ANA MUHALEFETİN ÇARESİZLİĞİ!
Demokrasinin olmazsa olmazı iktidarla birlikte muhalefetin de var olmasıdır. Gerçi her yönetimde iktidar vardır ama muhalefet her zaman temsil edilmeyebilir. Diktatörlüklerde muhalefet düşman olarak görülür, çalışmasına izin verilmez. Bu yüzden muhalefet yer altında illegal olarak faaliyet gösterir. Ülkemizde maalesef tek parti döneminde muhalefet fazla yaşayamadı. Birkaç denemeden sonra kapatıldı, yönetim baskıcı hale geldi. Ayrıca 27 Mayıs’ta ve 12 Eylül cuntalarında bırakın muhalefetin yokluğunu siyasiler idam edildiler. 12 Mart’ı da unutmayalım. Çok şükür 40 yılı aşkın kör topal da olsa demokrasimizi yaşatıyoruz.
İktidardakiler bir karar alacakları zaman hemen ana muhalefetin tavrı ne olur diye meraklanırlarmış. Çünkü Ana Muhalefet Partisi geleceğin iktidar partisidir. Birbirlerine karşı olsalar da ülkenin güvenliği ve selameti için bir araya gelip ortak tavır gösterirlerdi. Bu durum eski CHP lideri Baykal’a yapılan kaset operasyonuyla sona erdi, dersem sizi yanıltmış olmam. Örnek Baykal’ın 3Mart tezkeresine karşı tavrı iktidar partisi tarafından da destek gördü. Ayrıca Erdoğan’ın yasaklı hali Baykal’ın destek vermesiyle ortadan kaldırıldı. Hala bugünlerde kendilerini ‘solcu, demokrat’ olarak niteleyen bazıları 28 Şubat cuntasının antidemokratik kararını kaldırdı diye Baykal’a kızarlar. Baykal’ın bu iki hareketle üzeri çizildi ve siyaseten yok edildi. (Kimler yok etti biliniyor)
Baykal istifa ettikten sonra gazetecilere aday olmayacağını açıklayan Kılıçdaroğlu 24 saatten sonra adaylığını açıkladı. Kim onu ikna etti veya baskı yaptı hala açıklanmış değil. Ana Muhalefet lideri olan Kılıçdaroğlu önce kolları sıvadı partisinde kendisine muhalif olanları temizledi, CHP’yi klasik kodlarından tamamen kopardı.. İktidardaki AK Parti’yi bir bakıma ülkeyi felakete götürecekmiş gibi görmeye, göstermeye başladı. Darbelere önce ben karşı çıkarım diyen kişi, o gece darbecilerden izin alarak alandan uzaklaştı. Darbe hedefine ulaşmayınca ortaya çıktı. Sözde F tipi yapılanma diye AK Parti’yi sıkıştırırken Fetö’nün gazetelerine TV’lerine, bankalarına, dershanelerine kol kanat sahip çıktı. Gezi vandallarına, çukur eylemlerindeki teröristlere arkadaşlar diyerek bu hareketleri meşru gösterdi. Çözüm sürecine PKK silah bırakacak korkusuyla ABD ve AB ülkeleriyle karşı çıkarken, terörün beli kırılmışken PKK’nın siyasi temsilcisiyle ittifak içine girmesi nasıl açıklanabilir. Hem tezkereye hayır oyu vereceksin, hem de Kandil’i yerle yeksan edeceğim diyeceksin. Kimi kandırıyorsun ana muhalefet! Düne kadar türban üzerinden muhafazakarları ötelerken, laikleri ürkütürken şimdi tut; türbanın yasağını ben kaldırdım de.. Anayasa Mahkemesine türban yasağının devamı için gidenlerden birisi de Kılıçdaroğlu’ydu. İşin garibi o günün AK Parti’de başbakan, bakan hatta Cumhurbaşkanlığı yapmış olanlar, başlarını kuma sokup Kılıçdaroğlu’nun arkasına hizalanmışlar. Nerden nereye! İP’nin tavrı daha da ilginç CHP’nin içine elini atmış, habire İmamoğlu’nu yağlayıp dururken Kandil’i ve HDP’yi görmezlikten gelerek sözde milliyetçiliği sürdürmeye çalışıyor. Ne kadar görmezden gelirse gelsin ittifak ortağının HDP’yle ilişkisi İP’i de bağlar.
HDP ANA MUHALEFET OLMA YOLUNDA
2023’den sonra ülkeyi biz yöneteceğiz diyen HDP’linin sözü boşa söylenmiş olamaz. Kürtlerin en fazla yaşadığı şehir İstanbul Kürdistan’dır deniliyor. Demirtaş’ın, Karasu’nun birlikte faşizme karşı mücadelede ortak tavırda birleşlim, sokaklara çıkalım sözünden sonra Mersin’de, Aydın’da miting yapmaları. HDP yöneticilerinin İP dışındaki partilerle sırasıyla görüşmeleri, 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için, sırf Erdoğan’ı yıkmağa kilitlenmişler. Gerçi İP HDP’yle görüşmek isteğinde olmasa da bir ay içinde ABD Büyükelçisiyle 4 defa görüşmesi yetmez mi? Allah bilir Akşener Büyükelçi’ye PKK’ya niye silah ve para desteği veriyorsunuz diye çıkışmıştır diye düşünüyorum. Milliyetçiyim diyen parti ancak böyle davranır,haksızmı yım! Büyükelçiden icazet alan başta ana muhalefetin ve yavru muhalefetin çaresizliğine bakarmısınız.
BURASI SURİYE’Mİ?
HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na ” MİT’in Federe Kürdistan’da yaşayan insanlara karşı yönelik tehdit ve ajanlık dayatmalarını sordum” diyor. Bir devletin istihbarat örgütünün faaliyetleri hakkında soru sorulması ne amaçla yapılır. Devletin menfaatlerini korumak da yetersiz kalıyorsa ve görevinde başarısız ise bu konuda bilgilenmek isteyebilirsiniz. Fakat Türkiye dışındaki faaliyetlerini soramazsınız. Milletvekili adınızın başında Diyarbakır Milletvekili yazıyor, burası Irak değil, sizde Irak’ın milletvekili değilsiniz. 28 Aralık’ta verilen istihbarat kasıtlı olarak yanlış kullanılarak Uludere’de 35 kişinin katledilmesine neden olmuştu. Olayın hemen akabinde Fetö’cü Emre Uslu Mit’in sorumlu olduğunu söyleyerek asıl suçluları korumaya çalıştı. Mit ancak 15 Temmuz’dan sonra gerçek kimliğine kavuştu.
Ana Muhalefet Parti’si ne Karasu’nun açıklamalarına, ne de Feleknas’ın açıklamalarına tek kelime cevap vermedi, veremediler. Maalesef bu durum 20 Aralık’tan sonra darmadağın olan muhalefeti HDP yönlendirmeye ve yönetmeye çalışıyor! 2021 yılını geride bırakırken 2022’ye hoş geldin diyelim. Kalın Sağlıcakla.