DOLAR

8,6289$%-0.45

EURO

10,1298%-0.35

GRAM ALTIN

489,31%-0,45

ÇEYREK ALTIN

7.830,30%-0,74

TAM ALTIN

7.830,30%0,58

ONS

1.766,21%0,12

BİTCOİN

374515฿%-4.48558

Öğle Vakti a 12:47
Çankırı PARÇALI AZ BULUTLU 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

AHLAK 1

1.İmani Ahlak Buhranı (İmani Ahlaksızlık) 

İman ahlaksızlığı büyük ölçüde Müslüman olmayanlar için geçerlidir. Çünkü inkâr etmek “Evet sen bizim Rabbimizsin!” (A’râf 172) diyerek Allah’a söz verdikleri halde bugün, O’nun varlığını ve birliğini tanımamaktır. Bu ise onların sözlerini tutmadığını gösterir ki bu gayri ahlaki bir tutumdur.

2.Nefsi Ahlak Buhranı (Nefsi Ahlaksızlık)

İnsanın nefsiyle olan ilişkilerini gayri-ahlaki tutum göstermesi sonucu ortaya çıkar. Bu buhranın en ciddi sorunu samimiyetsizliktir. Samimiyet, yani İhlas, düşünce ile amelin uyumlu olma halidir. Eğer düşüncemiz ile yaptığımız uyumlu olmaz ise İslam’ın en önemli emirlerinden birini ihlal etmiş oluruz ki bu emir ihlaslı davranmak “içi dışı bir insan olmaktır.” Peygamberimiz İhlasın değerini şöylece göstermiştir.

“Allah sizin bedenlerinize ve dış görünüşlerinize bakmaz. Fakat kalbinize bakar”

Gönül-dil-el birliğini kuramamak nefsi ahlaksızlığa yol açar.

3. Sosyal Ahlak Buhranı (Sosyal Ahlaksızlık) 

Nefsi ve imani ahlak bölümlerinde anlattığımız, buhranlar toplum ahlakında doğrudan gözükmeyebilir, ancak sosyal ahlak doğrudan toplum ahlakını ilgilendirir.

İslam Ahlakının Unutulan Boyutu: Sosyal Ahlak  

İslam insanların hem bu dünyada hem de ahirette mutlu olmalarını ister. Bu nedenle İslam’da asıl olan ahlaklı bireylerden oluşan ve ahlaki hassasiyetlerin sürekli canlı ve güçlü olduğu bir toplum modeli inşa etmektir. Bunun için sadece insanın kendisinin ahlaklı olması yeterli değildir. Çünkü insan, dünyada da ‘ahlakın egemen kılınmasından’ sorumludur. Bu ise ahlakın kişinin bireysel dünyasının dışına taşarak, topluma yönelmesi, yani pasif durumdan çıkıp aktif hâle gelmesi demektir.

İslam’da ahlakın bireysel yönüne ağırlık verilmesi, hatta İslam ahlakının tamamen bireyselliğe indirgenmesi tehlikesi olduğunu belirtmemiz gerekir. İslam ahlakının sosyal boyutunun ihmal edilmesi, gözden kaçırılması, hatta farkına varılamaması vahim bir durumdur. 

Bir toplumun ahlak merkezli bir toplum haline gelebilmesi için sadece bireylerin ahlaklı olması yeterli değildir. Toplumsal ilişkilerin ve sistemlerin de ahlak esasına göre tesis edilmiş olması gerekir. Günümüz İslam dünyasında ahlak adına asıl üzerinde durulması gererken aileden siyasete, ekonomiden yönetime, çevreden medyaya, eğitimden bilime varıncaya kadar toplumsal hayatın her alanında kendisini güçlü bir şekilde hissettiren bir “ahlak inkılabı”nın nasıl gerçekleştirileceği sorusudur.

Hatta dünyanın bir köye döndürüldüğü günümüzdeki küresel gelişmeler karşısında, yeryüzünde ahlak merkezli ve ahlaka dayalı bir uluslararası düzenin gerçekleştirilmesi de ahlak adına Müslüman(lar)ın sorumluluk alanına girmiş bulunmaktadır. Dolayısıyla 21. yüzyıl Müslüman’ı ahlak açısından asıl üzerinde yoğunlaşması gereken alanın bireysel alandan ziyade sosyal alan olduğunu ve bunun Müslümanlığın geleceği açısından da önemli bir sorumluluk olduğunu asla unutmamalıdır.  

Yine unutulmamalıdır ki, ahlaki açıdan kendisini İslami ölçülere esaslı bir biçimde tabi kılmada başarılı olamayan bir Müslümanın, dış dünyada sosyal alanda İslam’ın ahlaki değerlerinin egemen kılınması sürecinde başarılı olması hayli zordur. Zira bu kendini değiştiremeyenin dış dünyayı, toplumu değiştirip dönüştürmeye çalışması anlamına gelir ki, bunun ciddi sonuçlar doğurmasını beklemek için hayli iyimser olmak gerekir.

Toplumlarda ahlak dışılıkların yayılması söz konusu olduğunda sürekli olarak ferdi nitelikli olanların gündemde tutulması, ağacı görüp ormanı gözden kaçırmak demektir. Bu sebeple Müslümanların asıl üzerinde durması gereken konu, toplumsal ve küresel ölçekli sonuçları olan ahlak dışı davranışlardır. Dolayısıyla ahlak dışı gelişmelerin bireysel ölçekli olanlarından ziyade asıl üzerinde durulması gerekenin toplumsal ve küresel ölçekli, sistem içinde, sistemli olarak gerçekleştirilen ahlak dışı davranışlardır. 

Bu bakış açısından hareketle, kişisel alanda yalan, hırsızlık, cinayet, fuhuş, uyuşturucu vb. hususlarla mücadele edilirken, mesela Irak işgaline, orada işlenen katliam ve cinayetlere, en sinsi ve yanıltıcı hırsızlık türü olan “sömürgecilik” faaliyetleri, mesela Nagazaki ve Hiroşima’da ve son olarak Gazze’de işlenen “katliamlar ve toplu cinayetler”,İslam ülkelerinin yönetici kadrolarının halklarına söyledikleri siyasi yalanlar, keza görsel ve yazılı medyanın muhatap kitlelerine söyledikleri kitleleri kandırmaya yönelik yalanlar, uluslararası tröstlerin, şirketlerin, firmaların, reklam şirketlerinin, kitlelere yönelik çıkar amaçlı yalanlan,  fuhuş mafyalarının kurduğu “fuhuş köleliği” düzeni  uyuşturucu mafyaları üzerinde durmanın ve bunlara karşı girişilmesi gereken sivil-resmi mücadelenin; ferdi yalan, hırsızlık dedikodu gibi ahlak dışı davranışlardan kat kat önemli ve öncelikli olduğu tereddütsüz ifade edilebilir.

Özetle her türlü kötülük ve ahlak dışılıkta, İslami açıdan asıl mücadele edilmesi gerekenin, ferdi olaylardan ziyade bunların arkasındaki sistemler ve sistemli faaliyetler olduğu sürekli olarak vurgulanmalıdır. Bilinen bir ifadeyle, ahlak alanında da, sinekleri yok etmekle uğraşmaktan ziyade bataklığı kurutmakla uğraşmak gerektiği söylenebilir.

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

HER KAFADAN SES ÇIKMASI DEMOKRASİ İŞARETİ DEĞİLDİR!

Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK ve GDPR uyarınca kullanılan çerezler bakımından kişisel tercihlerinizi Çerez Onay Aracından yönetebilir, daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz.Veri ve Çerez Politikası için tıklayınız.