aytaç
Giyim dünyası
HAMLE
  • 04 Aralık 2019, Çarşamba 0:38
Ahmet AliCanbaz

Ahmet Ali Canbaz

CENAZE EVİ  YEMEK KONUSU

 

Bu günkü biz Müslümanları ilgilendiren cenaze sahiplerinin yemek verme konusunu işlemek istedim!..

 

Bundan 15-20 yıl önce cenazelere,  yemekler komşu evlerden gelirdi. (Peygamber efendimizin sünnetleri) Bir tepsi hanımlar, bir tepside erkekler, tarafına gönderilirdi.

 

 İmam-ı Kurtubî tefsirinde:

"Cenazeyi defnettikten sonra eve gelip de sesli ağlamaya devam etmek, sonra da yemek ve tatlı yedirmek cahiliyye âdetlerindendir. Müslümana ise, cahiliyye âdetlerine tâbi olmak yakışmaz."

Nasıl olduysa geçmişte birileri çıkıp "Cenazemin yemeğini ben vereceğim" demiş, o günden beri bir yarıştır gidiyor, o verdi bende vereceğim yarışı..

 

Müftülüklere insanlarımız, dine ters bu işe, bir çare çözüm bulunması için hissiyatlarını iletmektedirler.

 

Cenaze yemeği verebilmek için faizle Kredi çeken, borçlanan, hatta bazı köylerde inek - koyun satan bile olduğu haberleri bizlerle paylaşılmaktadır...

 

Bir yemeğin maliyeti 5 bin 10 bin gibi fiyatları bulmaktadır. Soruyorum;  böyle bir yemeği her komşumuzun verebilmesi mümkün müdür?

 

Resulullah (sav); Mute şehidi Cafer (ra) için : " Cafer'in ev halkına yemek hazırlayınız. Çünkü onların başına kendilerini meşgul eden bir iş gelmiştir."

Hadisi şeriflerlere rağmen, günümüz Müslümanları, cenaze evlerini neredeyse, panayır ve şenlik evine dönüştürmüş durumdadırlar..

Geçtiğimiz günlerde cenaze defni sonrası bir cenaze yemeğine çağrıldım. Kuytu bir yere oturdum."Yemekte olup bitenleri hayretler içinde dinleme ve seyretme imkanı buldum." 

Sonra…

 

O sofrada taziye ve dua da bulunmakdan daha çok (Yemek hakkında menfi ulu orta "farkında olmayarak" konuşmalarını dinledim.)

 

İrkildim...

 

"Yemekler buz gibi olmuş" diyenleri..

"Kim pişirdi bunları" diye söylenenleri..

"Pilav kuru olmuş" serdenişleri..

"Etsiz yemekde olurmu" diye gürleyenleri..

"Tuzu gönder arkadaşım" naraları...

"Çay varmı" Cenaze sahiplerine...

Bunları ve benzer konuşmaları şaşkınlıkla gözlemledim...

 

Burda kimseyi suçlamak veya yermek niyetiyle söylemiyorum. O insanlar acı üzüntü bir çıkmaz içerisinde kıvranırken, bize düşen onların yükünü hafifletmek, dertlerine ortak olmaktır. ONLARDAN HİZMET BEKLEMEK DEĞİL, HİZMET VERMEKTİR.

 

Farkında olmadan böyle acılı ortamlarda,  bizlerde mutlaka densizlik yapmışızdır. 

 

Günümüzde hayat şartları maddi manevi zorlaştı. "Sünnetten uzak" Adet haline gelen bu yükleri herkesin kaldırabilmesi mümkün değildir..

 

Bazı köy ve şehirlerde çatır kurulması, Kur'an okunması, burda komşuların gelenlere ikramda bulunması, sünnete uygun bir durumdur..

 

Ölü sahibinin matemini, yasını, acısını, sıkıntısını hafifletmek maksadı ile, gelen misafirlerin yemek getirmeleri de fevkalade güzel bir davranıştır.


Ayrıca, ölü sahiplerinin teskin edilmesi, sükunete davet edilmesi, saç, baş yolunarak ağlamalara karşı etkin, tesirli konuşmalar yapılması gerekir.

 

Ama, gelen misafirlere; ölü evinden yemek hazırlanması, yemek verilmesi hoş olmayan, kerih, çirkin bir davranıştır. Çünkü, ölü sahibi; acısı ile, sıkıntısı ile baş başa iken, bir de gelen misafirleri doyurma, yemek dökme telaşesi sünnete mugayir, doğru bir tutum değildir.

 

Sanki, ölü evleri panayır yerleri gibi, maşallah (!) çaylar kaynamakta, yemekler hazırlanmakta ve herkes orada KUR'AN yerine; YEMEK gözlemektedir.

 

Hal böyle iken;

 

Ölü sahibi, derdini, acısını, sıkıntısını, yasını, brokratik işlerini unutmuş, gelen misafirlere, taziyecilere hizmet etmekle meşguldür.

 

Sonuç olarak;

 

Onun içindir ki, böylesi çirkin, hoş olmayan bir hususu Diyanet'in, görevli Müftü efendilerin ele alması, hoca efendilerin gündemde tutması lazımdır. Aksi halde, bu mesele böylece bırakılırsa, iş daha ileriye gidecek, ölü evleri, taziye evleri olmaktan çıkarak, ziyafet evleri, davet evleri haline gelecektir...

 

Halkımızın da büyük çoğunluğu aynı görüşte olmalarına rağmen, ( tepki alırız, toplumdan dışlanırız vs düşüncesiyle) görüş belirtmekten çekinmektedirler.. Gelin; bu "bid'at külfet gelenekten"(!) kurtulalım...

 

Çankırı Orta (Kanlıca) mahallemize gelince;?

 

Bizim köyümüzde cenazeler büyük şehirlerden geldiği ve çoğu insanımızın'da yaz kış daimi evi olmadığı için, yemek yapma ve cenaze evine götürme imkanlarıda pek bulunmamaktadır..

 

1-Bu işleri "Dernek'lerimiz" takip edebilir.

 

2-Dernek aidatları düzenli toplanarak, pek ala bununla alakalı ciddi çalışmalar yapabilirler...

 

3- Cenaze sahipleri güçleri (aidat harici) nispetinde derneğe bağışta bulunabilirler.

 

4-İstanbul'dan köye cenazeye veya başka bir etkinlik için gidecek olanların, yemek- araba gibi işlerine dernek'ler öncülük yapabilirler..

 

5-Cenazeye gidecek araba işleri, dernekler vasıtasıyla "sayıya göre" organize edilebilir, böylece Araba ve yemeklerde o sayıya göre hazırlanmış, maliyet aşağı çekilmiş, Cenaze sahipleri de bu külfetten kurtulmuş olurlar...

 

6-İstanbuldan gelen arabaya herkes koltuk parasını öder. Dernek önceden sayı belirlerse, Fiat dahada aşağı çekilmiş olur.

 

7-Yemekler illaki "etli sıcak sulu" olacak diye bir durumda yok. Bu bir "Cenaze" piknik, düğün değil, Pide ayran şeklinde de ikram olabilir.

 

8-Bu konularda Belediyelerle iş birliği yapılarak farklı çarelerde üretilebilinir.

 

9-köydeki derneğimizin alt arka kısmı, yarıdan bölünerek, sedir oturma yerleri yapılarak, soba da konur, Bir kaç battaniye bırakılır, evi parkı olmayan, uzaktan gelenler ve yabancı misafirler oturma, ısınma ve dinlenme imkanı elde etmiş olurlar.

 

9-Dernek odun ve kömürü gönüllü hayırseverler tarafından karşılanabilir. (köyler sahipsiz odundan geçilmiyor.)

 

10-İstanbul Belediyelerinde sözü geçen kişiler devreye girerek, araba yardımı alabilirler. (dernekle irtibat halinde olarak), belediyeden alınan araç diğer araç fiyatlarınında düşmesine sebep olur..

 

Unutmayın bu bir maddi güç gösterme yarışı değil. Kur'an ve sünnete uyma görevidir.

Selam ve dua ile kalın...

 

Ahmet Ali Canbaz  29:11:2019


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


PREPAFRİK
yukarı çık