DOLAR

8,5479$%0.84

EURO

10,1371%0.92

GRAM ALTIN

497,88%0,80

ÇEYREK ALTIN

7.884,50%0,74

TAM ALTIN

7.884,50%0,00

ONS

1.810,34%-0,08

BİTCOİN

333595฿%4.96722

Öğle Vakti a 13:00
Çankırı AÇIK 24°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Ahmet Ali CANBAZ

Ahmet Ali CANBAZ

02 Ağustos 2021 Pazartesi

ORMAN KATİLLERİNE DUR DİYELİM

1

BEĞENDİM

ABONE OL

ORMAN KATİLLERİNE DUR DİYELİM
Dün! Orta kazasına bağlı, bir kolu Kalfat beldesi, diğer kolu Salur köyü sırtlarından, Kanlıca mahallesi, bokluca tepe eteklerinden, Kısac köyü ve Yuva köyüne doğru uzayıp giden, çok geniş bir alana yayılmış, yaşı genç muhteşem bir orman yerleşimini gezdik ve gördük. Emeği geçenleri kutluyorum.
DİKKAT! YALNIZ BURALARDADA ACİL TEDBİRLER ALINMALIDIR. AŞAĞIDA FOTOĞRAFLARINI VERECEĞİM BİR ÇOK YERDE ve EN ÜST KISIMLARDA İÇKİLER İÇİLMİŞ, ATEŞLER YAKILMIŞ, ŞİŞE KIRIKLARI ETRAFA DAĞILMIŞ OLARAK GÖRDÜK. YETKİLİLERİN BU KONUYA DİKKATLERİNİ ÇEKMEK İSTEDİK.


Türkiyemizin değişik bölgelerinde Her gün, ormanlarımızın biri sönmeden biri, kırılası eller tarafından çayır çayır yakılıyor.
Sebebi her ne olursa olsun dünyanın, insanlığın, neslimizin, hayvanatın ve tüm mahlükatın geleceği, yaşam kaynağı olan ormalarımıza her kim bilinçli, bilinçsiz piknikçi, kampcı, avcı ve çobanların yaktıkları ateşler, izmaritler, otların tutuşturulması, tedbirsizlik vs – vs ne maksatla olursa olsun insanımız bundan sorumlu ve vebal altındadır.
Yine elli yıldır teröristler ve terör olaylarıyla başımız belada. Şahsen ben Bu yangınların çıkış zamanlamasına baktığımda, ardı ardına bir yerlerden yönetilir gibi, planlanmış, programlanmış olarak Türkiye’nin istikrarının huzurunun bozulması için çıkarıldığını düşünüyorum.
Sosyal Medyada ülkenin ancak bir kaosa sürüklenmesiyle yangınlar, seller, afatlar, depremler, çatışmalar gibi, siyasette dengelerin değişeceğini yazan güçlü kalemler var. Bu insani yaratıklar asla bu ülkenin evladı olamazlar. Olsa olsa bu demokrasi dışı düşüncede olanlar haindirler, şerefsizdirler, namussuzdurlar.
Bu tür meseleler asla siyasete alet edilmemeli, bütün siyasi, sivil farklı kültür dil ve dinlerin bu konuda çözüm üretmesi, birlikte hareket etmeleri gerekmektedir.
Ormanlarımıza, insan ve hayvanların yaşamına, dünyanın geleceğine kast edenler, her kimler olursa olsunlar haindir, teröristtirler.
Bazı çevrelerin, başka zamanlarda doğa çığırtkanlığı yapanların, dernek ve sivil kuruluşların, PKK ve tüm terör örgütlerine bu konuda ağızları dolu dolu söz ettiklerini ve üzerlerine gittiklerini gören, duyan varmı?
Her konuda duyarsız olduğumuz gibi bu konuda vurdumduymazlığımız had safhada. Değerlerimize sahip çıkmak nasıl bu nimetlerden yararlanıyorsak, bunları korumasını da bilmek bizim görevimizdir.
Her zamankinden biraz daha teyakkuzda olalım. Şüpheli durumlarda hemen yetkileri emniyet, jandarma ve devletin diğer ilgili kurumlarını arayalım onlara yardımcı olalım. Mümkünse tehlike oranı yüksek yerlere değil, orman dışı yerlere gidip pikniğimizi yapalım.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de: “İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu.” ayet-i kerimesiyle insanlığı uyarmaktadır. Akl-ı selim olan herkes bu ilahî ikaza kulak vermek zorundadır. Zira bugün insanlık, tabiata karşı acımasız ve düşmanca davranmanın bedelini ödemektedir..
Bu vesileyle ülkemizin değişik yerlerinde ki yangınlar, seller ve tüm afatlarda yaşamını yitirenlere Allah’dan rahmet, yararlılara acil şifalar diliyorum.. Bu konuda canı pahasına uğraş verenleri kutluyor, Rabbim yar ve yardımcıları olsun diliyorum.
Ahmet Ali Canbaz 02/08/2021

Devamını Oku

KANLICA KÖYÜM BENİM

KANLICA KÖYÜM BENİM
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kanlıca Köyümün taşına toprağına kurban olurum. Her ne kadar bir çok yer gezip görsem de, doğup büyüdüğüm toprağımın kıymetini ancak yaş kemale erdikce  anlamışım. 

 

Başka köyleri gördükçe benim köyümün eşsiz güzelliğinin farkına varıyor, anılar, hatıralar gözümde canlanırken Annem, Babam geçmişimde iz bırakmış akraba, dost, akranlarım ve insanlar geliyor aklıma ve diyorum; Her hususta güzel ve özelsin benim köyüm. 

 

İstanbul’dan gelirken köyün girişinde, çoğu isimleri silinmiş mezardaki ecdadımız karşılar bizi. Bir Fatiha okuyup geçerken gözümde canlanır bir bir ölmüş tüm geçmiş sevdiklerim..

 

Okulum, öğretmenlerim, çocukluk, gençlik arkadaşlarım, hayatın zor, yaşamın, doğanın sunduğu imkansızlıklar gelir aklıma. En güzeli de köyüm kanlıca’da kimse acta açıkta kalmaz, bütün dertler, sevinçler paylaşılırdı o günlerde..

 

Kanlıca Tarihî köprüden seyre dalarım uzayıp giden devrez çayını. Onunla beraber akar giderim hayalen Kızılırmağa. Salarım o suya beni boğan, boynumu büken, omuzlarında ki gam, kasvet tüm ağır yükleri.

 

Olmazsa olmazımız Orta kazamızın başkadır bizde yeri. Farklı mimaride camileri, eskilere dayanan pazar yeri, sakaeli den fışkıran tarihin sırları, akraba dost olduğumuz, ekmeğimizi paylaştığımız ağzı dualı güzel insanlarımız..Ve tüm komşu belde köylerimiz. 

 

Yıkarım aşağı pınarda buz gibi suyla yüzümü, dengelenir tansiyonum gelirim kendime. Eski gürül gürül akışı kalmamış yorgun, üzgün,  Akan ”Can pınarından” şifa niyetiyle  avuç avuç kana kana içerim..

 

Kanlıca camiinde gözüm yaşlı dualar eder, ilk iman derslerimi, hocalarımı, yaşıtlarımı yâd eder, Osman dedeye doğru dalıp giderken, tarihte yolculuk yapar, cem sultan’dan, Sultan Fatih, Akşemsettine uzanır giderim dua’larımın içinden.

 

Köyüne bir şekilde uzak kalmış kardeşlerim, dostlarım, gelin! Anne, Baba yadigârı, anılarınızın memba-ı köyünüze. Bu köy sizlerle daha da güzel, daha bir anlam, mana kazanacaktır.

 

Çocukluğunuzun geçtiği, koyun kuzu otlattığınız, düven sürdüğünüz, kırharmandan, ötekeciden yaba ile Harman savurup rüzgara sırtınızı verdiğiniz yerleri gelin görün.

 

Çocuklarınızı, torunlarınızı getirin. Burası benim köyüm, babam, anam, amcam, dayım bu kabirlerde yatıyor, geçmişimiz, şanımız, özümüz burda deyin, Sila-Rahim yapın. VESSELAM..Değerli “Şahin Yılmaz” üstadımızın şiiriyle bağlayalım. 

 

GELEMEM

 

Gel diyorsun ama gardaş,

Köye ne diye geleyim.

Ne babam var, ne arkadaş,

Köye ne diye geleyim.

 

Çalışmamak olmuş amaç,

Boş kalmış, sürüsüz yamaç.

Unutulmuş herle, omaç,

Köye ne diye geleyim.

 

Ayıp olmuş tandır yakmak,

Yaşlılara derler ahmak,

Şehirden geliyor ekmek,

Köye ne diye geleyim.

 

Analar höllük elemez,

Beşiğe bebek belemez,

Dağlarda kuzu melemez,

Köye ne diye geleyim.

 

Sohbeti yoktur alaysız,

Bulgur kazanı kalaysız,

Düğün yapılır halaysız,

Köye ne diye geleyim.

 

Tırpan duvarda paslanır,

Kızlar makyajla süslenir,

Çocuk mamayla beslenir,

Köye ne diye geleyim.

 

Boşa gitmiş emek, çaba,

Ayrı evde ana-baba,

Müzelik dirgenle yaba,

Köye ne diye geleyim.

 

Nineler çevirmez kirman,

Kağnıya darılmış urgan,

Sünger yatak, elyaf yorgan,

Köye ne diye geleyim.

 

Emmim bakkaldan süt almış, 

Yengem onu yoğurt çalmış,

Tarlalar nadasa kalmış,

Köye ne diye geleyim.

 

Bozulmuş köyün dokusu,

Kırılmış bulgur sohusu,

Gelmiyor tezek kokusu,

Köye ne diye geleyim.

 

İster baştan, ister sondan,

Düşünceler aynı tondan,

Geçimleri fak fuk fondan,

Köye ne diye geleyim. 

 

Bilgi; Köyümüz şimdi Orta kazasına bağlı mahalledir.

 

Ahmet Ali Canbaz 09.06.2021

 

Devamını Oku

İsrail Terör devletidir

İsrail Terör devletidir
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İsrail Terör devletidir

 

İsrail batı dünyasının kendilerini sağlama almak için, İslam coğrafyasına yerleştirdikleri ve destekledikleri katil, fanatik ve bağnaz bir topluluktur. Aynı zamanda korkak bir millet, çünkü hiç dost edinmedikleri için, en ufak bir rüzgârdan bile korkar durumdadırlar.

 

Ta çocuk yaşta tahriş olmuş Tevrat’ın tüm uydurma ayetlerini ezberletmenin yanında, pratik olarakta askeri eğitim alanlarında eğitime tabii tutarak, o yaşlarda öldürmenin tüm teferruatlarını öğreniyorlar. Müslüman maketleri veya canlı örneklerle bu vahşi duygular çocuk yaşlarda onların zihinlerine kazınıyor.

 

“Vurun; gözünüz esirgemesin ve acımayın; ihtiyarı, genci ve ere varmamış kızı ve çocuklarla kadınları helak için vurun.” (Tevrat, Hezekiel 9/5-6)

 

Özellikle Amerika, İngiltere, Almanya ve Fransa o coğrafyanın gelecek adına dengelerini ellerinde tutabilmek için, her konuda İsrail’i ve Yahudi milletini tutmuş kollamışlardır. Hele İngiltere –İsrail her konuda tam bir kankadırlar.

 

Bölgede güçlenen kendi manevi değerleriyle büyüyen bir Mısır, Türkiye ile her konuda mutabık kalmaya başlamıştı. İlerde önü alınamaz büyümeyi ve güçlü İslam birliğini engelleme adına, İsrail ve İngiltere mısır’da Mursi yönetimini engelleyerek, darbeyle Mursi’yi devirme yoluna gitmişlerdir.

 

Hatta hamas ve Hizbullah mezhep kavgasının durdurulması, mezhepler üstü bir birliktelik şartıyla yakınlaşmaya, birlikte hareket etme kararı almışlardır. Buda artık bölgedeki oynanan oyunun farkına varıldığının işareti olsa gerektir.

 

Bugün maddi-manevi gücü elinde bulunduran İsrail, para, şantaj, entrika, kulis çalışmalarıyla Mossad ve CIA’nında da katkısıyla güçlü beyinleri, satın almakta diğer ülkelere kurduğu destekleyici altyapısı sayesinde, kendinin her türlü müspet reklamını yaptırmaktadır.

 

TEVRAT: “Ayak tabanınızın basacağı her yer sizin olacak; sınırınız çölden ve Lübnan’dan, Irmak’tan, Fırat Irmağı’ndan garp denizine kadar olacaktır. Önünüzde kimse duramayacak. Tanrınız Rab size söylediği gibi dehşetinizi ve korkunuzu ayak basacağınız tüm diyarın üzerine koyacaktır.” (Tesniye, 11/24-25)

 

Bu millet kandan yalan dolan ve hileden beslenmektedir. Kendi adına çıkar olan her olaya mubah olarak bakar, buda batı dünyasının işine gelir. Batılı hem onlara bir oyalama vererek şerlerinden korunurken, İslam âleminin de parçalanması büyüyüp kendisine gelememesi işlerine yarar.

 

Bu ülkelerdeki asker, öğretim görevlisi, basın aklımıza ne geliyorsa burs vererek, bazı desteklerler ve teşviklerle kendine bağlı hale getirir. Yedirir, içirir hediyeler verir, biz iki kardeş ülkeyiz siz bizim için önemlisiniz der, sonrada İsrail-i her konuda korumak, kollamak sizin göreviniz diyerek, bağlarak, El altından sopa gösterirler..

 

Şunu da unutmayalım ki, çoğu zamanda masonluk ile en ücra köşelere sızarlar. Masonluk Yahudilik ile doğrudan alakalı olduğu için mason mahfilleri’nde uygulanan törenler ve ritüeller, ayni zamanda mason düşünceleri tabiatıyla Tevrat’tan alınmadır.

 

“Ritüellerimizde Tevrat’tan sayısız alıntılar mevcuttur…” (Mimar Sinan-1993-S: 47, sf:39)

 

Dostlar ben babamın oğlu da olsa bana İsrail den şu hediyeyi aldım, şu nişanı aldım yemeğini yedim derse, ben ona bile şüpheli bakarım. Çünkü bu millet karşılıksız kimseye günahını bile vermez.

 

O nedenle Osmanlının varisi Türk’lerin, dünyada ve bölgede söz hakkı olmasını istememektedirler.”şu önemli dip notunu da kafalarımızın bir köşesine nakşedelim ki” Kıbrıs’taki çözümsüzlüğün altında da Amerika, İsrail, Almanya, İngiltere ve Fransa ortaklığı bulunmaktadır.

 

Nasılmı? Akdeniz’de, Kıbrıs ve Gazze arasındaki bölgede zengin petrol yataklarının ve bor madenlerinin olduğu bilinmekte, buda iştahları kabartırken aradan Gazze ve Türkiye’yi çıkarma planları yatmaktadır. Bu sebeple bölgede söz sahibi olmaması için, Ürdün, Lübnan saf dışı bırakıldı, Suriye parçalandı, Mısır darbeyle satın alındı, geriye Kıbrıs ve gazze kaldı, tam teslim alamadıkları.

 

Zira hangi taşın altında İsrail veya bağlantısı varsa, o olaya iyi niyetle bakmayın tedbirli olun derim.

 

Ben şahsen bir asra yakın yaşanan olaylar neticesinde artık israilin güzel insanları varsa, onlardan da nefret ettim. Eğer olsaydı bu olaylara sessiz kalmaz, başkaldırır olayların seyrini değiştirirlerdi.

 

“Gaddar dünyanın gözleri önünde Filistinli kardeşlerimize yapılan insanlık dışı vahşetten şahsen bende utanıyor İslami yaşayışımı’da en üst seviyede sorguluyorum.”

 

Unutmayın! Filistin kutsal beldeler mescidi aksa ilk kıblemiz, Peygamberimiz S.V.S bize emaneti, HZ Ömer’in bize mirası, Osmanlı’nın yadigârı, namusumuz kutlu mekânlara sahip çıkmak boynumuzun borcudur..

 

Ey Avrupa- Ey adı islam ülkesi olan sözde devletler! İsrail’in, Filistinli Müslümanlara uyguladığı bu “Soykırım” karşısında neden sesiniz çıkmıyor?…

 

Neden, süper gücünüzü, paranızı konuşturup kana susayan bir avuç İsrail’i durduramıyorsunuz?…

 

Neden, acıma duygusundan yoksun İsrail askerlerinin dünyanın gözleri önünde yaşlı, hasta, kadın ve çocuk demeden, Filistinli müslümanları öldürmelerine seyirci kalıyorsunuz?…

 

Sesiniz çıkmaz!… Engel olamazsınız!… İsrail’e ‘DUR!..’ diyemezsiniz!… Çünkü öldürülenler ‘Müslüman’!… Arap liderlerinin de çoğu satın alınmış piyon!..Aynı katliamı Müslümanlar yapsaydı, dünyayı ayağa kaldırır, bütün gücünüzle müdahale ederdiniz!…

 

Müslümanlar masum insanları asla öldürmez!… Bilirler ki; haksız yere bir insanı öldürmek, bütün insanları öldürmek gibidir… “

 

Yazımı burda “Prof. Dr. Bayram Altan” Hocamızın bir makalesinden alıntıyla bitirmek istiyorum.. Karabağ Savaşında Azerbaycanlı kardeşlerimize destek verdik ve Ermenileri hezimete uğrattık. Tek millet olduğumuz için iki devletin kardeş vatandaşları birbirini ziyarete giderken artık akrabasına gider gibi ‘PASAPORT’ bile gerekmiyor…

 

Gelin siz de, örnek olarak başlattığımız bu İslam kardeşliği ve dayanışmasına katılın!… Günümüzde en gür seda ‘İslam Sedası’ olsun… Zaman kaybetmeden ve “artık çok geç” olmadan hepinizi, Türkiye Cumhuriyeti liderliğinde ‘TEK MİLLET- 60 DEVLET’ sloganıyla ‘Müslüman Ülkeler Dayanışması’na davet ediyorum!…

 

Savaş konumunda tam donanımlı İsrail askerlerinin karşısına geçip iman gücüyle göğsünü kabartarak meydan okuyan 5 yaşındaki Filistinli silahsız masum çocuk kadar da mı cesaretiniz yok?… Unutmayın ‘ecel’ sizin de kapınızı çalacak… Yanıbaşınızda Filistinli Müslüman kardeşlerimize terör devleti İsrail’in uyguladığı ‘Soykırım’a sessiz kalmanızın hesabını vereceksiniz!….

 

Bu dramın yaşanmasına neden olan İsrail için tehlike çanları çalıyor!… Ateşle oynayan İsrail, yakında üzerine sıçrayan kıvılcımlarla yanıp tutuşacaktır. Dünyanın gözleri önünde ahı arşı titreten masum insanların kanını emen İsrail, tarihten silinecektir!…

 

Yıllardan beri Filistinli kardeşlerimize kan kusturan İsrailli katillere avazımın çıktığı kadar şöyle şöyle seslenmek istiyorum: ‘SAVULUN EY HAYDUTLAR, OSMANLI TORUNLARI GELİYOR!..

 

Ahmet Ali Canbaz 20/05/2021

Devamını Oku

BAYRAM ve MÜSLÜMANLAR

BAYRAM ve MÜSLÜMANLAR
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bu Mübarek Ramazan bayramına  ümmet, İslam âlemi, hüzünle, buruk bir kalple giriyor. Ama en büyük hüznü, acıyı hiç kuşkusuz yine Filistin yaşıyor, Kudüs yaşıyor. Filistin ve Kudüs bu bayrama kanlı gözyaşlarıyla, esaretin kahredici hüznüyle ve şehitlerine ağıtlar yakarak giriyor.

 

Arakan, doğu Türkistan, Suriye, Afganistan hangisini sayayımki, İslam çoğrafyasının olduğu her yerde kan, göz yaşı, acı, açlık ve sefalet var.

 

Dünyada Mısır’da, Suriye’de, Libya’da kardeşin kardeşi öldürdüğü, kıyımlar yaşanıyor. Dünyanın birçok yerinde açlıktan ölenler, susuzluktan kırılanlar söz konusu.

 

Amerika ve İsrail öncülüğünde, piyon satılmış, zengin  Arap devletlerinin de umursamaz şımarıklığı, İslam çoğrafyasında bayramı bayramsız yaşanır hale getirmiştir.

 

Biz Türk halkı, kardeşlerimiz bu durumdayken bayramı bayramca nasıl kutlayabiliriz?

 

İslam coğrafyaları kan, zulüm, esaret altında, her gün yüzlercesi katlediliyor! Hal böyleyken peki, ne olacak bizim bu halimiz? Hala birlik olmayacak mıyız?

 

Halbuki Allah-u Zülcelâl bizim birlik olmamızı emreder. Müminler, Camide bir safta omuz omuza vermeleri, tüm dünyadaki Müslümanların namaz kılarken tek bir yöne Kâbe’ye yönelmeleri, zekâtlarını ihtiyaç sahibi müminlere takdim etmeleri, Kâbe’nin etrafında tavafa koşmaları, yılın aynı günlerinde oruç tutmaları, tüm dünyada aynı ezanı okumaları, aynı amentüye inanmaları, hep ümmet oldukları içindir.

 

Tüm bunlar, İslâm bir arada yaşanması gereken din olduğundandır. Nitekim dünyanın herhangi bir bölgesinde inleyen müminlerin derdine derman olmak için seferber olmaları, onlar için gözyaşı dökmeleri ve her bir müminin derdini, kendi dertleri edinmeleri, onlardaki ümmet bilincindendir. Çünkü Allah celle celaluhu onları kardeş kılmıştır.

 

Ne zamanki; Osmanlı, dünya siyaset sahnesinden çekildi ve o topraklar zalimlerin eline geçti, işte o zamandan beri sadece Filistin değil, bütün dünya yaşanmaz hale gelmiştir.

 

İslam dünyası ne zaman Kuran ve sünnete tabi olur, ümmet şuuruyla hareket ederse, Müslümanlar, sayıları az dahi olsa, Allah Teâlâ’nın izni ile işte o zaman aslına uygun Bayram yapacaklardır.

 

Bayram lar aynı zamanda duaların kabul olduğu müstesna günlerdir; Silahların gölgesinde bayramı bayram gibi yaşayamayan kardeşlerimizin kurtuluşu için Cenab-ı Hakk’a yalvaralım.

 

Dünyanın farklı yerlerinde kardeşlerimizin yaşadığı zulmün, baskının, işkencenin, mazlumiyet ve mağduriyetlerin son bulması için Yüce Rabbimize dua ve niyaz edelim. 

 

Bu bayramın ülkemize, milletimize, İslam âlemine ve bütün insanlığa huzur, barış, merhamet ve esenlik getirmesini, Yüce Rabbimizden niyaz ediyorum. Bayramınız mübarek olsun..

 

Ahmet Ali Canbaz 2021

Devamını Oku

104  AmİRaL BaTTI 

104  AmİRaL BaTTI 
0

BEĞENDİM

ABONE OL

104  AmİRaL BaTTI 

 

Bir gece yarısı ansızın ıskartaya ayrlmış, 104 emekli Amiral, “AKSİ HALDE” diye milletimize gözdağı vermek isteyen, bir “muhtıra” bildirisi yayınlamışlardır.

 

Bu Amiraller veya birileri görsel ve yazılı medyada, meydanlarda, demokratik ortamlarda veya siyaset arenasına atılarak her türlü fikir ve düşüncelerini dile getirebilirler. Veya bu zevatlar hükümetin, siyasilerin, siyasetçilerin “siyaset üstü” kalarak emekli, bilge insanlar olarak fikir, proje üretebilir, Eksileri, artıları dillendirip, makaleler yayınlayabilirler. Böyle olursa öper başınız üstüne koyarız.

 

Türkiye Cumhuriyeti elli yıldır PKK ve değişik terör örgütleriyle içte, dışta canla başla mücadele vermektedir. Kırk – elli yıldır silahlı kuvvetlerinde görev yaptınız, neden terörü bitiremediniz, diye bu millet size sormaz mı?

 

Yine ülke, Suriye’de, Akdeniz, Libya, Azerbaycan, Kıprıs ta, dağda, taşta çok büyük bir mücadele içerisindedir. Sizin bunlardan haberiniz yok muydu, hangi ülkede yaşıyorsunuz?

 

Ülkemiz KORONA Kovit gibi bütün maddi, mânevi her şeyleri sarsan bir virüsten muzdarip. Devlet ülkemizi ve insanımızı koruyabilme mücadelesi vermektedir. Bu zevatları, problem çözmeye çalışan olarak gören varmı? Kovit aşı’nızı koşarak ölüm korkusuyla en ön safta oldunuz, sonrada yediğiniz tapağı kirlettiniz, yakıştımı bu size?

 

Bu Amiraller, en üst kademelerden emekli olmuş, sırça köşk’lerinde  bir eli yağda, bir eli balda, Türkiye’nin en güzel yerlerinde tatil yapmakta, özel korunaklı yerlerde yaşamaktadırlar. Bunları, Fakir, fukaraya yardım ederken görenler varmı?

 

Artık bu millet zaman zaman ortaya çıkan, dine, imana, saldıran bu söylemlerden, bu kafalardan bıkmıştır. Ramazanı başka aya kaydırmak isteyen, zekât sadakalarımıza göz diken, giyim, kuşamımıza karışan, kendi sahalarına girmeyen konularda ahkam kesen, milletine tepeden bakan bu kendini beğenmiş miras yedilerden, bu millete gına geldi artık..

 

Yine her konuda Atatürk arkasına sığınan, Mustafa Kemal’in çizgisinden uzak kalan,Terörle arasına mesafe koyamayan, PKK cabut beziyle, Türk bayrağını yanyana getirenlere söz söyleyemeyen, çevrelerdende bıktı bu millet artık..

 

Yine üçüncü köprüye, hava alanlarına, şehir hastanelerine, metroya, duplo yollara, savunma sanayiinde hızla dünyada yol almamıza karşıyım diyenler! Buyrun gücünüz yetiyorsa bütün bunları yakın, yıkın. İnanın bunlar yapılmamış olsaydı bugün sizler birbirinizi yerdiniz, çünkü bunlarıda en çok kullanan sizlersiniz..

Bunlar ülkeleri için fikir, proje sunmazlar.

Bunlar bir yaraya merhem olmazlar.

Bunlar teröristlere söz söyleyemezler. Bunlar terör sevicilere ses çıkaramazlar. Bunlar darbeci cuntacılara laf edemezler.

Bunların işi gücü ülkede kaos çıkartmakdır.

 

Bu ülke insanın birbiriyle hiç bir sorunu yoktur. Türk, Kürt, Alevi, Sünni herkes açık, kapalı serbest, kardeştir. Bu ülke hepimizin ortak vatanı, değeri ve vazgeçilmezidir.

 

Velhasıl! Bu gün başta yönetimde sağ- sol kimler olursa olsun, bu insanlar istedikleri gibi piyon olarak kullanamadıkları, dizayn edemedikleri, at koşturamadıkları, liderlerin ayaklarını kaydırmak için, her yolu mübah görürler. Bütün siyasi partiler bunu böyle bilsin..

 

Bu bildirinin adı bal gibi, bu millete, hükümete, demokrasiye “Muhtıra, Darbeye” davetiyedir..

Öyleyse gelin “HODRİ MEYDAN”.

 

Ahmet Ali Canbaz 06.04.2021

Devamını Oku

Çerezler ile ilgili bilgi için Çerez Politikamızı ziyaret edebilirsiniz.