KARAMOLLAOĞLU UYUMAYIP DA NE YAPSIN?
6’lı masa toplanıyor, dağılıyor, yeniden toplanıyor. Ha bu toplantıda, ha önümüzdeki toplantıda adaylarını açıklayacaklar diye bekleyip duruyoruz. En son 28 Kasım’da yapılan toplantı sonunda çıka çıka yeni bir anayasa taslağı çıktı. Toplantı sonunda her partiden bir kişi sunum yapmaya başlayınca toplantının yeknesak bir havaya dönüşmesiyle sıkılmalar baş gösterdi. Gerçekten de yeni anayasanın heyecan yaratmadığı apaçık görüldü. Saadet Partisi lideri bu sıkıntıya daha fazla dayanamayıp oturduğu yerde uyuklayıverdi. Bu kadar sıkıntılı, heyecan vermeyen uzun toplantıda Karamollaoğlu uyumayıp da ne yapsın. Diğerlerinde de bu sıkıntılı hava farkediliyordu. 6’lı masanın hazırladığı anayasa taslağı parti liderlerini uyutuyorsa, seçmen uyumamak için nasıl dayanacak Allah bilir!
KAVGA CHP- İ.P ARASINDA
6’lı masanın iki büyük partisinin sözcüleri arasında yaşananlara bakılırsa çıkan gürültü bayağı devam edeceğe benzer. İ.P’li Yavuz Ağıralioğlu’nun kulakları çekilme aşamasına gelmiş. Sanki sınıfın yaramaz çocuğu gibi.. Halbuki partisinin genel başkanı da aynı şeyi söylüyor. “Kılıçdaroğlu seçilemez” diyor. Seçilecek birisini bulalım diyor. Olacak iş mi?. Ellerinle beslediğin meclise soktuğun parti senin adaylığına karşı çıksın.
İMAMOĞLU ATAĞA GEÇTİ
Kılıçdaroğlu’nun puanları düşmeye başlayınca taç çizgisi kenarında hazır bekleyen İmamoğlu sahaya atlayıverdi. Atladı atlamasına da saha kenarında oyun dışında kalan Kaftancıoğlu; “arkadaş ne yapıyorsun, genel başkan adaylığa hazırlanırken sahaya atlamak da ne oluyor itirazı karşısında İmamoğlu da, Kaftancıoğlu’nun birbirlerine ağır sözlerle hakaret ettikleri kulislerde söyleniyor. Bu işin sonu nereye varacak bakalım. Aslında CHP’deki kavga adaylık kavgasından öte seçimlerden sonra partinin başına kim gelecek kavgası. Koyun can derdinde kasap et derdinde misali..
KÖPRÜDEN ÖNCE SON ÇIKIŞMIŞ
İ.P lideri Meral Akşener son grup toplantısında; “Bu seçim milletimiz için köprüden önce son çıkış, ya da devam eden yıkımın son halkası demektir” diyor. Bu millet ne köprüler gördü, ne çıkışlar gördü. Bu son çıkış olsa olsa 6’lı masadaki parti liderleri içindir. Ayrıca 6’lı masadakiler içinde; “Türk milletini sevmekte birleşenler birbirlerini sevmeye mecburdur” diyor. Aslında bırakın Türk milletini sevmeyi bu liderler birbirlerini sevmiyorlar. Daha doğrusu geldikleri yerlerde en yakınlarına ihanet ederek bir araya gelmişler. Bu yüzden bu liderlerden bırakın millete hayırları dokunmasını, kendi seçmenlerine de hayrı dokunmaz.
YPG’DEN SES VAR
Türkiye’nin hava harekatından sonra kara harekatına başlayacağını ilan etmesinden sonra PKK’nın Suriye kolu PYD’nin sözde lideri terörist Salih Müslim bakın neler diyor. ABD ve Rusya’nın yeteri kadar Türkiye’ye baskı yapmadıklarını, eğer PYD yok olursa DAEŞ’in bölgede egemen olacağını bununda batı dünyası için büyük tehlike olacağını söyleyerek tehdit ediyor. Çok ilginç bir yaklaşımı var. Bir soru üzerine; “Bizim Suriye rejimi ile bir sorunumuz yok. Bizim sorunumuz faşist Türkiye ile” diyor. Esad rejimi Kürt vatandaşlarına kimlik vermemiş, yıllarca katliamlar yapmış, onunla sorunu yok. Türkiye’de özgür vatandaş olarak yaşayan insanlarımızı görmezlikten gelerek, düşmanca tavır gösteriyor. Desene; biz ABD ve Batı’nın isteklerini yerine getiren birer maşa örgütleriz. Yarınlarda sizi yüzüstü bırakıp gidecekler, o zaman ne yapacaksınız. Ne diyelim. Kendi düşen ağlamaz. Kalın Sağlıcakla.