Mehmet AKBACAK


TARİHİ BUNLARLA MI YAZACASINIZ?

Başlığı gördüğünüz zaman öfkelendiğinizi biliyorum. Sade bir seçmen olarak böyle düşünmenizi de anlıyorum. Yalnız yaşanan olaylar maalesef kör gözüme sokacak kadar ayan beyan ortada…


                                       TARİHİ BUNLARLA MI YAZACASINIZ?                                      [1]

       Başlığı gördüğünüz zaman öfkelendiğinizi biliyorum. Sade bir seçmen olarak böyle düşünmenizi de anlıyorum. Yalnız yaşanan olaylar  maalesef kör gözüme sokacak kadar ayan beyan ortada…

        Biden ne demişti; “ Erdoğan’a askeri darbe yapma yerine muhalefeti birleştirerek seçimlerde düşürmek istiyoruz”dedi. Bu sözü söylediği zaman muhalefetten birisi çıkıp da, ‘Biden sen bizim içişlerimize ne karışıyorsun’ diye tepki koymadı. Aksine bizi batı dünyası destekliyor diye bu sözlere destek verenler bile oldu. Bugüne kadar ABD ve AB her zaman iç politikamızda önemli roller üstlendiler. Yalnız bu döneme kadar kapalı kapılar ardında senaryolarını hayata geçirirken, ilk defa bu seçimlerde açıkça tarafını ortaya koydu. Neden böyle yaptığına bakarsanız; adamlar haklı. ABD ne diyor;” Erdoğan’ın Ortadoğu’daki politikaları bizim çıkarlarımıza zarar veriyor”. AB ne diyor; “ Türkiye’nin yeniden ayağa kalkmasını, hem Nato’da, hem de AB’ye giriş sürecinde sorumluluk üstlenecek hale gelmesini umut ediyorum. Bunun içinde Türkiye’ye başka bir hükümet gerekli. Bence Türkiye Batı’ya ait ,yeri Avrupa’da. Rusya ile sürdürdüğü çıkar ilişkisini de sonlandırmalı. Umudum bu seçimlerde öyle bir sonuç çıkması ki Türkiye yeniden doğru raya otursun. AB’ye yönelsin. Umudum muhalefet ittifakının bu sefer başarması”…

      Batı dünyasının emperyal politikası kendi çıkarlarına ters düşen iktidarlara karşı amansızca savaş vermesidir. Darbe yaptırır, iç karışıklık çıkarttırır, o ülkenin liderine diktatör, demokrasi diye dışlamaya çalışır. Kurduğu terör örgütleriyle ülkenin istikrarını bozmaya çalışır. Olmadı ekonomik operasyonlara girişir. TSK’larda, Medyada fonladığı yapılarla sürekli yalanlar üreterek kamuoyunu yanıltmaya çalışır. Biraz daha ileri gideyim, siyasi partilere yerleştirdiği adamlarla krıtik anlarda kriz çıkartmak, hatta partilerin bölünmesini sağlamak gibi operasyonlar yaptırırlar. Hiçbir zaman bir araya gelmeyecek kişilerin bir masa etrafında toplanmasına akıl erdiremezsin. Dindarla ateisti, liberalle devletçiyi, milliyetçiyle bölücüyü bir arada görürsen şaşırma. Hadi bunları bir kenara koyalım. 

      BM, ABD Kongresi ve AB’nin PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmesine karşılık ABD yönetimi tarafından para ve silah yardımını açıkça yapmaktan kaçınmıyor. Buna karşılık muhalefetten tek bir sözü duyan var mı? Olamaz. En son ABD’nin destek verdiği Kılıçdaroğlu’nu PKK’nın siyasi uzantısı olan HDP’nin aday çıkarmayarak destekleyeceğini açıkladılar. PKK’nın elebaşlarının açıklamalarına bakarsak bunu net olarak görebiliriz. “ AKP ve MHP faşizmini yıkacağız, yoksa yok olacağız. Önder APO’nun fiziki olarak özgür olma vakti gelmiştir. 2023 değişim yılı olmalı. Bu hareketin gerçekleşmesini isteyen herkese gereken desteği vereceğiz. Onlarla biriz, beraberiz”. Ayrıca kamuoyunda akil adam olarak bilinen Ahmet Türk’de devreye sokuldu. Her konuşmasında barış, özgürlük ve insan hakları üzerinde ahkam kesen adam bakın ne dedi; “Kürtlerin iktidara oy verme hakları yok” Tarih yazacağız diyenler, tarihi bunlarla mı yazacaklar?. Başka sözüm yok. Kalın Sağlıcakla.

                    

     

 


 

[1]