Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
  HAFTANIN İNCİLERİ!
MEHMET AKBACAK

HAFTANIN İNCİLERİ!

Advert

                HAFTANIN İNCİLERİ! 

               Geçen haftanın en çok konuşulan ve düşünmeye değer açıklamalardan bir demet sunmaya çalışacağım.

   Ana muhalefet partisi lideri sayın Kılıçdaroğlu, meclisin önünde kendini yakmaya kalkan vatandaşa bakın ne diyor; “Git kendini sarayın önünde yak. O zaman diyecek ki; beni çok seviyor kendini ateşe verdi”. Kardeşim sen iktidar olmak istiyorsan vatandaşların sorunlarını çözmek için projeler üretmen gerekirken, yakacağı yeri tarif etmen hangi akla hizmet eder, ondan sonra da niye muhalefet partisini eleştiriyorsun diyenlerin dikkatine sunuyorum.

         “Sessiz kalmak yerine o sarayı onun başına yıkmalıyız.Gök kubbeyi onun ayaklarına indirmeliyiz.Onu anasından doğduğuna pişman etmeliyiz”. Bu sözler, YPGY’ ye tırlarca silah veren ABD başkanı Trump’a söylenmiş  zannettim. Nerde o cesaret, nerde o yurtseverlik, peki kime söylenmiş, ABD’ye kafa tutan sayın Erdoğan’a söylenmiş. Kim söylemiş, sayın Muharrem İnce söylemiş. Hocanın sözü geldi aklıma yakışır haspaya.

    Bakınız 90lı yaşlarında dünyaca tanınmış, tonton sevimli lafını dosdoğru söylemekten çekinmeyen fotoğraf ustası sayın Ara Güler ne diyor; ‘Bugüne kadar kaç cumhurbaşkanı geçti bizden, 20 tane, 30 tane geçti. Bir tanesi de kafa tutmadı ya kimseye, yani onun o tarafı hoşuma gidiyor. Niye çekinsin ki biz devletiz be, Osmanlı’dan geliyoruz biz’. Bu sözleri söyleyen ustaya övgüler gelirken, ABD’ye kafa tutan adama destek verdiği için sövgü yapanları tarih unutmayacaktır.Çok yaşa Ara Güler usta, çok yaşa..

       Memleket meseleleri üzerine görüşlerimi dile getireceğim diyen kişiye şu soruyu sorma hakkım olmalı; ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde  oluşturmak istediği yapının memleketimizle hiç ilgisi yok mu?. Neden bugüne kadar tek kelime etmediniz. Sakın ABD’yle polemiğe girmeyiniz, sayın Erdoğan’a karşı polemik size yeter de artar.

       Yıllarca televizyon proğramlarını seyrettim, yazılarını okudum, Düzce’ye geldiklerinde konferanslarını dinledim. Gezi olaylarından sonra politikalarını değiştirdiler, askeri vesayete karşı ölümüne mücadele veren, Kürt sorununu çözmek için elini taşın altına koyan insana saldırmaya başladılar. 17-25 Aralık’tan sonra da Fetö’den yana açıkca tavırlarını koydular. Hatta o kadar ileri gittiler ki; ‘Yahu Allah aşkına hangi terör ne olmuş? Ne şiddeti uygulanmış? Fethullah Gülen’in şiddetle ne alakası var, ulan siz kimi inandırabilirsiniz? Fettullah Gülen dünyanın en barışçıl din insanı.İslam dünyasının en barışçıl din adamı.Siz kim oluyorsunuz? Fethullah Gülen’e terörist diyecek kadar kim oluyorsunuz siz? Utanın be! Bunların hepsinin hesabını vereceksiniz.’ Şahin Alpay bunları söylerken diğer ikisi de gülerek vokalistlik yapıyorlardı. Bazıları bunlar gazetecilk yapıyorlar, tutuksuz yargılanmalı adı altında Fetö’ye karşı yapılan mücadelenin önünü kesmeye çalıştıklarının farkındayız. Bu neye benzer biliyormusunuz? Kaçak at eti,eşek eti kesip satan kasabın, canım bunların yaptığı kasaplık ne var bunda demesine benzer.

        Yine geçen hafta en çok üzerinde konuşulanlardan bir tanesi de; HDP’li Hasip Kaplan’ın HDP kongresinde ‘Demirtaş’ın yerine sakın bir Türk göz dikmesin, benim naçizane önerim, herkes haddini bilecek’ sözleriydi. Hemen Türk sözünün üzerine atlayıp Kaplan’ı ırkçılıkla suçlamaya başladılar. Aslında söylenen marjinal sol gurupların HDP’deki varlıklarıydı. Bu grupların toplam oy oranları bile % 1 bile değilken Kürt politikasını rayından çıkarmalarına bir tepkiydi. Onun için Kürt oyları üzerinde sörf yapmayın diyor.Hasip Kaplan keşke bu sözleri çukur kazarken,hendek kazarken söyleseydin daha anlamlı olurdu, diyorum.

               YAKIŞIK ALMADI VALİ BEY!   

     Çankırı valisi öğretmen olan eşini Çankırı’ya Milli Eğitim Müdür yardımcısı olarak  atamasını yapıyor.Gerekçesi de çalıştığı okulda vali eşi olması nedeniyle huzursuzluk olmaması için diyor. Oldu mu? Sayın valim; okulda huzursuzluk olmasın derken bu konu tartışılarak ülkeyi huzursuz ettiğinizin farkındamısınız? Gerçi vali beyin eşi açıklamasında;’ Okulda huzursuzluk olmaması için bir okulun huzurunu düşünürken tüm milletimizin huzurunu kaçıracak değilim’ demiş. Keşke bunu daha evvel düşünebilseydiniz. Bu açıklama aslında devletimizin bürokratik bir yapıdan kurtulamadığının da işareti. Manavın eşiyle, valinin eşi bir değildir, hatta aynı okulda görev yapması bile caiz değildir.Bu zihniyet değişmediği sürece bizden demokrasi zor çıkar.

                       

                   OLMADI SAYIN BAŞKAN

    İnsanların inançları üzerinde konuşmak, tartışmak ve hatta yargı düzeyine kadar götürmek demokrasi anlayışına ters düşer.Lakin toplumun önünde olan bazı insanların bu konularda duyarlı olmalarını beklemek de kamuoyunun hakkıdır umarım. Geçen hafta bir fotoğraf dikkatimi çekti. Aydın Belediye Başkanı’nın başı açık şekilde cenaze namazı kılması, belki içinizden bazıları sana ne kardeşim diyebilir. Ben de bana ne diyebilirim di, lakin bu kişi bir yerel politikacı seçmenlerinin inanışlarına saygı duyması gerekmez mi?

     İstanbul CHP İl Başkanı seçilen sayın Canan Kaftancıoğlu’nun sosyal medyada gezi olaylarında maskeli olarak güvenlik güçlerine taş görüntüleriyle, darbe gecesi attığı tivitler gündeme geldi. İşin ilginç olan yanı o kişinin uzmanlık alanı insan hakları imiş.Darbe gecesi de köprüde 34 sivil katledilirken onları hesaba katmayıp, sözde köprüde linç edilen askerlerin haklarının savunulması haklarının aranması lazım diyen genel başkanın il başkanının böyle olması hiç de şaşırtıcı değil.

     Son olarak HDP sözcüsü Ayhan Bilgen’in sözleriyle bitireyim. Sayın Bilgen bakın ne diyor.’Afrin’den Türkiye’ye bir saldırı olmadığı halde oraya bir operasyon başarılı olursa ülkeyi iç savaşa sürükler, başarısız olursa darbeye zemin oluşturur’. Peki ne yapmalıyız oturup ülkemizin geleceğini tehlikeye sokacak politikaları seyredecekmiyiz. Hem adama sormazlar mı? Darbeyi kimler yapacak, sana bunu kimler söyledi.Rojava’da devrim yapıldı diyenlerle Rojava’ya saldıranlar kolkola beraber olmadılar mı? KCK’dan 8 bin kişiyi tutuklayan Fetö’cülerle PKK’nın kolkola olması kimseyi şaşırtmadı.ABD’nin aparatları olduğu apaçık hale geldi.Düne kadar ABD’ye karşı çıkanların suspus olması insanın aklına başka aparatların da olabileceğini getirmiyor da değil..Kalın Sağlıcakla.

     

 

      

     

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2017-2018  ÇERKEŞ 19 mayıs Ç.P.L Eğitim - Öğretim yılı TÜBİTAK Bilim Fuarına büyük ilgi vardı.
2017-2018 ÇERKEŞ 19 mayıs Ç.P.L Eğitim - Öğretim yılı TÜBİTAK Bilim Fuarına büyük ilgi vardı.
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...