aytaç
Giyim dünyası
HAMLE
  • 01 Nisan 2021, Perşembe 23:15
MehmetAkbacak

Mehmet Akbacak

HRANT’IN ARKADAŞLARI NEREDESİNİZ?

Hrant Dink 19 Ocak 2007’de İstanbul’un göbeğinde arkadan vurularak katledildi. Kendi deyimiyle ürkek bir güvercin gibi yaşıyordu. Söylediği bir söz çarpıtılarak ‘bağımsız yargı’ tarafından mahkum edildi. Gerçi daha yargılama sürerken ırkçı faşistler tarafından taciz edilmeleri başlamıştı. Hatta kendisine ‘Solcu’ diyen gazetede yazılarına da son vermişti. O dönem AK Parti’nin hükümet olup, iktidar olamadığı yıllardı. Ayrıca mayıs ayında Cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacaktı. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmaması için kamuoyunda ‘Şeriat’ korkusu yaratılmak isteniyordu. Rahip Santaro’yu 5 Şubat 2005’de katletmişlerdi. Daha doğrusu derin güçler Batı’ya İslamcıların ne kadar tehlikeli olduklarını ve AK Parti hükümetinin bir an evvel yıkılmasının mesajlarını veriyorlardı. Hrant Dink bu ülkenin sağduyulu fikir adamlarından birisiydi. Türk halkıyla, Ermeni halkının barış içinde birlikte yaşamasını arzu eden bir Anadolu insanıydı. Hrant’ın katledilmesiyle hem içerde korku yaratmayı, hem de tarihten gelen ‘düşmanlığı’ derinleştirmeyi amaçlamışlardı. Cinayet kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı. O günün ortamında suçlu belliydi, yani ‘Devletti’. Yargılamalar boyunca kendilerine ‘Hrant’ın Arkadaşları’ diyen guruplar cinayetin sorumlusu olarak AK Parti’yi suçluyorlar, ayrıca ulusalcıları da tetikçi olarak görüyorlardı. Çoğu kişi bu senaryoya inandı. Yalnız burada gazeteci Nedim Şener’i anmadan geçmek haksızlık olur. Şener, yaptığı araştırma sonucunda emniyet, istihbarat, jandarma  işin içinde olduğunu tesbit ederek oyunu bozdu. Bu arada medya ayağını da unutmayalım. Bu yüzden 1yılı aşkın hapiste kaldı. Ogün Samast ve birkaç kişiye verilen cezayla bir ara dosya kapatıldı bile. 15 Temmuz’dan sonra yapılan yargılamalar sonucunda 14. Ağır Ceza Mahkemesi; Dink Cinayetinin “Fetö Silahlı Terör örgütünün talimatları ve örgütün amaç ve idealleri doğrultusunda işlendiğine” hükmetti. Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, Ekrem Dumanlı, Adem Yavuz Arslan’ında aralarında bulunduğu 13 firari sanığın dosyasının ayrılmasına karar verdi. Ceza alan emniyet müdürlerinin istihbarat görevlilerinin tamamı Fetö’nün militanları olduğu ortaya çıktı. İşin en ilginç yönlerinden birisi de,  gazeteci Fatih Portakal’ın aldığı ödülü hapiste bulunan ‘Yiğit gazeteci Fox Haber Müdürü Ercan Gün’e armağan ediyorum dediği kişi, Dink Cinayetinden dolayı 10 yıl ceza aldı.

       İlk duruşmalara Fransa’dan, Alman’yadan, AB’den hukukçular, ayrıca Hrant’ın arkadaşları denilen gruplar katılırken, cinayetin arkasında Fetö’cüler çıkınca bu gruplar bir daha duruşmalara katılmadılar. Şimdi ‘Hırant’ın Arkadaşları’na sormayalım mı?. Peki sizler neredesiniz?. Hrant’ın eşi Rakel Dink hala Hrant’ı devletin öldürdüğüne mi inanıyorsunuz, Agos gazetesi yöneticileri; Hrant’ın kemiklerini sızlatıyorsunuz buna hakkınız yok bilesiniz.

        VEBA GECELERİ – CORONA GÜNLERİ

     Orhan Pamuk son romanı Veba Geceleri’yle edebiyat dünyasında adından söz ettirmeye başladı. Bende kitabı aldım ama okumaya başlamadım. Yalnız kitapla beraber Orhan Pamuk’un kitap tanıtımı için verdiği röportajlar dikkatimi çekti. Sanki Pamuk bu ülkenin insanı değil, buraya tipik bir ‘Batılı’ gözüyle bakıyor. Bakın neler demiş neler; “Modern Türkiye’de ki iki grup varya- muhafazakar- milliyetçi ve Batı karşıtı siyasi bir takım ile, özgürlükçü- parlamentocu ve batılılaşmacı takım. Bir tarafta Abdulhamit-bir tarafta V.Murat.” yani Abdulhamit Erdoğan, V. Murat Kılıçdaroğlu mu?.

       Devam edeyim. 15 Temmuz darbesini kınamayı vazgeçtim. “ Devlet darbeye girişenleri cezalandırır, cezalandıracaktır. Ama böyle hapishaneler dolmaya başladı. Aradan beş yıl geçti. Hiçbir yumuşama olmadı. Hükümeti eleştirenler, kim olursa olsun bir bahaneyle içeri atılıyor. Ahmet Altan, Kavala, Demirtaş Türkiye’nin hapiste yatan cesur insanları” Bu sözleri Fetö, Biden söylese anlarım da, bu ülkede yaşayan bir edebiyatçının söylemesini yadırgıyorum. Yalnız bir dostum; Nobel ödülünü verenlerle Fetö’yü destekleyen aynı üçler niye yadırgıyorsun dedi. Bitmedi, Atatürk’çü laikliğin en önemli simgelerinden biri olarak Ayasofya Müzesi’nin camiye çevrildiğini hatırlatan Pamuk “Halk Partisi’nin sessizliğini hiç anlayamadım. Yüzde 55 oy aldığı yerde oyunu daha da artırmak için yüzde 44 oy alan partinin fikirlerini benimsemesini ya da benimser gibi yapmasını ben anlamıyorum. CHP mutsuzların umudu olan bir partinin dış politikada hükümetin destekçisi olmasının içimi karartıyor” diyor. Ne yani; S-400’leri aldığımıza, Mavi Vatan’a, Libya, Suriye, Irak, Ege Denizi ve Azerbaycan politikalarının nesine karşı çıkıyorsun?. Eleştirin varsa açıkça söyleyebilirsin.

               ORHAN PAMUK CEVAP VERSİN

    Ne zamandan beri Atatürk’çü oldun?.

       ‘Ermenileri ve Kürtleri’ Katleden bu zihniyeti ne zamandan beri destekliyorsun.

        Ayasofya’nın tekrar cami olması seni niye rahatsız ediyor.

        Madem Batı yanlısınız, demokrasilerde terör örgütlerine veya onun siyasi temsilcilerine yer varmıdır.

         15 Temmuz darbe kalkışmasına karşı net tavır aldınız mı?.

        Ülkemizde 40 yıldan beri yaptığı terör eylemlerini yapan PKK’yı destekleyen, siyasi ayağı olan Demirtaş’a nasıl cesur insan dersiniz.

        Ahmet Altan ve Osman Kavala gibi Gezi Ayaklanması ve 15 Temmuz darbesini düzenleyenlerin içinde yer aldıklarını görmemezlikten gelerek nasıl cesur insanlar diye aklamaya çalışıyorsun.

       Orhan Pamuk seni de anlamıyor değilim, kitaplarını muhafazakar- milliyetçi-dindar kesim okumaz, batıcı-laikçi-seküler denilen kesim okuyacağı için onlara selam göndermeni normal bulurum. Yalnız ben bulurum da tarih normal bulur mu onu bilmiyorum. Bu topraklarda yaşayıp bu toprakların değerlerini görmezden gelip, sömürgecilerin sözcülüğünü üstlenmeni tarih affetmeyecektir.

Kalın Sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık