DOLAR

16,1165$% 1.19

EURO

17,3316% 1.6

GRAM ALTIN

966,87%1,93

ÇEYREK ALTIN

15.485,09%1,78

TAM ALTIN

15.485,09%2,23

ONS

1.864,48%0,61

BİTCOİN

470659฿%-0.95478

İmsak Vakti a 03:26
Çankırı AÇIK 16°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Mehmet AKBACAK

Mehmet AKBACAK

22 Mayıs 2022 Pazar

        NATO OLAYI SİZİ IRGALAMIYOR MU?

0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

NATO OLAYI SİZİ IRGALAMIYOR MU?

1950 seçimlerinden sonra iktidara gelen

DP’nin lideri Celal Bayar’ın Nato’ya niye girmediniz sorusuna İsmet İnönü “Aldılar da girmedik mi” diye cevap verir. Kore Savaşı’na 4500 asker göndererek 1952’de Nato’ya girişimiz onaylandı.

Nato’nun güney kanadının jandarması olarak görev yaptık. Yıllarca solcular ‘Nato’ya Hayır’ sloganlarını meydanlarda haykırdılar. 1960’dan bu yana tüm darbeler Nato’nun pişirip kotardığı operasyonlardır. Komünizim korkusuyla Nato’dan rahatsız olanlar da seslerini çıkaramadılar.

Bugünlerde Nato konusu İsveç ve Finlandiya’nın üyeliğe kabulü için gündemimizde. Erdoğan’ın bu konudaki tavrı net.. Teröre destek  veren İsveç’in üyeliğine karşı çıkıyor. Pazartesi görüşmek için gelecek heyetlere “Kusura bakmasınlar, yorulmasınlar” diyerek noktayı koydu. Görüşmeler yalnız İsveç-Finlandiya ile yapılmayacak, tüm Nato ülkeleri devreye girecektir. Türkiye’nin  en son evet demesi için öne sürdüğü şartların kabul edilmesi şarttır. Bütün bunlar yaşanırken başta Ana Muhalefet Partisi olmak üzere Millet İttifakı’nın diğer partileriyle, bugün hala ‘Solcu’yum diyen ‘sosyalist, Kominist’ partilerinden çıt çıkmıyor. HDP’yi Nato’nun destek verdiği PKK’dan dolayı ses çıkarmasını anlayabilirim de; sözde emperyalizme karşıyım diyen partiler neden bu konuda görüş belirtmiyorlar. Yoksa Biden’ı kızdırmayalım mı diye düşünüyorlar. Nato olayı başta Ana Muhalefet Partisi olmak üzere diğer muhalefet partilerini ırgalamıyorlar mı? Millet İttifakı’nın işi bir hayli zor.  Nato’dan yana tavır koysalar tabanlarına nasıl izah edecekler, buna karşılık karşı çıksalar Biden’a ne diyecekler. Aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık misali..Politikada net bir tavır koyamazsan böyle sessiz kalırsın. Seçmen de bunun hesabını sana sandıkta ödetir.

YAPTIRMAYACAĞIZ, YIKTIRMAYACAĞIZ

20 yıldan beri iktidarda olan AK Parti ne zaman bu ülke için bir şeyler yapmaya kalkışsa muhalefet ne olduğuna bakmadan koro halinde yaptırmayacağız diye karşı çıktılar. Eğer iktidar muhalefetin karşı çıkmasına boyun eğseydi, bakın neler yapılmazdı. 3.Boğaz Köprü’sü, 18 Mart Çanakkale Köprü’sü, Osman Gazi Köprü’sü, 3. Havaalanı, Marmaray, Metrolar, Şehir Hastaneleri, Barajlar, Petrol ve doğal gaz aramasını yapan gemiler, havaalanları, üniversiteler, silah sanayi alanındaki fabrikalar.. Siz o zaman başta İstanbul’un ve Türkiye’nin halinin ne olacağını kestirebilir misiniz?

Uzun yıllar hizmet veren Atatürk Hava Limanı (Yeşilköy Hava Alanı) şehrin ortasında kalması ve ihtiyaca cevap veremesi için boşaltılmasına karar veriliyor. Bu karardan sonra koro başlıyor. Atatürk adını taşıdığı için yıkıyorlar, burasını rant alanı olarak kullanacaklar, konut alanı yapacaklar diye ortalığı velveleye verdiler. Oysa havaalanı tamamen yıkılmayacak, bazı pistler ve bölümler kalacak, geri kalan alana Millet Bahçesi yapılacak denilmesine karşın düne kadar Atatürk adını anmaktan kaçınan il başkanları olmak üzere parkın yapılmasına karşı çıkıyorlar. 132.500 ağaç dikilerek Türkiye’nin en büyük Millet Bahçesi yapılacak. Oysa hem Kılıçdaroğlu ve hem de İmamoğlu bu alanın yeşil alan yapılması bizimde proğramımızda diyorlardı. Hatta Kılıçdaroğlu, bu projeyi aslında biz hazırlamıştık, AK Parti bizim telefonlarımızı dinleyip projemizi çalmışlar diye açıklama yapması karşısında güler misin, ağlar mısın? Bir projeye sahip çıkamayan bir parti, ülkeye  nasıl sahip çıkacak denilmez mi?

Emek sineması ve Atatürk Kültür Merkezi ömrünü tamamlamış binalardı. Hükümet bunların yerine daha modern, daha kullanılışlı ve daha çok hizmet verecek şekilde yeniden yapılması için yıkma kararı aldığı zaman kıyametler kopmuştu. İşte bu gericiler, bu yobazlar kültürden, sinemadan anlamazlar, sanata düşmandırlar diye yıktırmamak için yürüyüşler, toplantılar, konferanslar düzenlediler. Hükümet yılmadı sabırla kararını uygulamaya başladı. Bugün o iki eser İstanbul’a ve Türkiye’ye yakışır görkemli bir şekilde kültürümüze hizmet veriyor. Gerçekten sanata ve kültüre değer veren bazı gazeteciler, sanatçılar ‘İstemezük’ tavırlarından dolayı özür dilediler.

Fakat maalesef 10 yıl önce Erdoğan’la proğram yapan gazeteci kılıklı tetikçi; o gün havaalanı projesi için “Allah senden razı olsun” derken ; kalkmış bugün pistlerime dokunma diyor. İnsanın azıcık yüzü kızarır. Yaptırmayacağız,Yıktırmayacağız diyerek her işe takoz koyarak nereye varacaksınız. CHP Grup Başkan Vekili Engin Altay ne demişti; “Bu hükümet dünyanın en doğru işini bile yapsa bizim bu hükümeti alkışlayacak halimiz yok. Milletin bize verdiği görev bu”.. Doğruya doğru diyemiyorsan, demek ki muhalefetin milletin çıkarına değil o nedenle %25 bandını aşamıyorsun. Kalın Sağlıcakla.

 

 

 

Devamını Oku

ARKALARINA RÜZGAR ALACAKLARDA ALAMIYORLAR!

1

BEĞENDİM

ABONE OL

ARKALARINA RÜZGAR ALACAKLARDA ALAMIYORLAR!

29.Nisan tarihli Kılıçdaroğlu’nun Yolunu Kim Kesiyor yazım için bir okurumun; “ Hocam, asıl sıkıntı bence enflasyon var, hayat pahalılığı var ama bu 6’lı masadaki partiler rüzgarı bir türlü arkalarına alamıyorlar” diye muhalefete sitem ediyor.

Demokrasinin yerleştiği rejimlerde iktidarda ki parti haliyle 1-2 dönemde yıpranır ana muhalefet partisi ya iktidar olur, ya da diğer partilerle koalisyon kurar. Bizim gibi demokrasisi yeni olan ülkelerde siyasi partiler iktidar olur gibi gözükse de, asıl iktidarda olan içte ve dıştaki vesayet odaklarıdır.

Yıllarca darbelerle demokrasimizin gelişmesi engellendi. Ancak 15 Temmuz darbesi ilk defa milletin gücüyle bertaraf edilebildi. İçdeki vesayet sona erdirildi. Dışardaki vesayete karşı amansız mücadele ediliyor.

Bugünlerde ‘Gezi’ davası nedeniyle yargılanan Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Mahkemenin kararını beğenmeyebilirsiniz, cezayı ağır bulabilirsiniz. 2 aya yakın süren ‘Gezi’ kalkışmasını geçiştirilecek bir hareket olarak göremezsiniz. Gezi’de yaşanan tahrip ve yıkımları tekrar yazmama gerek yok. Yalnız beş ağacın yerinin değişmesiyle başlayan ‘masum kılıklı eylem’ darbe aşamasına gelmesine rağmen hala ‘Gezi’yi anlı şanlı toplumsal hareketmiş gibi pazarlıyorlar. Beşiktaş’ta 150 ağaç köklerinden kesilirken kimsenin sesi çıkmamıştı oysa..Zaten mesele ağaç değil diye de itiraf etmişlerdi.

PKK’nın 40 yıla yakın devlete ve halka karşı sürdürdükleri terör saldırılarını görmezden gelip, 6’lı masada illegal bile olsa siyasi temsilcilerinin yer almasına razı olmalarına ne dersiniz. Masada yer alanların hemen hemen hepsi kendilerini milliyetçi olarak lanse etmelerine rağmen..

20 yıldan bu yana iktidarda olan AK Parti hükümetleri bu ülkeye çok önemli işler yaptılar. Tek bir örnek yapılan işlerin tamamına yakın bir icraattır. Türkiye savunma sanayiinde %20-30 civarında üretim yaparken, bugün savunma sanayinin %80’ini üretiyor ve önemli miktarda da ihraç ediyor.

Libya’da, K. Suriye’de, Karabağ’da, Mavi Vatan’daki başarıları tekrarlamak istemiyorum. Ve en önemlisi ABD’nin aparatı olan Fetö’nün etkisinin kırılması bile başlı başına başarıdır. Tarafsız siyasi analistler, tabandaki samimi muhalifler bu başarıyı takdirle karşılıyorlar.

2018’de başlayan dünyadaki ekonomik daralma, Salgın ve Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte ülkelerde hayat pahalılığı ve enflasyonun artmasına neden oldu. Ayrıca uygulanan ekonomik politikalarda insan unsurunun yol açtığı hatalı yaklaşımlarında rolünü inkar edemeyiz. Cumhurbaşkanımız zaten konuşmalarında halkın bu konuda şikayetçi olduğunu bildiklerini ve bu sorunu ancak yine biz çözeriz diyerek durumun farkında olduklarını ilan ettiler.Muhalefet, Pandemin’den bu yana insanların yaşadıkları sıkıntıları ve sonradan yaşanan hayat pahalılığı yüzünden iktidara veryansın ediyorlar. Ediyorlar da bir türlü oylarını artıramıyorlar. Bundan dolayı halkı cahil, aptal ve hatta mazoşist gibi kavramlarla aşağılıyorlar.

Muhalefetin arkasına rüzgar alabilmesi için yelkenlerinin sağlam olması gerekir. Bakıyoruz muhalefetin yapısına; Türkçüyüm, Kürtçüyüm, ‘Solcu’yum, Sağcıyım, Milliyetçiyim, Liberalim, Nato’cuyum, Ermeniciyim diyen ne varsa Erdoğan’a karşı birleşmişler, yeterki onu iktidardan alaşağı etsinler. Yalnız bilmedikleri veya umursamadıkları bir konu var. Halkı yeteri kadar tanımadıkları ortaya çıkıyor. Yazın köylerde hayvanları otlatmak için çoban tutarlar. Amaç hayvanlarını iyi otlatacak, Kurtlardan ve hırsızlardan koruyabilecek sağlam, temiz insanlara hayvanlarını teslim ederlerdi. (Gerçi şimdi çobanları çoğu Afganlı) Hayvanlarının geleceğini bu kadar titizlikle düşünen bu insanlar ülkelerinin geleceğini nasıl düşünmezler. ABD ve Nato’nun desteğiyle bir araya gelen birbirinden kopuk, aralarında ülkü birliği olmayan, iktidara geldiklerinde ne yapacaklarını bir proğram dahilinde ortaya koyamayan siyasi partilere insanımız nasıl güvensin.

Hayat pahalı, enflasyon yüksek ama ülkemin geleceğini  bir kilo domatese, bir litre mazota değişemem diyor. 20 yıldan buna yana yapılanları görünce; bu sıkıntının aşılacağını inanıyor. Daha doğrusu Erdoğan güven verirken, daha şimdiden kimin aday olacağına 3 yıldan beri karar veremeyen muhalefete güvenmiyorlar

. Kılıçdaroğlu; ya benimle olun, ya da yolumdan çekilin diyor. Belediye başkanı yaptığı adamda ben kendi yoluma bakarım diyor. Fiyaskoyla sonuçlanan Rize gezisine çıkıyor. Tek bir isim vereceğim, İmamoğlu’nun sol yanında kim var biliyor musunuz?. 28 Şubat’ın mimarı Ertuğrul Özkök.. Saadet partililer, Deva ve Gelecek partililer kılavuzunuz Özkök’ün; sizi nereye götüreceğinizi tahmin edersiniz.

Geçen hafta boyu ırkçı faşistlerin Suriyeli mülteciler üzerinden başlattıkları provokasyonlarla ortalığı germeye çalıştıklarını dikkatle izliyoruz. Türkiye bugüne kadar mağdur olmuş nice halklara ev sahipliği yapmış bir ülke.. Son olarak 1 milyon Suriyeli en yakın zamanda ülkelerine geri döneceklerini Erdoğan açıkladı. Düzce’de depremden sonra çeşitli illere giden depremzedeler, kendi ülkelerinde olmasına karşın birkaç yıl içinde Düzce’ye geri döndüler. Allah kimseyi yurdundan vatanından ayırmasın. Kalın Sağlıcakla.

Devamını Oku

KILIÇDAROĞLU’NUN YOLUNU KİM KESİYOR!

0

BEĞENDİM

ABONE OL

KILIÇDAROĞLU’NUN YOLUNU KİM KESİYOR!

Günlerdir yatıp kalkıyor, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı kim olacak diye tartışıyoruz. 6’lı parti genel başkanları toplanıyor, saatlerce oturup konuşuyorlar elde var sıfır.. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi kuracağız sözünü dillerine pelesenk etmişler, başka da bir şey ifade etmiyorlar. Yalnız cumhurbaşkanı olacak kişide aranan vasıfları ortaya koyduklarında ne o masada, ne de o vasfa uygun kişiyi arasan bulamazsın. Fakat başta Kılıçdaroğlu, İmamoğlu, Mansur Yavaş ve hatta Abdullah Gül’ün ismi aday olarak dillendiriliyor.

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Kasetle geldi, Biden’in talimatları üzerine ittifakın ana unsuru oldu. Masada en güçlü lider Kılıçdaroğlu’nun hakkını yemeyelim. Kılıçdaroğlu ben yokum desin; ne masa kalır ne sandalye.. Ankara ve İstanbul belediye başkanlarını getiren Kılıçdaroğlu, ikiside muhafazakar cenahtan gelmelerine rağmen CHP’liler destek verdiler. Sanki seçimi kendileri kazanmış gibi başta İmamoğlu olmak üzere cumhurbaşkanlığına gözlerini diktiler. Gerçi İmamoğlu açıktan, Mansur Yavaş’da gizli gizli çalışmalarını sürdürdüler. Mansur Yavaş; ben kamu görevlisiyim siyasetçi değilim dese de ben aday değilim demedi. İmamoğlu; cumhurbaşkanı adayım genel başkanım demesine karşın, en son açıklamasına bakarsak “Sorumluluğumun farkındayım. Ben kendimi taca ya da auta atmadım.” Diyerek adaylıktan vazgeçmedim diyor ve Kılıçdaroğlu’na meydan okuyor.

En son salı günkü grup konuşmasında Kılıçdaroğlu; kılıcını çekerek hodri meydan dedi. AK Parti ve Erdoğan’ı suçladıktan sonra; şimdi size hazırladığım yazımın dışında konuşma yapacağım diyerek öfkeli ve gergin bir şekilde; “Gerçekten çok öfkeliyim. Dünya kötülük yapanlardan yüzünden değil, kötülüğe seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden gerçekleşir. Ben yolumda yürüyeceğim, kavga edeceğim, çatışma ne kadar sert olursa zafer de o kadar görkemli olur. Size de bir çift lafım var. Ya bana katılırsınız ya şimdi şu anda yolumdan çekilin, açık ve net söylüyorum” derken Kılıçdaroğlu zor nefes alıyordu. Anlaşılan bıçak kemiğe dayanmış. Bundan sonra gerçekten kavga çok sert geçecek, sakın yanlış anlamayın kavga CHP’nin içinde olacak. Kavga Kılıçdaroğlu’cularla, İmamoğlu’cular arasında olacak. Bizim oralarda bir söz vardır. Kavgalı eve kız verilmez. Kendi partisinde huzur sağlayamayan başkanın ülke huzurunu sağlaması mümkün olurmu?

PKK, FETÖ, 1915 Ermeni TEHCİRİ

Pençe- Kilit operasyonu başarılı şekilde sürdürülürken PKK’nın elebaşlarından Duran Kalkan ;” Eğer bu operasyon devam ederse biz de kentlere saldıracağız.” Bu sözler üzerinden yutup kanalındaki Fetö’cüler ise Duran Kalkan’ın sözünü çarpıtarak, PKK bugüne kadar sivillere saldırmadı. Zaten bu operasyon 2023’e hazırlık için yapılıyormuş, diye hem PKK’yı aklamaya çalışırken Türkiye’yi suçluyorlar. HDP Eş Başkanı’da operasyonu savaş olarak niteliyor. Bugüne kadar  HDP’nin ittifak yaptığı CHP’den tepki gelmedi.

Her 24 Nisan yaklaşırken gazeteciler, politikacılar, diplomatlar teyakkuz haline geçer. ABD, AB 24 Nisan’da soykırım diyecek mi, demeyecek mi kamuoyunu hareketlendirirlerdi. Bu konuda rahmetli Hrant Dink’in yaklaşımını unutmayalım. Biz sorunumuzu kendimiz çözeriz size ne oluyor gibisinden yaklaşım gösterirdi. Bu sene bakıyorum Biden soykırım demiş ama kimin umurunda.. Çavuşoğlu;” Bazı batılı liderler son günlerde ‘soykırımının’ ancak mahkeme kararıyla tesbit edileceğini savunuyor. Doğru. Fakat 1915 için mahkeme kararı olmadan ‘soykırım’ diyerek iki yüzlü davranıyorlar” diyerek batının riyakarlığını sergiledi. Hatta Atatürk’ün kitaplarıyla zenginleşen istismarcı gazeteci de; soykırımın yaygınlaşmasını da AK Parti’ye bağlıyor. Gülermisin ağlarmısın. Daha bitmedi CHP’nin açıktan ittifak yaptığı HDP’li Garo Payan meclise soykırımının yasalaşması için yasa tasarısı verdi. Ardından CİA’nın bilmem kaç numaralı elemanı da soykırım hakkında tviti sosyal medyada paylaştı. Kim mi? CHP İstanbul Milletvekili.. Nerden nereye?. Atatürk’ün partisiyiz diyenler neredesiniz. Kalın Sağlıcakla.

Not: Ramazan Bayramınızı kutlar, sağlık ve esenlikler dilerim.

 

Devamını Oku

YAVAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA OPERASYON

1

BEĞENDİM

ABONE OL

YAVAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA OPERASYON

Geçen günlerde Zafer Partisi’nin Genel Başkanı Ümit Özdağ partimizin adayı Mansur Yavaş’tır dedi. Bu haber 6+1’li masayı bayağı hareketlendirdi. Çünkü yapılan anketlerde Yavaş 1.sırada Kılıçdaroğlu’na ve İmamoğlu’na bayağı fark atıyor. Haberden birkaç gün geçmesine karşın Yavaş’dan hiçbir açıklama gelmedi. Ancak geçen gün Mansur Yavaş 3 yıllık çalışmayı sunmak için Akşener’i ve Kılıçdaroğlu’nu davet etme gerekçesiyle ziyaret etti. İşin en çarpıcı yanı Akşener’le görüştükten sonra gazetecilerin aday mısınız sorusuna bakın nasıl cevap verdi. “Bir belediye başkanı sadece görevini yapmalı. Ne diğer siyasi partilerin genel başkanlarına laf söylemeli, onların içişlerine karışmalı” diyerek bombayı İmamoğlu’nun kucağına bırakıverdi. Sağa sola  söz etmeden durmayan İmamoğlu’dan çıt çıkmadı. Bu duruma en çok sevinenin  Kılıçdaroğlu’nun olduğuna şüphe yok. Böylece Mansur Yavaş’tan operasyon yiyen İmamoğlu bir süre belini doğrultamaz.

Söz İmamoğlu’ndan açılmışken yine geçen hafta ABD Kongre üyesi Bill Keating’in açıklaması bazılarının gözünü açacaktır. Keating; “ Türkiye’yi tekrar Batı rotasına çekmek için İmamoğlu’yla temasa geçtiklerini, oynayacağımız kart açıktır” diyerek İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı olabilmek için ne senaryolar içinde olduğu açığa çıkarıverdi. Gerçi sözcüsü Murat Ongun yalanlasa da Keating’in videosu yayınlanarak yalanları ortaya çıktı.. ABD’lilerin bir huyu var, kullandıkları ve kullanacakları kişileri açıklamaktan sakınca görmüyorlar. Baykal’ın işi bitti, yerine Kılıçdaroğlu getirilecek demişlerdi o da gerçekleşti. 6’lı ittifakının da mimarı Biden’dır.Tam bir efendi köle ilişkisi..Bu tezgahla cumhurbaşkanı olan kişi sizce kime hizmet eder dersiniz, yorumu siz bırakıyorum.

6’LI MASA SALLANIP DURUYOR

Gazetelerde, TV lerde ve sosyal medyada 6’lı masayla ilgili haber ve yorumlardan geçilmiyor. 6’lı masanın en küçüğü Gültekin Uysal’ın attığı tivit ortalığı karıştırdı. Aday olacak kişide aranan en önemli özelliklerden birisi; “20 yıllık AKp döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak” şartını getirince  masa 7 şiddetinde bir sarsıntı geçirdi. Halbuki sağında eski Dışişleri, Başbakan olan Davutoğlu, solunda ise uzun yıllar ekonomiden sorumlu Maliye Bakanı, Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Babacan olduğunu bilmiyor mu?. Mesele bu iki partiyi ve genel başkanlarını masa dışında tutmaktı. Gerçi kulağı çekilmiş ertesi günü sözlerim yanlış anlaşıldı diyerek kıvırdı.

İLAHİ KARAMOLLAOĞLU ALEM ADAMSIN

Görünüşüne bakılırsa aksakallı görmüş geçirmiş, aklı başında sağduyu sahibi akil adam sanırsın. Hatta ‘Bilge Adam’ bile diyorlardı. Konuşmaya başlayınca saydığım bu nitelikler bir anda yok oluveriyor. Ağzını köpürdederek “ AKP’nin günahlarına ortak olamayız” derken CHP’nin tüm günahlarını affediyor ve kefil oluyor. CHP değişti derken; yayınladıkları videolarla dini inanışlarıyla insanlarla alay ediyorlar. Başörtüsünün yasaklanması için Kılıçdaroğlu’nun Anayasa Mahkemesi’ne başvuranlar arasında olduğunu görmemezlikten geliyor. Özgür Özel’in bir TV yayınında okul öncesi Kuran Kursları için “Ortaçağ zihniyeti, çağdışı” diye karalama yapması bile umurunda değil.

Karamollaoğlu’nun en çok kızdığı, adayınız kim niye açıklamıyorsunuz sorusuymuş. Bakın ne cevap veriyor.” Maksat adayı yıpratmak, burada ben bir zorlama görüyorum. Erdoğan ben adayım dedi mi”? Yapma Allahaşkına Karamollaoğlu, Erdoğan 20 yıldır yıpranmadı da, sizin aday 1,5 yılda mı yıpranacak. Niye korkuyorsunuz, demek ki, adayınız yıpranmaya müsait ikinci el yapımı mı? Ayrıca Bahçeli Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’dır demedi mi?. Dünya alem bilirken Karamollaoğlu uzayda mı yaşıyor.

Karamollaoğlu, incilerine devam ediyor. “Suriye’yi karıştıran Türkiye oldu. Suriye kan gölüne döndü, milyonlarca insan mülteci oldu” diyerek en büyük yanlışını yaptı. Bu sözleri Türkiyeli birisi söylemez. Sanki kan gölüne çeviren Esat değil, ABD değil, Rusya değil, İran değil tek başına Türkiye mi sorumlu. sorumlu öylemi? Suriye’ye kimse saldırmadı, Esat kendi halkını katletti. Bunu nasıl görmezden gelirsin Karamollaoğlu! Pazar günü buluşunca Davutoğlu’na sor. O zaman Davutoğlu Dışişleri Bakanı ve Başbakan’dı. Ellerine bak Suriyelilerin kanı varmı? Aynı sana da Madımak katili diyenlerin durumuna düştüğünün farkında mısın eyy Karamollaoğlu.

BÖYLE DE YAPILMAZ Kİ?

Aklıma Orhan Veli’nin şiiri geldi. Gerçi tam bir uyum içinde olmasa da.. Akşener’e soruyorlar. HDP ile ittifak içinde misiniz. Akşener, “ Biz HDP’yle aynı masada olmayız” diyor. Bir iki gün sonra HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’a soruyorlar Millet İttifakıyla birlikte misiniz. Cevap aynen şöyle; “ Biz uzun zamandır 7 parti birlikte çalışıyoruz. 8Mart Kadınlar Günü’nü birlikte hazırladık,1 Mayıs İşçi Bayramı’nın hazırlıkları içinde birlikte çalışıyoruz” diyor. Akşener doğru söylüyor, 6’lı masada  şimdi yok gibiler ama zemin hazırlamak için aylardır hatta yıllardır birlikteler. Kulakların çınlasın Yavuz Ağıralioğlu ve Koray Aydın, sanki bütün bunlardan bihabersiniz öylemi! Kamuoyunu aldatmaya hakkınız yok, bunun hesabını sandıkta verceksiniz. Kalın Sağlıcakla.

Geçen günlerde Zafer Partisi’nin Genel Başkanı Ümit Özdağ partimizin adayı Mansur Yavaş’tır dedi. Bu haber 6+1’li masayı bayağı hareketlendirdi. Çünkü yapılan anketlerde Yavaş 1.sırada Kılıçdaroğlu’na ve İmamoğlu’na bayağı fark atıyor. Haberden birkaç gün geçmesine karşın Yavaş’dan hiçbir açıklama gelmedi. Ancak geçen gün Mansur Yavaş 3 yıllık çalışmayı sunmak için Akşener’i ve Kılıçdaroğlu’nu davet etme gerekçesiyle ziyaret etti. İşin en çarpıcı yanı Akşener’le görüştükten sonra gazetecilerin aday mısınız sorusuna bakın nasıl cevap verdi. “Bir belediye başkanı sadece görevini yapmalı. Ne diğer siyasi partilerin genel başkanlarına laf söylemeli, onların içişlerine karışmalı” diyerek bombayı İmamoğlu’nun kucağına bırakıverdi. Sağa sola  söz etmeden durmayan İmamoğlu’dan çıt çıkmadı. Bu duruma en çok sevinenin  Kılıçdaroğlu’nun olduğuna şüphe yok. Böylece Mansur Yavaş’tan operasyon yiyen İmamoğlu bir süre belini doğrultamaz.

Söz İmamoğlu’ndan açılmışken yine geçen hafta ABD Kongre üyesi Bill Keating’in açıklaması bazılarının gözünü açacaktır. Keating; “ Türkiye’yi tekrar Batı rotasına çekmek için İmamoğlu’yla temasa geçtiklerini, oynayacağımız kart açıktır” diyerek İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı olabilmek için ne senaryolar içinde olduğu açığa çıkarıverdi. Gerçi sözcüsü Murat Ongun yalanlasa da Keating’in videosu yayınlanarak yalanları ortaya çıktı.. ABD’lilerin bir huyu var, kullandıkları ve kullanacakları kişileri açıklamaktan sakınca görmüyorlar. Baykal’ın işi bitti, yerine Kılıçdaroğlu getirilecek demişlerdi o da gerçekleşti. 6’lı ittifakının da mimarı Biden’dır.Tam bir efendi köle ilişkisi..Bu tezgahla cumhurbaşkanı olan kişi sizce kime hizmet eder dersiniz, yorumu siz bırakıyorum.

6’LI MASA SALLANIP DURUYOR

Gazetelerde, TV lerde ve sosyal medyada 6’lı masayla ilgili haber ve yorumlardan geçilmiyor. 6’lı masanın en küçüğü Gültekin Uysal’ın attığı tivit ortalığı karıştırdı. Aday olacak kişide aranan en önemli özelliklerden birisi; “20 yıllık AKp döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak” şartını getirince  masa 7 şiddetinde bir sarsıntı geçirdi. Halbuki sağında eski Dışişleri, Başbakan olan Davutoğlu, solunda ise uzun yıllar ekonomiden sorumlu Maliye Bakanı, Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Babacan olduğunu bilmiyor mu?. Mesele bu iki partiyi ve genel başkanlarını masa dışında tutmaktı. Gerçi kulağı çekilmiş ertesi günü sözlerim yanlış anlaşıldı diyerek kıvırdı.

İLAHİ KARAMOLLAOĞLU ALEM ADAMSIN

Görünüşüne bakılırsa aksakallı görmüş geçirmiş, aklı başında sağduyu sahibi akil adam sanırsın. Hatta ‘Bilge Adam’ bile diyorlardı. Konuşmaya başlayınca saydığım bu nitelikler bir anda yok oluveriyor. Ağzını köpürdederek “ AKP’nin günahlarına ortak olamayız” derken CHP’nin tüm günahlarını affediyor ve kefil oluyor. CHP değişti derken; yayınladıkları videolarla dini inanışlarıyla insanlarla alay ediyorlar. Başörtüsünün yasaklanması için Kılıçdaroğlu’nun Anayasa Mahkemesi’ne başvuranlar arasında olduğunu görmemezlikten geliyor. Özgür Özel’in bir TV yayınında okul öncesi Kuran Kursları için “Ortaçağ zihniyeti, çağdışı” diye karalama yapması bile umurunda değil.

Karamollaoğlu’nun en çok kızdığı, adayınız kim niye açıklamıyorsunuz sorusuymuş. Bakın ne cevap veriyor.” Maksat adayı yıpratmak, burada ben bir zorlama görüyorum. Erdoğan ben adayım dedi mi”? Yapma Allahaşkına Karamollaoğlu, Erdoğan 20 yıldır yıpranmadı da, sizin aday 1,5 yılda mı yıpranacak. Niye korkuyorsunuz, demek ki, adayınız yıpranmaya müsait ikinci el yapımı mı? Ayrıca Bahçeli Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’dır demedi mi?. Dünya alem bilirken Karamollaoğlu uzayda mı yaşıyor.

Karamollaoğlu, incilerine devam ediyor. “Suriye’yi karıştıran Türkiye oldu. Suriye kan gölüne döndü, milyonlarca insan mülteci oldu” diyerek en büyük yanlışını yaptı. Bu sözleri Türkiyeli birisi söylemez. Sanki kan gölüne çeviren Esat değil, ABD değil, Rusya değil, İran değil tek başına Türkiye mi sorumlu. sorumlu öylemi? Suriye’ye kimse saldırmadı, Esat kendi halkını katletti. Bunu nasıl görmezden gelirsin Karamollaoğlu! Pazar günü buluşunca Davutoğlu’na sor. O zaman Davutoğlu Dışişleri Bakanı ve Başbakan’dı. Ellerine bak Suriyelilerin kanı varmı? Aynı sana da Madımak katili diyenlerin durumuna düştüğünün farkında mısın eyy Karamollaoğlu.

BÖYLE DE YAPILMAZ Kİ?

Aklıma Orhan Veli’nin şiiri geldi. Gerçi tam bir uyum içinde olmasa da.. Akşener’e soruyorlar. HDP ile ittifak içinde misiniz. Akşener, “ Biz HDP’yle aynı masada olmayız” diyor. Bir iki gün sonra HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’a soruyorlar Millet İttifakıyla birlikte misiniz. Cevap aynen şöyle; “ Biz uzun zamandır 7 parti birlikte çalışıyoruz. 8Mart Kadınlar Günü’nü birlikte hazırladık,1 Mayıs İşçi Bayramı’nın hazırlıkları içinde birlikte çalışıyoruz” diyor. Akşener doğru söylüyor, 6’lı masada  şimdi yok gibiler ama zemin hazırlamak için aylardır hatta yıllardır birlikteler. Kulakların çınlasın Yavuz Ağıralioğlu ve Koray Aydın, sanki bütün bunlardan bihabersiniz öylemi! Kamuoyunu aldatmaya hakkınız yok, bunun hesabını sandıkta verceksiniz. Kalın Sağlıcakla.

Devamını Oku

   YAVAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA OPERASYON

1

BEĞENDİM

ABONE OL

 

YAVAŞ’TAN İMAMOĞLU’NA OPERASYON

Geçen günlerde Zafer Partisi’nin Genel Başkanı Ümit Özdağ partimizin adayı Mansur Yavaş’tır dedi. Bu haber 6+1’li masayı bayağı hareketlendirdi. Çünkü yapılan anketlerde Yavaş 1.sırada Kılıçdaroğlu’na ve İmamoğlu’na bayağı fark atıyor. Haberden birkaç gün geçmesine karşın Yavaş’dan hiçbir açıklama gelmedi. Ancak geçen gün Mansur Yavaş 3 yıllık çalışmayı sunmak için Akşener’i ve Kılıçdaroğlu’nu davet etme gerekçesiyle ziyaret etti. İşin en çarpıcı yanı Akşener’le görüştükten sonra gazetecilerin aday mısınız sorusuna bakın nasıl cevap verdi. “Bir belediye başkanı sadece görevini yapmalı. Ne diğer siyasi partilerin genel başkanlarına laf söylemeli, onların içişlerine karışmalı” diyerek bombayı İmamoğlu’nun kucağına bırakıverdi. Sağa sola  söz etmeden durmayan İmamoğlu’dan çıt çıkmadı. Bu duruma en çok sevinenin  Kılıçdaroğlu’nun olduğuna şüphe yok. Böylece Mansur Yavaş’tan operasyon yiyen İmamoğlu bir süre belini doğrultamaz.

Söz İmamoğlu’ndan açılmışken yine geçen hafta ABD Kongre üyesi Bill Keating’in açıklaması bazılarının gözünü açacaktır. Keating; “ Türkiye’yi tekrar Batı rotasına çekmek için İmamoğlu’yla temasa geçtiklerini, oynayacağımız kart açıktır” diyerek İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı olabilmek için ne senaryolar içinde olduğu açığa çıkarıverdi. Gerçi sözcüsü Murat Ongun yalanlasa da Keating’in videosu yayınlanarak yalanları ortaya çıktı.. ABD’lilerin bir huyu var, kullandıkları ve kullanacakları kişileri açıklamaktan sakınca görmüyorlar. Baykal’ın işi bitti, yerine Kılıçdaroğlu getirilecek demişlerdi o da gerçekleşti. 6’lı ittifakının da mimarı Biden’dır.Tam bir efendi köle ilişkisi..Bu tezgahla cumhurbaşkanı olan kişi sizce kime hizmet eder dersiniz, yorumu siz bırakıyorum.

6’LI MASA SALLANIP DURUYOR

Gazetelerde, TV lerde ve sosyal medyada 6’lı masayla ilgili haber ve yorumlardan geçilmiyor. 6’lı masanın en küçüğü Gültekin Uysal’ın attığı tivit ortalığı karıştırdı. Aday olacak kişide aranan en önemli özelliklerden birisi; “20 yıllık AKp döneminde sorumluluğa ortak olmamış olmak” şartını getirince  masa 7 şiddetinde bir sarsıntı geçirdi. Halbuki sağında eski Dışişleri, Başbakan olan Davutoğlu, solunda ise uzun yıllar ekonomiden sorumlu Maliye Bakanı, Devlet Bakanı, Başbakan Yardımcısı Babacan olduğunu bilmiyor mu?. Mesele bu iki partiyi ve genel başkanlarını masa dışında tutmaktı. Gerçi kulağı çekilmiş ertesi günü sözlerim yanlış anlaşıldı diyerek kıvırdı.

İLAHİ KARAMOLLAOĞLU ALEM ADAMSIN

Görünüşüne bakılırsa aksakallı görmüş geçirmiş, aklı başında sağduyu sahibi akil adam sanırsın. Hatta ‘Bilge Adam’ bile diyorlardı. Konuşmaya başlayınca saydığım bu nitelikler bir anda yok oluveriyor. Ağzını köpürdederek “ AKP’nin günahlarına ortak olamayız” derken CHP’nin tüm günahlarını affediyor ve kefil oluyor. CHP değişti derken; yayınladıkları videolarla dini inanışlarıyla insanlarla alay ediyorlar. Başörtüsünün yasaklanması için Kılıçdaroğlu’nun Anayasa Mahkemesi’ne başvuranlar arasında olduğunu görmemezlikten geliyor. Özgür Özel’in bir TV yayınında okul öncesi Kuran Kursları için “Ortaçağ zihniyeti, çağdışı” diye karalama yapması bile umurunda değil.

Karamollaoğlu’nun en çok kızdığı, adayınız kim niye açıklamıyorsunuz sorusuymuş. Bakın ne cevap veriyor.” Maksat adayı yıpratmak, burada ben bir zorlama görüyorum. Erdoğan ben adayım dedi mi”? Yapma Allahaşkına Karamollaoğlu, Erdoğan 20 yıldır yıpranmadı da, sizin aday 1,5 yılda mı yıpranacak. Niye korkuyorsunuz, demek ki, adayınız yıpranmaya müsait ikinci el yapımı mı? Ayrıca Bahçeli Cumhur İttifakı’nın adayı Recep Tayyip Erdoğan’dır demedi mi?. Dünya alem bilirken Karamollaoğlu uzayda mı yaşıyor.

Karamollaoğlu, incilerine devam ediyor. “Suriye’yi karıştıran Türkiye oldu. Suriye kan gölüne döndü, milyonlarca insan mülteci oldu” diyerek en büyük yanlışını yaptı. Bu sözleri Türkiyeli birisi söylemez. Sanki kan gölüne çeviren Esat değil, ABD değil, Rusya değil, İran değil tek başına Türkiye mi sorumlu. sorumlu öylemi? Suriye’ye kimse saldırmadı, Esat kendi halkını katletti. Bunu nasıl görmezden gelirsin Karamollaoğlu! Pazar günü buluşunca Davutoğlu’na sor. O zaman Davutoğlu Dışişleri Bakanı ve Başbakan’dı. Ellerine bak Suriyelilerin kanı varmı? Aynı sana da Madımak katili diyenlerin durumuna düştüğünün farkında mısın eyy Karamollaoğlu.

BÖYLE DE YAPILMAZ Kİ?

Aklıma Orhan Veli’nin şiiri geldi. Gerçi tam bir uyum içinde olmasa da.. Akşener’e soruyorlar. HDP ile ittifak içinde misiniz. Akşener, “ Biz HDP’yle aynı masada olmayız” diyor. Bir iki gün sonra HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’a soruyorlar Millet İttifakıyla birlikte misiniz. Cevap aynen şöyle; “ Biz uzun zamandır 7 parti birlikte çalışıyoruz. 8Mart Kadınlar Günü’nü birlikte hazırladık,1 Mayıs İşçi Bayramı’nın hazırlıkları içinde birlikte çalışıyoruz” diyor. Akşener doğru söylüyor, 6’lı masada  şimdi yok gibiler ama zemin hazırlamak için aylardır hatta yıllardır birlikteler. Kulakların çınlasın Yavuz Ağıralioğlu ve Koray Aydın, sanki bütün bunlardan bihabersiniz öylemi! Kamuoyunu aldatmaya hakkınız yok, bunun hesabını sandıkta verceksiniz. Kalın Sağlıcakla.

 

 

Devamını Oku

Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından kişisel tercihlerinizi Çerez Onay Aracından yönetebilir, daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.Veri ve Çerez Politikası için tıklayınız.