyesinde
din kültürü derslerine giren bir
öğretmen olarak söylüyorum ki
Çocuklarımız birer deist
bazı #ailelerde ise ateist gibi büyütülüyor.
Oluşturulan algı çocuklarımız sanki tam bir İslami terbiye üzere yetiştirilmiş, dinini kavramış,
özümsemiş de,
Sonradan araştırırak ateist, deist
olmuş fakat gerçek tam tersi.
Abartmıyorum 7.sınıf seviyesinde ahiretin olduğunu bilmeyen öğrencilerim var.
Çocuk bana 'hocam...
Yani gerçekten dirilecez mi
öldükten sonra' diye soruyor
Bu çocuğun anne babası Müslüman Ama bu çocuk farkında olmadan deist büyütülmüş neredeyse.
Yine sınıflarda şöyle bir yokladım maalesef peygamberimize muhabbet namına
Peygamberimizi seviyoruz' dan gayrısı yok.
Evet, gerçekten peygamber sevgisinin kalbine hiç
girdirilemedigi bir nesil büyüyor.
Yeni gelen neslin kafasında deizme benzer bir din anlayışı var.
Allah var,
Ama neredeyse hiç kural koymamış,
Peygamberimiz var
Ama öyle var yani bu kadar.
İbadetler tamamen kültürel faaliyet..
Eee şimdi soruyorum çocuklarımız deist, atest mi oluyor
Yoksa öyle mi #yetiştiriliyor?
Burada suçlu arayacaksak
Suçlu bu çocuklar değil.
Onların anne babaları suçlu.
Anne - baba çalışıyor, çocuk evde Sadece ev alalım, araba alalım, şunun kredi borcu vs gibi
şeylerle büyütülüyor.
Elinden tutup camiye götüren
Ya da kucağına alıp peygamberimizi sevdiren anneler nerede?
Mevzubahis evlerimizin,
Neresinde Kuran var
Soralım bir kendimize
Peygamberimiz o evin neresinde!
Allah'ın kanunları o evin neresinde!
Peygamber sevgisi o evin neresinde!
Maalesef hiçbir yerinde yok.
E, bu evde büyüyen çocuk bir gün kendisine
deistsin sen diyecekleri günü bekliyor
bilinçsizce..
Anne- babaların seküler hayatının, paraya ve mala tapınmasının en büyük #zehirli #meyvesi
deistçe yetişen #çocuklarımız.
Allah hepimize hidayet versin.
Sonuna kadar okuyan herkese teşekkürler..
Vesselam!!!
Bir öğretmenin sayfasından alıntı....