aytaç
Giyim dünyası
HAMLE
  • 26 Temmuz 2020, Pazar 12:36
MehmetAkbacak

Mehmet Akbacak

HANGİ HALKIN SANATÇISI BUNLAR!

Geçen hafta sinema, müzik tiyatro, gazetecilerden oluşan bir gurup insan ‘Sanatçılar Girişimi’ adı altında kamuoyuna açıklamada bulundular.Yıllardan beri masa başında hazırlayıp kamuoyunda karşılığı olmayan, miadını doldurmuş, yıllarca insanları boş yere umutlandırıp, bir türlü halkla bağ kuramayan, iflas etmiş politikalarına rağmen, klasik egemen kesimin sözcülüğüne soyunmaları karşısında inanın yıllarca bir şey sandığım için bu insanlar  adına utanıyorum.

      Hiç utanmadan sıkılmadan bir zamanlar Kemalist Cumhuriyeti yıkıp yerine başka cumhuriyetler kurma çalışmaları yaparken tutmuşlar bakın ne diyorlar.’Cumhuriyetimizin değerleri alt üst edilmiş, monarşi hayranlığı körükleniyor’muş. Ayrıca ‘Bir zamanların çağdaş saygın Cumhuriyetin kendisi de, iç politikaya yönelik iktidar söylemleri bu gerçeği ne kadar örtmeye çalışsa da, uygar dünya önünde bütün saygınlığını ve güvenirliliğini yitirme tehlikesi altındadır’. Bak şu işe; Türkiye ne zaman ‘Çağdaş’ saygın Türkiye olmuş da, bizim haberimiz niye olmadı.27 Mayıs’da mı, 12 Mart’ta mı, 12 Eylül’de mi, 28 Şubat’ta mı, 1991-1995 arası binlerce faili meçhullerin olduğu zamanlarda mı, çağdaşdı. Eğer sizin çağdaşlığınız batıya karşı körü körüne itaatsa, eğer çağdaşlık türban karşıtlığı ise, eğer çağdaşlık imam-hatiplere karşı olmaksa, eğer çağdaşlık Kuran kurslarına karşı olmaksa; ben çağdaş değilim. Benim çağdaşlığım; Fetö’nün, PKK’nın ülkemize estirdiği teröre, Küresel güçlerin politikalarına körü körüne itaat edilmesine,ülkemizin çıkarları için kararları kendimizin vermesine, şiddet içermeyen her düşüncenin ifade edilmesine ve örgütlenmesine, asimilasyon politikalarına dur diyen anlayışdır. Bunun dışında söylenen her sözün hükmü yoktur. Kendilerini halkın yanında yer almış sanatçılar diye lanse edenler, nerede halkla beraber oldunuz. İnsana sormazlar mı; siz hangi halkın sanatçısınız söylermisiniz?

                        İKİ YORUM ÜZERİNE

On yılı aşkın köşe yazısı yazmaktayım. Genellikle iç politika ağırlıklı yazılar, uzun zamandır ülke sorunlarını dert edinmiş birisi olarak, elimden geldiğince bir şeyler karalamaya çalışıyorum. Bazılarımızın hoşuna gider, bazılarımız da kızar. Doğaldır, hiçbir siyasi yazı tarafsız olamaz, muhakkak bir tarafı haklı görürken diğer taraf haksız gibi gözükür.Yalnız yazarken hiçbir zaman demokratik değerlerin dışına çıkmamaya çalışıyorum, elimden geldiğince..En son yazıma iki değerli okurun yorumu dikkatimi çekti. Yazılarımda Düzce’nin yerel sorunlarını içeren konuların olması gerektiğini, böylece kamuoyu oluşturarak sorunların daha çabuk çözüleciğini ifade etmekdeler. Öncelikle yazılarımı takip ettikleri için teşekkür ederim. Yerel konularda değerli meslekdaşım İlhami hocam bu konularda başarılı çalışmalar yapıyor, kendisine teşekkür ederim. Bundan sonra bende yardımcı olmaya çalışırım.Kalın Sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


PREPAFRİK
yukarı çık