aytaç
Giyim dünyası
DENEME
  • 17 Eylül 2019, Salı 15:21
MehmetAkbacak

Mehmet Akbacak

DAMDAN DÜŞENİN HALİNİ ANLAMAK!

Çocukluğum 1944 yılında yaşanan büyük Hareketin (Zelzele) hikayelerini dinliyerek geçti. Şubat ayında 7.4 şiddetinde meydana gelen depremin tahribatını Çerkeş çok ağır bir şekilde ödemiştir. O günkü binaların yapısını ve bir de Şubat ayının ayazını da hesaba katarsanız durumun vehametini daha iyi anlamış oluruz.

17 Ağustos ve 12 Kasım Düzce depremiyle Türkiye kamuoyu depremle yattı, depremle kalktı. O güne kadar deprem konusunda yeterli bilgiye sahip değildik. Genelde depremler lokal alanlarda ve fazla şiddetli değillerdi veya çok eskiden oldukları için bir bakıma unutulmuşlardı. Marmara depremi sosyolojik yapısından dolayı Türkiye etkilendi. Hatta deprem sayesinde ne kadar hazırlıksız, ne kadar bilgisiz ve donanımsız olduğumuz ortaya çıktı. Her şerde bir hayır vardır sözü bize yapılması gerekenleri hatırlatması bakımından önemli bir uyarı olmuştur. Mesela; zemin etüdlerinin yapılması gibi, Kızılay’ın ne kadar laçka bir yardım örgütü haline geldiğinin habercisi gibi..

Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar sözünün gerçeğini 17 Ağustos ve 12 Kasım Düzce depremlerini yaşamış biri olarak öncelikle Çerkeş’li hemşehrilerime büyük geçmiş olsun diyorum. Hani derler sözle anlatmak yetmez, yaşamak gerekir diye.. Deprem de öyle bir şey ki; koskoca doğa karşısında çaresiz ve yalnız kalmanın ruh halinin yaşanmasını nasıl anlatabilirsiniz ki?. Yalnız depremzedelere birkaç şey söyleyebilirim. Öncelikle mümkün olduğu kadar panikten yapmaktan kaçının, evinizin en muhkem olan yerini daha önce tesbit ederek cenin halinde kıvrılın. Yanınıza el feneri, şişe suyu ve düdük bulundurun, tabii ki telefonu da ihmal etmeyin. Gerçi deprem başladığında sen ne yaptın diye soracak olursanız kımıldayamadım bile, söylemesi kolay ama o anda bunları yapmak hiç de kolay değil. Bir önerimde deprem korkusunu atlatabilmek için bu konuyu konuşun ve tartışın.Yıllar geçmesine rağmen ne zaman bir araya gelsek, eninde sonunda deprem konusu gündeme gelir ve biz depremi bir daha tekrar yaşar, bir bakıma rahatlarız.

Çerkeş depremi ile ilgili bilim adamlarının açıklamasına bakılırsa Kuzey Anadolu Fay hattında oluşan bir gaz boşalması olmaması bu açıdan sevindirici, bu hattın dışında kısa fay hattında oluşan bir boşalma. Çerkeş bu depremden yola çıkarak konutların yapımına daha da dikkat etmeli, konut yapılmayacak yerler tesbit edilerek bu yerlere izin vermemeli. Daha ziyade batı yönlü gelişen konut yapımı yerine kuzey yönlü yapılırsa zemin açısından sağlam olması depremin etkisini azaltan önemli bir faktör. Gerçi belediye yönetiminin bu konuda bilim adamlarının görüşünü alarak konut politikasını yürüteceğine inanıyorum. Yazımı sonlandırırken tekrar tüm hemşehrilerime geçmiş olsun diyorum. Deprem insan öldürmez, bina öldürür şiarını da unutmayalım.Kalın Sağlıcakla.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


trafik
yukarı çık