aytaç
Giyim dünyası

SORUMLULUK

SORUMLULUK

SORUMLULUK
  • 18 Temmuz 2019, Perşembe 19:29
  Hepimiz şunu çok iyi biliyoruz ki Yüce Allah insanı en güzel biçimde,(Tin suresi, 4)  yani yaratıkların en şereflisi olarak yaratmıştır.  İnsanı onurlu bir şekilde yaratan Allah insanın fıtratına yerleştirdiği özel yetenekler ile de kâinatı kullanmayı da onun emrine vermiştir. İnsan kendi aklı, bilgisi ve özgür iradesi ile tercihlerde bulunarak kendi yaradılış gayesine uygun bir şekilde davranarak yeryüzünü Allah’ın isteği doğrultusunda imar edebilir, etmelidir. İnsanın öğrenmesi, öğretmesi, keşfetmesi ve icatları tamamen kendisine bahşedilen aklının ve düşüncesinin ürünüdür. Bu gibi özel kabiliyetlerle donatılıp yaratılan insan bunun bir tabii sonucu olarak ta sorumludur. “Biz emaneti göklere, yere ve dağlara sunduk; onu yüklenmekten kaçındılar, sorumluluğundan korktular. Pek zalim ve cahil olan insan onu yüklendi.”(Ahzab suresi:72) “İnsanoğlu başıboş bırakılacağını mı sanıyor?”(Kıyamet suresi:36) Evrendeki bütün canlılar içerisinde sorumluluk taşıyan tek varlık insandır. İnsanın akıl ve düşünce sahibi oluşu ve bunun tabi neticesi olarak ta emaneti yüklenmiş bunun sonucu olarak sorumlulukları olan bir varlıktır. Hayatın sebebi, amacı ve ideali vardır. İnsan hayata belirli bir plan dâhilinde gelmiştir. İnsanın yeryüzündeki serüveni bu hayatın gayesine varabilmektir. Bütün evrene hâkim olan yasalar sistemine ve bu yasalar sisteminin de arkasında varolan Yüce Yaratıcının varlığını bilmek, kavrayabilmek ve bunun sonucunda da gerekeni (kulluğunu) yapmak için gönderilmiştir. Kısaca insan Allah’ı tanımak, bilmek ve kulluk etmek için yaratılmıştır denebilir. Kendi kavrama gücü ve bilinciyle Allah’ı tanıyan insan. Kendi çabası, girişimleri ve iradesiyle kişisel sorumluluğunun farkına varabilen insan.  Kendi iradesiyle ihtiras, azgın arzularına, hevâ, aşırılık ve azgınlıkların eğilim ve isteklerine karşı verdiği mücadele ile emaneti(sorumluluğu) yüklenmiştir. Aslında insan hayatını anlamlı kılan ve ona değer katan temel özellik insanın sorumluluk sahibi bir varlık oluşudur. Sorumluluk, kişinin Yaratıcısına, kendisine, diğer insanlara ve kâinata karşı yerine getirmesi gereken görevlerini zamanında yerine getirme mecburiyetidir. Sorumlu insan kendi üzerine düşen görevleri zamanında ve beklenilen şekilde yerine getirmek mecburiyetindedir. Sorumluluk duygusu küçük yaşta sosyal çevre vasıtasıyla insanın içinde yer eder ya da daha sonra dışardan verilen eğitimle oluşturulur. Sorumlu insan yapılması gereken bir işi zamanında yapabilmek için iradeyi ele alıp kendiliğinden harekete geçebilen insandır. Sorumsuz insan ise her zaman başkaları tarafından güdülen insandır. Günlük heyecanlara göre davranır, geleceğe göre hazırlanmaz, zevk arzu ve ihtiraslarının peşinden koşar, gününü gün eder. Sorumluluk hayatın her aşamasında ferdin üstlenmesi gereken görevi ve bunun sonucunda da bireyin sorunlarını çözebilmesinde en önemli dayanağıdır. Toplum, içinde barındırdığı her yaş grubundan insanlara farklı görevler yüklemiştir. Bu nedenle her durumda her insandan aynı şeyi beklemek doğru olmaz. Bu manada toplum içinde barındırdığı gençlere de bir görev vermiştir. Gençler bir taraftan kendileri düşünerek diğer taraftan da toplumun kendilerinden beklentilerini iyi bilerek bu beklentileri karşılayabilmelidirler. Gençlerin görevleri neler olabilir. Genç geleceğimizi emanet ettiğimiz kişidir. Bu milletin iradesidir, düşünen beynidir. O halde gencin asıl görevi gelecekle ilgili bilgi ve donanım sahibi olmak için çalışmalı yetişmeli ve yetiştirilmelidir. Milletin geleceği olan gençlik; Çelik gibi bir irade sahibi,  iyi eğitilmiş duygu, sosyal olayları yorumlayabilen bir anlayış, kültürüne vâkıf ve kültürünü yaşayan, biyolojik ve fizyolojik açıdan sağlıklı olması gibi özelliklere sahip olması gerekir. Sorumluluk duygusunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Öğretmen sınıfa girip karşısında duran, okulun seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre baktıktan sonra “Bugün bir deneyle karışık bir sınav yapacağız” dedi. Kürsüye yürüdü, dolaptan kocaman bir kavanoz çıkardı. Kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde taş aldı ve taşları büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı.  Kavanozun daha başka taş almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve “bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Öğrenciler hep bir ağızdan “Doldu” diye cevap verdiler. Öğretmen “Öyle mi?” dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova çakıl taşı çıkardı. Çakılları kavanozun ağzından yavaş yavaş döktü. Sonra kavanozu sallayarak mucirin taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine dönerek bir kez daha “bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Bir öğrenci “dolmadı herhalde” diye cevap verdi. “Doğru” dedi hoca ve gene kürsünün altına eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş yavaş bütün kum tanelerini taşlarla mucirlerin arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene öğrencilerine döndü ve “bu kavanoz doldu mu?” diye sordu. Bütün sınıf bir ağızdan “Hayır” diye bağırdılar. “Güzel” dedi hoca ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine dönerek “bu deneyin amacı neydi” diye sordu. Uyanık bir öğrenci hemen “zamanımız ne kadar dolu görünürse görünsün daha ayırabileceğimiz zamanımız mutlaka vardır” diye atladı. “Hayır” dedi öğretmen, bu deneyin esas anlatmak istediği “Eğer büyük taşları baştan yerleştirmezsen küçükler girdikten sonra büyükleri hiçbir zaman kavanozun içine koyamazsın” gerçeğidir. Öğrenciler şaşkınlık içinde birbirlerine bakarken öğretmen devam etti, “Nedir hayatınızdaki büyük taşlar? Milli idealleriniz, ülkenizin geleceği, çocuklarınız, eşiniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, güzel bir kariyer yapmak, sağlığınız, güzel bir eser bırakmak, başkalarına faydalı olmak, sorumluluklarınızın farkında olmak… Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı belki hepsi. Bu akşam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız hangileridir iyi karar verin. Bilin ki kavanoza ilk olarak büyük taşlarınızı yerleştirmişseniz sizin için ikinci, üçüncü hatta dördüncü önem sırasındaki işler için zamanınız ve enerjiniz var demektir. Geleceğin büyük adamları, hayatının merkezine büyük ülküleri koymuş idealist, sorumluluklarının ne olduğunu bilen gençlerin arasından çıkacaktır!” Ali RIZA    

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık