Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
FETÖ VE PKK SİZİN SORUNUNUZ DEĞİL Mİ?
MEHMET AKBACAK

FETÖ VE PKK SİZİN SORUNUNUZ DEĞİL Mİ?

Advert

FETÖ VE PKK SİZİN SORUNUNUZ DEĞİL Mİ?

    24 Haziran seçimlerine hazırlanan siyasi partiler seçim beyannamelerini açıklamaya başladılar. Gelecek 5 yılda neleri yapacaklarını vaad ederler.Seçmenler de bu vaadlere bakarak tercihlerini yaparlar. Bu nedenle beyannameler partilerin seçmene verdiği bir nevi senettir. Gerçi bugüne kadar senetlerini tam olarak ödeyeni de görmedik.

     2018 Türkiye’sinde siyasi partilerin tek bir konuda anlaşmalarını bekleriz. O da ülkenin güvenliği ve demokrasimizin yaşatılması. Bundan gayrısı teferruattan öte değildir. Yok efendim, asgari ücret 5.600 TL olsun, memurlara şu kadar ücret verilsin gibi popülist vaatler can alıcı değildir.Tabii çalışanlar emeklerinin karşılığını almalarından yanayım.Ama ülke güvenliğini sağlamak birinci ödevi olmalı.İktidar partisi bu konuda elinden geldiğince mücadele ediyor ve etmeye de devam edeceğini belirtiyor.Fakat üzülerek söylemek zorundayım ana muhalefet partisinin beyannamesinde ve sayın İnce’nin açıklamalarında Fetö ve PKK konusunda nasıl mücadele edeceklerine dair tek bir satır bulamadım dersem, sizde benim gibi şaşırırmısınız. Hala 15 Temmuz darbesine darbe diyemeyenlerin Fetö’yle nasıl mücadele edeceklerine nasıl inanırsınız.Peki ne yapacaklarmış; 15 Temmuz’un ‘mağdurlarını’affedeceklermiş, Ohal’i kaldıracaklarmış. Bu ne demektir; Fetö diye bir sorun yok, bunu AK Parti yarattı, bizim sorunumuz değil demektir. Buna karşılık 1984 den bu yana devlete karşı silaha sarılıp, Kürtlerin haklarını savunuyorum diyen PKK, bugüne kadar yapılan reformlarla Kürtlerin temel sorunlarının halledilmesine karşın, çözüme beş kala silahı bırakmayıp ABD’nin güdümünde hareket etmesi ve iç savaş çıkartmak için her yola başvurması karşısında hükümet ne yapmalıydı söylermisiniz. Devrimci savaşı başlatanlarla ABD nasıl yan yana gelebiliyor.Ne zamandır ABD devrimcilerin yanında oldu da bizim haberimiz olmadı. Yazıklar olsun demekten başka söylenecek söz bulamıyorum. İşte bu PKK konusunda adını anmadan, yalnız iktidara geldiklerinde; “Kamu yerel birimlerinin idari ve mali özerkliklerini sağlayacağız. Merkezi yönetimin yerel meclislerin kararlarına müdahalesini önleyecek yasal düzenlemeler yapacağız” diyor CHP seçim beyannamesinde. Çözüm sürecinde ülkeyi bölüyorlar diyen muhalefetin demokrasinin olmazsa olmaz, yerel yönetimlere  geniş yetkiler veren bir anlayışa gelmesi çok güzel. Fakat burada gözden kaçırılan çok önemli bir konu var. PKK terör örgütü silahları bırakmadıkça ve ülke dışına çıkmadıkça yapılacak bu tür reformlarla bölgenin PKK’nın kucağına teslim edileceğini nasıl görmüyorlar. Ya çok saflar, ya da derin bir planın taşeronluğuna soyunmuşlardır demek zorunda kalıyorum. İnsan bir cümleyle PKK’yı sert bir dille suçlamazmı?. CHP üst yöneticileri Fetö ve PKK sizin sorununuz değil mi?. Siz bu ülkenin ana muhalefet partisi değilmisiniz?.Lütfen cevap verin.

 

                    AFRİN GERİ ALINACAKMIŞ

     5000 tır dolusu silah yardım eden ABD’nin himayesindeki PYD’ye (Aslında PKK) karşı başlatılan harekat başarıyla tamamlandı. Afrin’den PYD çıkartıldı. Ülkenin güney sınırı güvence altına alınmış oldu. Mülteci olarak yaşayan Suriyelilerin önemli bir kısmı ülkelerine dönmeye başladılar. Gerçi bazı bölgelerde can güvenliği olmadığı için ülkelerine dönemeyenleri, nasıl bir vicdansa Kılıçdaroğlu ve Akşener  göndereceklerini söylüyor.Bu arada HDP’nin seçim beyannamesinde ne yazıyor. “ 24 Haziran’da bunları sandığa gömeceğiz. Afrinliler de evine dönecek. İşte 25 Haziran o yüzden çok önemli. Bu adaletsizliğe ancak biz son verebiliriz”. Hala gömmekten bahsediyorlar.O kazdığınız hendek ve çukurlarda gömdüğünüz gençleri ne çabuk unuttunuz.Doğru gömülen garibanların çocukları. Kılıçdaroğlu’da minübüscüler odasında yaptığı konuşmada bakın ne diyor; “Bir sabah yeni bir KHK çıkar ve araçlarınıza el konulur.Bana bir şey olmaz, olan size olur”. Bu zihniyetmi ülkeyi yönetecek. Zaten ikide bir Türkiye’de can ve mal güvenliği yok diyor.Kimler için yok, Türkiye’nin güvenliğini yok etmek isteyenler için yok. Buna mı karşı çıkıyorsunuz. Dünyanın en demokratik ülkesinde eli silahlı insanlara nasıl davranıyorlarsa da bizde öyle davranıyoruz. Bundan ana muhalefet partisinin lideri nasıl rahatsız olur, anlayana aşk olsun.

                CUNTA KAFASI YOK EDİLMELİ

    Bundan 58 yıl önce seçilmiş hükümet darbe yoluyla yıkıldı. Başbakan ve 2 bakan idam edildi. Aslında bu darbeyle Türkiye demokrasisine kanser virüsü enjekte edildi. Ondan sonra her 10 yılda bir darbe tezgahlandı. Ülke her darbeyle onlarca yıl geri gitti. Hem askeri vesayet, hem de onların ipini elinde tutanlar ülkemizde güçlendiler. Çünkü darbeleri yapanlar onların çocuklarıydı. 15 Temmuz’da onların çocukları darbe yapmaya kalkınca bizim çocuklar ilk defa darbeyi bastırdılar. Bunu hazmedemeyenler başladılar; böyle darbe mi olur, bu darbe değil tiyatro demeye. Dışardakiler de darbecilere kucaklarını açtılar. Alın hayrını görün.

      Darbecilerin sesi soluğu çıkmazken ADD’nin bir tweti ortalığa bomba gibi düştü. “Türk Silahlı Kuvvetleri bundan yarım yüzyıl önce anayasa ve hukuk dışına çıkmış bir siyasal iktidara karşı direnme hakkını kullanmış ve ülke yönetimine el koymuştu. Ordunun arkasında milletin desteği vardı”. Bugünde bazı siyasiler ‘Direnme Hakkı’nı kullanmaktan söz ediyorlar, bilin ki darbeye çağrı yapıyorlar. Aylar önce 15 Temmuz’da çok İYİ şeyler olacak diyenler de unutulmadı. Neymiş milletin desteği varmış, 15 Temmuz’da da ‘millet’in desteği vardı da korkudan sokağa çıkamadılar. Artık bu ülkenin çocukları ülkelerine ve demokrasilerine sahip çıkıyor ve çıkmaya devam edecektir, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Cuntacı kafalar yok edilmeli artık. Haydi! 24  Haziran’da Türkiye’ye sahip çıkmak için sandığa. Kalın sağlıcakla.

 

       

 
DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KURŞUNLU SÖĞÜTSEN'DE ÜRETİM DURDU. İŞÇİ FERYAT EDİYOR
KURŞUNLU SÖĞÜTSEN'DE ÜRETİM DURDU. İŞÇİ FERYAT EDİYOR "SESİMİ DUYAN VAR MI?"
HASAN PAŞA  ÇERKEŞ 2018
HASAN PAŞA ÇERKEŞ 2018