aytaç
Giyim dünyası
HAMLE
  • 12 Haziran 2020, Cuma 19:45
AliRıza

Ali Rıza

ŞEYH MUSTAFA ÇERKEŞİ'NİN ‘RİSALE-İ Fİ’TAHKİKİ'T TASAVVUF’ ADLI ESERİ

1.RİSALENİN YAZILIŞ AMACI

 

Osmanlı Tarihi'ni incelediğimizde zaman zaman şeriat, tarikat ve hakikat kavramları etrafında büyük veya küçük tartışmaların cereyan ettiğini ve bu konular üzerinde din âlimleri ile tarikat erbabının çekişmelerini görürüz. Bu kavgaların altında yatan gerçekler tartışmaların taraftarlarına göre ulvîdirler. Ancak üzerlerinde kavga edilmeye değer yönlerinin mevcut olup olmadığı nasıl ortaya çıkartılacak; işe hissiyatın karışma payı ve derecesi hangi kıstaslarla tespit edilecektir? Büyük çapta olaylara adları karışan şahsiyetleri, ilim ve mana âlemindeki derinlikleri ve bu kişilerin bazı dünya emellerine kavuşabilmek için siyaseti alet edip etmedikleri nasıl anlaşılacaktır? Bunun için şüphesiz ki tarih bilgisi yanında zamanın sosyal yapısını da bilmek gerekmektedir.

Osmanlı İmparatorluğunun kuruluşunu takip eden yüzyıllarda ve yükselme devrinde mevcut olmayan bu kavga ve fikir ayrılıkları neden daha sonra ortaya çıkıp zaman zaman geniş boyutlar kazandı? İlk zamanlarda şeriat, tarikat ve hakikat kavramları iyice anlaşılamamış mıydı?

Bu sorulara değişik açıdan cevap verebiliriz. Esas olan ilmi gerçeklere saygılı olup bu gerçekleri kabul etmektir.

Bu genel girişten sonra bizim konumuz olan Turuk-ı Aliyye'nin Halvetiyye Şeyhlerinden Pîr-î Sâni el Hac Mustafa Efendi'nin "Risale-i fi Tahkiki't Tasavvufadlı eseri, 1785-1839 yılları arasında yaşayan ve saltanat süresi 1808-1839 yılları arası olup 31 yıl gibi oldukça uzun bir süre tahtta kalmış olan 30. padişah Sultan II. Mahmud dönemine aittir. Bilindiği gibi II. Mahmud ıslahatçı bir padişahtı. Onun bu konulardaki ıslahat hareketleri incelemeye değer. Bu ise ayrı bir çalışma konusu olup bu çalışmanın dışındadır. II. Mahmud, tekke ve zaviyeler alanındaki ıslahat düşünceleri ile ilim ehli ve tarikat erbabı arasındaki mevcut anlaşmazlık ve kavga konusunun boyutlarını ilmî bir şekilde tespit konusunda samimi gayret göstermiştir.

Ayrıca II. Mahmud tahta çıktığı zaman Osmanlı İmparatorluğunun çeşitli yerlerinde yarı bağımsız âyanlar,(seçkinler, asilzâdeler sınıfı) türemiş olup devlet otoritesini tesis etmek için bu âyanlara karşı esaslı bir şekilde harekete geçti. Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa'nın fitneleri ile Anadolu'da birçok isyanlar oldu. Bunların içinde en önemlisi Kastamonu'daki Tahmiscioğlu isyanıdır. II. Mahmud bir süre bu tür iç isyanlarla da uğraşmıştır. Bu isyanlar içinde en önemlisi Kastamonu'da Tahmisçioğlu isyanı olduğu dikkate alınırsa ve o tarihlerde Çerkeş'in Kastamonu'ya bağlı bir ilçe merkezi oluşu bütün bu havalide zamanında nâmı yayılmış olan Şeyh Mustafa Çerkeşî'nin bir de Halvetiyye halifelerinden olması keyfiyeti de düşünülerek ve kritik olan bu bölgedeki olayların üstesinden gelebilmek için padişahın bir hâl çaresi olarak Şeyhden yardım istemiş olabileceği ileri sürülebilir. Şeyh Mustafa Çerkeşî de Sultanın emrini cevaplayıp göndermiştir.

Şeyh Mustafa Çerkeşî bahsedilen risalesini II. Mahmud’un isteği üzerine yazmıştır. Ancak Şeyh Mustafa Çerkeşînin yazdığı bu risalesini İstanbula giderek bizzat padişaha takdim edip etmediği veya gönderdiği konusu ihtilaflıdır.

Ancak, II. Mahmud’un yukarıda bahsedilen bu meseleler karşısında Şeyh Mustafa Çerkeşî'den yardım istemesi Onun ilim ve irfanının seviyesini ve şöhretinin yaygınlığını göstermesi açısından son derece önemlidir. 

Bu çalışmamıza konu olan Şeyh Mustafa Çerkeşi Efendinin Risale-i fi Tahkiki't Tasavvuf adlı risalesinin bilhassa İstanbul kütüphanelerinde ve Milli kütüphanede yazma nüshaları vardır. Elimizde bulanan yazma nüsha Çerkeş ilçemizde, Hazretin türbesinin içinde bulunduğu camide levha halinde asılı mevcuttur. Bu nüsha müellif hattı olmayıp istinsah (yazma bir eseri el yazısıyla kopyalama) tarihi ve müstensihin (el yazması eserini el yazısıyla kopya eden kimse) adı yoktur. Levhanın ebadı 485x345 mm.dir. İri sülüs yazı ile yazılmış olup hat hataları vardır. Epeyce eski tarihli bir nüsha olabileceği kanaatindeyiz.

 

Matbu nüshalar:

1.İstanbula Mekteb-i Tıbbıyye-i Şahanede 5 Şaban 1300 tarihinde basılmıştır. Çerkeşînin adı geçen risalesi (yersiz, tarihsiz) basılmıştırdenilmektedir. Hâlbuki söz konusu risale, Halvetiyye şeyhlerinden şeyh Yusuf Efendinin iki eseri ile birlikte üçü bir arada basılmış olup baskı yeri ve tarihi sondadır. Bu nüshası için Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kütüphanesi numara 4860,4861. Ayrıca Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi kütüphanesinde matbu bir nüsha olduğu daha tesbit edilmiştir. Bak. No. 599 (Menakıb-i Tarikat-ı Halvetiyye ile birlikte), Baskı yeri yok, tarih 1290(Cep boyu).

2.Matbu nüsha ise Eskişehir Matbaa-i Ticaret,1331 kaydını taşımaktadır.

3.İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi, Zühdü Bey Ktp, nr, 558/2

Yazma Nüshalar:

1.Süleymâniye (Hasan Hüsnü Ktp. nr.678/1;MŞ, vr.17b-18a)

2. Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, Ankara-Milli Kütüphane, Yazmalar koleksiyonu, Arşiv No: 06 HK 2747/2, Yaprak: 39b-40b

3.Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, Ankara-Milli Kütüphane, Yazmalar koleksiyonu, Arşiv No: 06 Mil Yz A  3362/2, Yaprak: 24b-25b

4. Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, İstanbul Yapı Kredi Sermet Çifter Araştırma Kütüphanesi, Arşiv No: 23/3, Yaprak: 42b-43a, İstinsah Tarihi: 1281 Hicri / 1864 Miladi

5.Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Arşiv No: 59/4, Yaprak:80b-81b

6.Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Arşiv No: 1079/2, Yaprak:41-44

7.Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, Arşiv No: 1585

8.Risâle-i fî tahkîkit-tasavvuf, Şeyh Mustafa Halvetî el-Çerkeşî, Mısır-Kahire Milli kütüphanesi Türkçe Yazmalar Bölümü, Arşiv No: Talat-71, Yaprak: 111-115, İstinsah tarihi: 1324 Hicri / 1906 Miladi

9.Çankırı-Çerkeş ilçesi, Pîr-i Sâni Camii içinde levha halinde olan nüsha.

Bu risâle İslam toplumunda tarih boyunca önemli bir problem teşkil eden şeriat-tasavvuf ilişkisi konusunu inceleyip bu konuyu açık ve net bir şekilde ortaya koymuştur. Bütün bunlar söz konusu risalenin oldukça rağbet görüp okunduğunu, tespit edebildiğimiz kadarıyla da sık aralıklarla baskısı yenilenmiş olduğunu göstermektedir.

Bizim esas aldığımız ve yayınlayacağımız matbu risale ise İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi Zühdü Bey Ktp, nr, 558/2'de bulunan risaledir. Ancak ilk kısmı (ilk paragrafı) yukarıda bahsettiğimiz İstanbul baskısı nüshadır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


PREPAFRİK
yukarı çık