SAKSAĞAN KEKLİĞİN YÜRÜYÜŞÜNE ÖZENİRSE?
31. Mart.2019 yerel seçimlerinde İstanbul Belediye Başkanı olarak aday gösterilen Ekrem İmamoğlu seçimleri az bir farkla kazandı. AK Parti’li bazı yöneticiler Erdoğan’ı da ikna ederek seçimlerin yenilenmesini istediler. Haziranda yapılan seçimlerde fark 800 bine çıktı. Ondan sonra İmamoğlu’nu tutabilene aşk olsun. Sanki belediye başkanlığını tek başına kazanmış gibi havalara girdi. Halbuki başta HDP, İYİ Parti, SP ve diğer partilerle birlikte AK Parti’den kopanların ortaklığı sayesinde seçimi kazandığını hemen unutuverdi. Seçilir seçilmez ilk işi Diyarbakır Belediyesi’ni ziyaret ederek kayyum atamalarına tepki gösterdi. Bir yandan da Meral Akşener’in milliyetçi oylarını alarak İ.P- HDP yakınlaşmasını sağlamaya çalıştı. Selahattin Demirtaş’ı kahvaltıya çağırması, Pervin Buldan’la ağaç dikmeye Akşener’i davet etmesi gibi atraksiyonlarla her kesime gülücükler göndermesi karşısında oy veren CHP’liler ne oluyoruz demeye başladılar.
İlk kırılma noktası İstanbul sel altındayken tatilini bırakmaması, depremde kayak yapmaya gitmesi, açılış yapmama töreni düzenlemesi, yaprakların alkışlaması gibi şovlarla algı operasyonlarını sergilemeye başladı. İkinci kırılma ise; İstanbul karlar altındayken İngiliz Büyükelçisiyle rakı-balık sefası, ABD elçisinin Erdoğan’dan sonra ilk defa İmamoğlu’nu ziyaret etmesi gibi olaylar İmamoğlu’nu bayağı şımarttı. Artık bende Erdoğan gibi İstanbul’dan Ankara’ya başkan olacağını ve bunun önlemenin imkansız olduğunu sağda solda anlatmaya başladı. Bir yandan da İ.P’yle flört etmeye başlaması, Akşener’in Fatih benzetmesi, anasının İmamoğlu’nun yüzünde rabbi yessir olduğunu görmesi gibi iltifatlara boğması karşısında bırak İstanbul’u dünyayı ben yarattım havasına girdi. Mahkeme sonrası ceza alan İmamoğlu Akşener’le cezayı kutlaması ve ortak miting yapması CHP yönetiminde derin kaygılara neden oldu. Hatta İl Başkanı Kaftancıoğlu’yla ipleri kopardı. Artık tek hedefe odaklandı. Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olmaktı. Tüm hesaplar iyi giderken ceza alması, ayrıca İBB’den istifa edince başkanlığın AK Parti’ye geçecek olması en büyük engellerden birisiydi. Yine de Akşener’in gidip gelmesi sonucunda Yavaşla birlikte cumhurbaşkanı yardımcılığını kopardı.
14-28 Mayıs’ta iki seçiminde kaybedilmesiyle, sanki hiç sorumluluğu yokmuş gibi 29 Mayıs sabahı Kılıçdaroğlu’na karşı savaş başlattı. Neymiş ikinci bir seçimi kaybetmeye tahammülü yokmuş, değişim şartmış gibi zaten herkesin moralleri yerdeyken kimsenin karşı çıkamayacağı söylemlerle, açık olmasa da CHP Genel Başkanlığı’na adayım demeye başladı. Gerçi Kılıçdaroğlu ikide bir belediye başkanları görevleri iyi yapsınlar diyordu. Ama İmamoğlu’na laf anlatmak nafile bir uğraştı. Kılıçdaroğlu en son bombayı patlattı. İmamoğlu’na gönderdiği mesajda; “Kararını ver belediye başkan adayı mısın değil misin? Aday değilsen yerine İstanbul’a bir aday hazırlayacağım” diye kararlı duruşunu gösterince, birde İstanbul CHP ilçe örgütlerindeki kongrelerde seçimleri kaybeden İmamoğlu 15 Ağustos günü yaptığı basın açıklamasında; “İstanbul’u kazanmak Türkiye’yi kazanmaktır. İstanbul ve Türkiye’nin kaderleri mühürlüdür. Bende kendimi İstanbul ile mühürlü görüyorum” diyerek resmen adaylığını açıklamış oldu. Açıklamasının ardından ilk tepki HDP’den geldi. “İnsan bir suda iki defa yıkanmaz” diyerek ittifaka sıcak bakmadıklarını ifade ettiler.Ahhh İmamoğlu ahhh.. Belediye başkanı oldun, tüm enerjini önce cumhurbaşkanlığı için, sonra da CHP Genel Başkanlığı için harcadın. Şimdi nereye geldin. Korkarım bu kafayla İstanbul seçimini de kazanamazsın. İşin gücün alavere dalavere. Aklıma bir hikaye geldi. “ Saksağan kırlarda dolaşırken kekliği görmüş. Kekliğin yürüyüşüne hayran kalmış. Bende keklik gibi yürüyeceğim diye başlamış kekliğin yürüyüşünü taklit etmeye, en sonunda keklik gibi yürümeyi beceremediği gibi kendi eski yürüyüşünü de kaybetmiş”. Saksağan yürümez, zıplar. Umarım böyle giderse İmamoğlu İstanbul Belediye Başkanlığından da olacak. İmamoğlu’na çok umut bağlayan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hayal kırıklığı yaşadığını açıkladı. Kalın Sağlıcakla.