aytaç
Giyim dünyası
  • 07 Aralık 2019, Cumartesi 22:26
MehmetAkbacak

Mehmet Akbacak

ATSAN ATILMIYOR, SATSAN SATILMIYOR!

    ATSAN ATILMIYOR, SATSAN SATILMIYOR!

 Ortaokul yıllarımdı, tören alanında beklemeye başladık. Okul müdürümüz rahmetli Kemal Akçay Nato’nun kurululuş nedeniyle Nato hakkında bir konuşma yapmıştı. Nato’yla ilk tanışmam böyle başladı. Bendeki ilk izlenim kendimizi büyük ülkelerle aynı örgüt içinde görmekten bayağı mutlu olmuştum; ta ki üniversite yıllarına kadar ‘Nato’ya Hayır, Nato Defol, Barış Düşmanı Nato’ gibi sözcükleri duyana kadar. İlkokul yıllarımda ABD’nin süttozu, peynir, tereyağ gibi yardımları dağıtılırken ABD’ye duyduğum sevgi, Nato’nun ülkemde ve diğer yerlerde yaptığı uygulamalar sırasında hem ABD’ye, hem de Nato’ya karşı nefretim gün geçtikçe artmaya başladı. Darbecilerin ilk sözleri Nato’ya bağlıyız diye başlamaları boşuna değildi. Çünkü darbeciler bizim değil onların çocuklarıydı. Aslında ABD üslerine izin almadan (ABD’den) generallerimiz dahi giremiyordu, bir generalimiz kapıdan çevrilmişti. Kıbrıs konusunda Nato’nun tavrı hiç de dostça değildi, Jonhson mektubu ülkede infial yaratmıştı. Velhasıl kelam bize Nato’nun (Kapitalist Batının) jandarması rolünü vermişler. Sovyetler’in ilk saldırısında bizi kurban olarak kullanacaklarmış. Sovyet sisteminin çökmesinden sonra aslında Nato’nun işlevi bitmiş olmasına karşın, yeni dünya düzeninde Nato yeni bir rol üstlendi. Rusya, Çin ve İran gibi ülkelere karşı batının çıkarlarını korumak,  bu ülkelerin genişlemesini ve yayılmasını önlemek.(Ekonomik ve siyasi olarak) Bize de dün ne görev verildiyse aynen devam etmemiz istendi. Lakin gelişen Türkiye dış politikada uydu devlet rolünü bırakıp hem Nato içinde kalarak, hem de bölge ülkeleriyle ekonomik ve siyasi ilişkiler sürdürmek isteyince iş değişti. PKK, PYD, DAEŞ ve Fetö örgütleri üzerinden üzerimize saldırılar yoğunlaştı. Amaçlanan hedeflediğimiz bağımsız dış politikamıza engel olmaktı. Ne diyorlardı; Suriye’de ne işiniz var, Doğu Akdeniz’de kriz çıkartmayın, PKK ve Fetö’ye karşı mücadelemizi engellemek için her türlü politikaları uygulamaktan kaçınmıyorlar. Sözde teröre karşıyım diyenler, binlerce militanları koruyup kollamaktalar. Nato’nun 70.yıl dönümünde Erdoğan tüm bu iki yüzlü politikaları yüzlerine karşı söyledi. Nato içinde Türkiye eşit ülke konumunda tavır gösteriyor. Hala bazı ülkeler bunun ayardında değiller, zaman içersinde hizaya geleceklerdir hiç merak etmeyin. Nato benim gibi dede olmuş akranız, Türkiye’yi çocuk gibi görenlere Erdoğan gereken cevabı vererek tavrını net olarak ortaya koymuştur. Bizdeki eski Nato karşıtları bundan hoşnut olmak yerine bayağı üzülmüşler, Nato’dan Erdoğan’a tokat atmasını beklediler. Erdoğan’a karşı düşmanca yaklaşımları onları Türkiye düşmanlarıyla aynı saflara taşıdığını göremiyorlar mı, yoksa verilen görevi yerine mi getiriyorlar anlamış değilim.

                 MAKRON VE İÇERDEKİLER

    Epeydir dış politikamızda Makron ismi çok dolaşıyor. En son zirve toplantısında PYD terör örgütü değildir demesi aylar önce Kılıçdaroğlu’nun da aynı sözleri tekrarlaması tesadüf olabilir mi?. Doğu Akdeniz’deki doğal gaz aramamıza en büyük tepkiyi Makron verirken içerde de CHP’li yöneticiler Makron gibi aynı tepkiyi veriyor. S-400 alışımızdan dolayı Nato’dan çıkarılmamızı isteyen Makron’la aynı paralelde CHP’de S-400 alışımıza karşı çıkıyor. Makron; Suriye’de ne işiniz var diyor, Kılıçdaroğlu’da Suriye’de ne işiniz var demişti. Suriye bizim sınır komşumuz, aslında sizin Suriye’de ne işiniz var sorusu karşısında apışıp kalıyorlar. Suriye’den ne zaman çıkacaksınız diyor,  size mi soracağız cevabını alıyor. Ayrıca İstanbul Çılgın Kanal projesine de bazı ülkeler karşı çıkarken, içerde de bazı kişiler karşı çıkıyorlar. Erdoğan karşıtı deprem bilimci bile destek verirken, hızlı trene karşı çıkan zevat da karşı çıkıyor. Ne diyelim Türkiye karşıtı politikacılarla, Türkiye’de bazı politikacıların  aynı sesleri çıkarmaları sizce tesadüf olabilir mi?. Yoksa oralardan üflenen sözleri mi söylüyorlar. Ne diyor Kılıçdaroğlu; ‘ Türkiye’de can ve mal güvenliği yok’ sözüyle Fetö’nün ekmeğine yağ sürdüğünü bilmiyormu?. Bu sözün kamuoyunda yarattığı tepkiyi yumuşatmak için zavallı yandaş CHP’li konuşmacılar binbir takla atmak zorunda kalıyorlar. Kırk yıl arasan böyle muhalefet liderini bulamazsın. Atsan atılmıyor, satsan satılmıyor, göz veremi gibi ortalıkta dolaşıp duruyor, Allah selamet versin. Kalın Sağlıcakla.

                


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık