aytaç
Giyim dünyası
DENEME
  • 14 Mart 2020, Cumartesi 19:30
MehmetAkbacak

Mehmet Akbacak

TÜRKİYE VE KADIN BİRLİKTE ÖZGÜRLEŞİYOR!

 

TÜRKİYE VE KADIN BİRLİKTE ÖZGÜRLEŞİYOR!

    8.Mart Kadınlar Günü tüm Dünya’da çoşkuyla kutlandı. Ülkemizde de paneller, konferanslar ve yürüyüşlerle kadınların sorunları  konuşuldu, tartışıldı. Hem kadın örgütleri, hem de siyasiler sorun üzerinde görüşlerini, projelerini sundular. Yalnız dikkatimi çeken; Türkiye’de kadın cinayetleri, kadına taciz olayları gündemimizi hep meşgul etti. Konu uzmanları, sosyologlar, psikologlar sorunları tartışırken gözden kaçan bir olguyu ifade etmekte yarar var. Sanki daha önceleri Türkiye, kadın sorununu halletmiş de bu hükümet döneminde olaylar artmış. Daha doğrusu son yıllarda toplumsal gelişimle, kadının iş hayatına girmesiyle, kadının eğitim düzeyinin yükselmesiyle kadın sorunu farklı bir boyut kazanmıştır. Kadının özgürleşmesi, hikayesini kendisinin yazmaya başlaması egemen erkek anlayışına karşı duruş göstermesi toplumdaki dengeleri kadının lehine çevirmesine neden olmuştur. Kadının varlığı, kırsal kesimdeki koşulların dayattığı atmosferden çıkılmış, kentleşmeyle birlikte kadın daha da önem kazanmış ve kendi kimliğine sahip çıkmaya başlamıştır. Yalnız kent toplumunda kadın sorunu ortadan kalkmış da diyemeyiz. Kadın sorunları çeşitlenmiştir. Gerçi erkeklerin bir bölümünün kadınların sorunlarına destek vermeleri de önemli bir etkendir. Ben Türkiye özgürleşirken küresel güçlerin denetiminden çıkıp bağımsız duruş göstermeye çalışmaları gibi, kadınlarında özgür ve bağımsız duruş mücadelesini benzer görüyorum. Kadına da iş yerinde taciz, kocasının, sevgilisinin, babasının, erkek kardeşlerinin saldırılarına maruz kalması gibi.. Türkiye’nin de bağımsız duruş göstermesine tahammül edemeyenler her gün yeni sorunlar yaratarak ülkemizin bağımsızlaşmasına engel olmaya çalışmaları gibi.. Gerçi hem ülkemiz, hem de kadınlarımız bu engelleri aşacak düzeydeler. “Baskıcı, ayrımcı politikalara biz son verdik. Bundan sonra da kadınlarımızı dışlayan faşist zihniyete geçit vermeyeceğiz.” Diyen Erdoğan’a teşekkürler. Ayrıca Düzce Belediyesinin her hafta düzenlediği Vizyon Konferansları oturumuna geçen hafta gazeteci Ayşe Böhürler ve Klinik Psikolog Sevinç Gökşen’in katılımıyla kadın sorunları konusundaki görüşleri katılımcılarının takdirini kazandı. Bu tür toplantılara öncülük ettiği için Düzce Belediye Başkanını kutluyorum.

 KASAP ET DERDİNDE, KOYUN CAN DERDİNDE

   Son günlerde Düzce kamuoyunu meşgul eden konuların başında AK Parti İl Başkanlığı’nın borçlarının ödenmemesi.. Mevcut il başkanı bizim borcumuz yok geçmiş yönetimler har vurup harman savurmuş derken; eski il başkanı olan kişi de borcumuz var; biz bu borcu seçim çalışmalarından dolayı yaptık ödenmesi gerekir diyor. Bu pozisyona gelmiş yeni ve eski yöneticilere bakarken, Türkiye nelerle uğraşıyor, bunlar nelerle uğraşıyor. Erdoğan gecesini gündüzüne katıp ordan oraya koşturup dururken, bu beyefendiler koltuklarını koruma derdine düşmüşler. Anlayacağınız; Kasap et derdinde, koyun can derdinde. Bir bakıma da bunların yaşanması hayra neden olabilir. AK Parti teşkilatlarında yaşanan laçkalıkların kamuoyunda sergilenmesi Erdoğan’ın bu sorunları çözmesi için neşter atmasını hızlandıracaktır.

          TABAN TABANA ZITSA ÇOK VAHİM

  Babacan’ın kuracağı partide kurucu olarak görev alan AK Parti’de iki dönem milletvekili, bir dönem İl Başkanı olarak görev yapan ve her seçimde aday adayı olan arkadaş AK Parti’den ayrılma gerekçesinde; “2001 yılında yola çıktığımız politikalarla bugün uygulanan politikalar arasındaki taban tabana zıtlıklar bu kararı almamıza neden oldu”diyor. O zaman birkaç soru sormam da sakınca yoktur herhalde..

   & Son seçimlerde aday gösterilseydiniz aynı tavrı gösterir miydiniz?

    & PKK’ya, PYD’ye, DAEŞ’e karşı yapılan mücadelenin nesi taban tabana zıt.

     & Suriye sınırında oluşturulacak İsrail yanlısı PKK devletinin kurulmasına karşı gelinmesinin nesi taban tabana zıt.

     & Fetö’ye karşı yapılan mücadelenin nesi taban tabana zıt.

      & ABD, AB ve Rusya karşısında net duruşumuzu mu yetersiz buluyorsunuz.

       & Başkanlık konusunda aktif olarak çalışmanıza karşılık ne oldu da, taban tabana zıt duruma düştünüz.

       & 2001’den 2018 e kadar birlikte olup, olumlu politikaların sahibi gibi tavır gösterirken, bir takım yanlış uygulamalarda sorumluluk üstlenmeyip Erdoğan’ı hedef göstermenizi hangi vefa borcuyla ödeyeceksiniz.

      Bütün bu sorularıma rağmen demokratik hakkınızı kullanmanızı saygıyla karşılıyorum. Demokrasimize nefes açacak, ülkemize yeni ufuklar açacak politikalar üretmenizi canı gönülden diliyorum. Maalesef kurucular kuruluna baktığımda Türkiye’yi kucaklayacak, yeni vizyonlar açmak yerine, Erdoğan’ın oylarını 1-2 puan tırtıklamak tek amaçları gibi görülüyor. Kalın Sağlıcakla

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


trafik
yukarı çık