GÜNDEME YETİŞMEK HAYLİ ZOR!
Türkiye’de hergün her saat gündem hızla değişiyor. Sabah saatlerinde konuştuğumuz konu akşam üzeri önemini kaybediyor. Bu nedenle gündemi yakalamak, gündemde rol kapmak için başta siyasiler olmak üzere medya mensupları yarış içindeler…Öyle ki; dijital medya da denilen sosyal medyaya ayak uydurmak gündem belirlemek ve gündeme yetişmek bir hayli zor olsa gerek..Son günlerde sosyal medyada yaşanan kepazelikler hükümetin bu konuda radikal kararlar almasının önünü açtı.Bilhassa Demirtaş’ın ve son olarak Berat Albayrak’ın eşinin hakkındaki tiwitler işin tuzu biberi oldu.
Çarşı içinde simit satan tanıdığım bir arkadaşı uzun zamandır görmüyordum. Bir ara karşılaştık hayırdır görünmüyorsun deyince;’ Hocam belediye benden yer parası ve sözleşme yapmam için ücret isteyince simit satmaktan vazgeçtim’ dedi. Simitçiden ücret isteyen devlet sosyal medya sahiplerinden beş kuruş vergi almıyormuş. Sanki babalarının çiftliği gibi kullanmışlar yıllarca, hala da kullanıyorlar. İşin en önemli tarafı da paylaşımların içinde yalan,hakaret, küfür ve aşağılayıcı ifadelerin haddi hesabı yok. Kim bu hesap deyince biz bilgi veremeyiz diyerek işin içinden sıyrılıveriyorlar. Hatta bazı günlerde (Gezi kalkışması, Hendek olaylarında, sınırdışı operasyonlarda) hesap sayıları binlerce kat artıyor. Türkiye’ye sosyal medya üzerinden operasyon yapılıyor. Artık buna dur demenin zamanı geldi de geçiyor. Hemen bazı çevreler internetime dokunma çığlıkları atarak, düşünce özgürlüğümüz kısıtlanıyor diye yaygaraya başlıyorlar. Maalesef muhalefet partileri destek veriyor.Sırf hükümet zor durumda kalsın diye.. Anlaşılan iktidara hiçbir zaman gelmeyeceklermiş gibi hareket ediyorlar. Çoğu ülkede temsilcilikleri açılmışken ülkemizde muhatap alacağımız temsilci yok.Yeni yasa temsilcilik açılmasını şart koşacak.
BAROLAR BÖLÜNÜRSE ÜLKE BÖLÜNÜRMÜŞ
TV’de her konuda ‘uzmanlaşmış’ anayasa profösürü kendinden geçmişcesine çoklu baro olursa üniter devleti yıkmış olursunuz, böylece ülke bölünür diye salya sümük haykırıyor. Bugüne kadar yasaklar ne zaman kaldırılmaya çalışılırsa çalışılsın statükoyu savunanların karşı çıkışlarının gerekçesi ülke bölünür. Başörtüsünde, Kürtçe radyo,tv,dergi ve gazetelerin yayınlanmasında, mahkemelerde hakimin,savcının, avukatın başörtülü olmasında, hatta milletvekilinin başörtüyle meclise girmesinde hep bu korku pompalandı.Peki ne oldu, bölündük mü?Yıllarca bu farklılıklar yokmuş gibi davranılarak hayatın gerçeklerini görmezlikten gelerek esas bölücülüğü sizler yaptınız. Bir avuç azınlık her alanda ideolojik egemenlik kurarak iktidarlarını devam ettirmek için her türlü manevrayı yapmaya çalışıyorlar. Artık durun bakalım, bugüne kadar yaptıklarınız yeter söz milletindir hesabı, söz avukatlarındır. 49 bin avukattan 8 binin oyuyla her şeyi yapamazsınız.Savunmanızın hiçbir haklı gerekçesi yok, bırakın da oturup anlaşın.
FATİH’İN RESMİ SAHTEYMİŞ?.
İBB Başkanı sayın İmamoğlu 8 milyon dolara mal olan Fatih’in resmini ihale yoluyla aldığını duyurdu.Hatta tarihçiler bu resmin Bellini tarafından yapılmadığını, Fatih’in karşısında bulunan kişinin Cem Sultan olmadığını tartışa dursun; CHP milletvekili İlhan Kesici bu resim sahte dedi. Ortalık buz kesti. İmamoğlu’nun trolları İlhan Kesici’yi topa tuttular Az kalsın ‘Saray’ın adamı demeye ramak kaldı. Sonradan Kesici eleştirisini yumuşatarak tepkileri şimdilik susturmuş oldu.
Paramız yok diye hastanenin yolunu yapmayan İBB bu kadar parayı sahte resme vermenin hesabını elbet bir gün vercektir.
HAVAİ FİŞEKDEN EKMEK ÇIKARTANA BAK
Sakarya’nın Hendek ilçesindeki havai fişek fabrikasındaki patlama sonucu 7 işçimiz yaşamını yitirdi. Öncelikle yaşamını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dilerim. Gerçekten üzücü ve korkunç, maalesef bizde iş kazaları deyip geçiyoruz, aslında iş cinayetleridir. Güvenliğin yeteri kadar alınmadığı ortada, sorumlular kimse cezalandırılmalıdır. Kamuoyu bunun peşini bırakmamalıdır. Yalnız bu patlamanın sorumlusunu ‘Saray’da aramaya kalkışmak abesle iştigaldir. Yok efendim işyeri sahibi aranmış, yok efendim işyeri MÜSİAD Sakarya Şubesi başkanı olduğu için bu iş örtbas edilirmiş gibi kamuoyunu tedirgin eden açıklamalarla bu patlamadan ekmek çıkartmaya çalışmanın anlamı var mı?.Savcılık soruşturma açmış, işyeri sahibi ve yöneticisi gözaltına alınmış.Yazıyı yazarken işyeri sahibi tutuklanmış. Sonuçlara bakalım tavrımızı ona göre koyalım, yangına körükle gitmeyelim. Bu elim kazayla Sakarya halkını AK Parti’yi desteklemekten vazgeçirmeye çağıran söylemlerle ana muhalefet oy kazanacağının hesabını yapıyor. Kamuoyunun yüreğinin yandığı bu gibi zamanlarda ucuz siyaset yaparak insanların acıları üzerine politika yapmayın. Kalın Sağlıcakla!