CUNTACILARLA BİRLİKTE DEMOKRASİYİ KATLEDEN KİŞİ DEMOKRAT OLAMAZ!
1994 Yerel seçimlerinde Refah Partisi başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bir çok şehirde başkanlıkları kazandı. Sistem partileri çözüm üretemez duruma geldikleri için ‘Siyasal İslam’ Türkiye’de ana muhalefet konumuna geldi. 1995 Genel seçimlerinden sonra da Refah Partisi birinci parti oldu. Gerçi tek başına iktidar olamadı ama Refah olmadan da hükümet kurulması zorlaştı.
90’lı yıllarda sistem egemenleri Refah Partisi’nin önünü kesmek için toplumda ‘Şeriat’ korkusu oluşturmak için laikliği savunan gazeteci, aydın, iş adamı olmak üzere bir çok insana suikast düzenleyerek bu korkuyu derinleştirmeye çalıştılar. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı gibi aydınlar katledildi. 1993 yılı Temmuz ayında Sivas’ta yaşanan Madımak Oteli katliamıyla bu korku zirveye ulaştı. Fakat Refah Partisi’nin birinci olmasının önüne geçemediler. İşte bu durumda hükümeti kurma görevini Cumhurbaşkanı Demirel rahmetli Prof. Dr Necmettin Erbakan’a verdi. Yapılan görüşmeler sonucunda Refah-Anavatan Partisi koalisyon görüşmeleri sonucunda anlaştılar. Fakat medya Refah’a karşı büyük bir kampanya başlatmıştı. Hükümet ilan edilmek üzereyken koalisyon bozuldu. Onun yerine Doğru Yol- Anavatan koalisyonu kuruldu. O da yürümedi kısa süre sonra hükümet istifa etti. Böylece Refah Yol hükümeti kuruldu.
O günlerde Refah-Ana hükümetinin kurulmasına asker ve işverenler karşı çıkıyorlardı. En son Mesut Yılmaz’a gelen telefonla koalisyon bozuldu. Bu koalisyonun yıkılmasında en büyük rolü ben aldım diyen Akşener M.Ali Birand’a; “ Ben (DYP) Kadın Kolları Başkanlığında 8 ayda 45 il gezmiştim. Refah-Ana koalisyonunu ben yıktım. Kadınlarla yıktım. Elli kadını dökemediler. Ben iyi bir örgütçüyüm”diyor.
Bu koalisyonu istemeyen Genel Kurmayın direktifleri doğrultusunda Akşener görevini yapmanın övüncünü paylaşıyor. Bu yıkma görevi onu Refah Yol koalisyonunda İç İşleri Bakanlığı’na kadar götürüyor. 28 Şubat Post-Modern darbesinde de askerlerle işbirliği yaptığı 28 Şubat kararlarını uygulayacağını belirterek cuntacıların emrine girdiği anlaşılıyor. Daha sonra kazığa oturtacağım diyen generalden şikayetçi bile olmamıştı. Hatta meşhur bir Fetö mağduru; Akşener’in İçişleri Bakanı olmasında Fetö’nün parmağı olduğunu kamuoyuna açıklamıştı. İlginç bir nokta da 15 Temmuz’dan önce bir salon konuşmasında “Yurtta Sulh Cihanda Sulh ayın 15’inden sonra bakın neler olacak neler, ben başbakan olacağım” demesi acaba tesadüf müydü? Bir siyasetçi meşru yoldan kurulan bir hükümeti askerlerle birlikte yıktığını itiraf ederken nasıl övünür. Ondan sonra da, utanmadan sıkılmadan hürriyet, müsavat, uhuvvet, adalet kavramlarını Erdoğan’a karşı kullan! Akşener fakında veya değil açıkça kendini deşifre ediyor.
KIRDIĞIN YUMURTALAR KIRKI GEÇTİ
Şubat 2022’de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebatinin Londra’daki görüşmeleri için “Bir avuç tefeciye gitti, para dilenmeye. Niye Londra’ya gitti? Parayı nereden bulacağız diye”konuşan Kılıçdaroğlu Londra’da bir takım finans çevreleriyle görüştükten sonra; “Gençler sizin ihtiyacınız olan parayı buldum” diyerek eski söylediklerini anlaşılan unutmuş. Aslında ne ortada para var ve ne de anlaşma. Neymiş temiz paraymış. Erdoğan’a yine gollük pas verdi. Sömürenlerin kapısında temiz paramı olurmuş. Katar’ın, Körfez’in parasına hakaret et, İngilterenin parasına temiz de…
CHP yanlısı TV kanalında sunucunun İngiltere’de “Bir ara başka adrese gitme gibi bir durumunuz var mı? Çünkü hep soruluyor. 8 saat işte yoktu, nereye gitti diye. Başka bir adaya gitme gibi bir durum olur mu? Diye sorusuna karşılık Kılıçdaroğlu; “ Ben şimdilik iyi akşamlar diyeceğim” diyerek yayını terk ediyor. Bu 8 saat anlaşılan peşini bırakmayacak Kılıçdaroğlu…
ABD’DEN VERİLEN GÖREV
Hatırlarsanız 17-25 Aralık öncesi ABD’ye giden Kılıçdaroğlu Erdoğan için “ ülke dışına kaçacak ama biz getirip yargılayacağız” demişti. Mit tırları olayında da “bana kaset getirenler maskeliydi” demişti. Şimdi de gelir gelmez ayağının tozuyla “Hükümet uyuşturucu paralarıyla cari açık hesabını kapatıyor” diyerek, hükümeti ve aslında Türkiye’yi Narko Devlet suçlamasıyla dünya kamuoyuna şikayet ediyor. Hem jandarma ve hem de Emniyet teşkilatı suç duyurusunda bulundular. Elinde belge varsa bunu savcılara vermeli. İki kurumunuz töhmet altında kalmamalı.
Kılıçdaroğlu, habire yalan söylüyorsun. Kırdığın yumurta 40’ı geçti, yeter artık! Hiç olmazsa kendi seçmenine acı. Telefon eden arkadaşım; Kılıçdaroğlu aday olmaktan vazgeçmiş galiba, aday yapmasınlar diye uğraşıyor deyince ben de neden olmasın dedim. 8 saatte bir hamburger yerse olacağı da budur. Kalın Sağlıcakla.