Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
Filistin -Kudüs - Mescid-i Aksa
Ahmet Ali CANBAZ

Filistin -Kudüs - Mescid-i Aksa

Advert

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, "İslam İşbirliği Teşkilatı" Olağanüstü Zirve toplantısı yapıldı. Doğu Kudüs Filistin'in başkenti ilan edildi.

Zirveye 16'sı lider düzeyinde 48 ülke katıldı. Yıllardır ilk defa bu kadar hızlı, kapsamlı ve verimli bir toplantı meydana getirilmiş, çok doyurucu karalar alınmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump, İn kudüs hakkındaki kabul edilemez çıkışı, inşallah müslümanların da uyanmasına vesile olacaktır.

Ben bu yazımda daha çok vefalı Filistin halkına değinmek istiyorum. Aradan gecen bir asra yakın zamandır, Filistin halkının ne için mücadele verdiği hafızalarımızda unutulmaya yön tutmuş olabilir korkusundayım. Özellikle genç neslin bu davaya duyarsız kalmamaları için, hepimize görevler düşmektedir.

Filistin meselesi yeryüzünde ben “Müslüman’ım” diyen her ferdi ilgilendirmektedir. Hatta onların dertleriyle dertlenmelidirler.

Filistin toprakları 1917 de İngiltere tarafından işgal edildi. Katil İsrail’in devlet kurması için her türlü gayri meşru zemin hazırlandı ve desteklendi.

Filistin toprakları Müslümanların en kutsal ve önemli beldelerinden birisidir. Birçok Peygamberlerin beldesi, Kutsal mekânlarımızın yerleşim yeridir. İlk kıblemiz, halife Hz Ömer’in Müslümanlara emanetidir.

Kuranı kerimde Yüce Rabbimiz! Kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed’i) bir gece Mescid-i Haram’dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescidi-i Aksa’ya götüren Allah’ın şanı yücedir. Hiç şüphesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir. Buyurmaktadır.( İsra, 17/1)

Kuranı kerimde daha bu topraklar ve Müslümanlar için önemini vurgulayan pek çok ayetler vardır.

Filistinlilerin maruz kaldığı zulüm! Aynı zamanda İslam âleminin yüz karasıdır. İçimizde birlik ve beraberliğimizi sağlayamadığımız için yüz karasıdır. Orada akan masum kanı, insanların öldürülmesine engel olamadığımız için yüz karasıdır. Katil İsrail’e hattini bildiremediğimiz için bizim yüzkaramızdır.

Orada şehit düşen her vatandaş, yarın mahşerde bizden davacı olacaktır. Bu gün güllük gülistanlık olan beldelerin, şan, şöhret ve şehvet içerisinde gününü gün eden milletlerinde, yarın akıbetlerinin ne olacağını hiç bilemeyiz. Her şeye rağmen de yine üzülen biz oluruz, onlarında akıbetlerinin iyi olması için dua ederiz.

Bu vahşet karşısında kadın, çocuk demeden dallar misali orada insanlar doğranıp budanırken, duyarsız kalan, Suudi Arabistan, birleşik Arap Emirlikleri, Mısır gibi Para babaları, Petrol şeyhleri, unutmasınlar ki, Allah muhafaza bir gün onları da yangın sarıverir.

Eğer yıllardır Filistin halkı bu vahşete karşı koymaya devam etmeselerdi, Bölgede hızla büyüyen ve söz sahibi olan İsrail, dahada dal budak salacak, iyice vahşileşecek "Siz Tanrı’nın, Rabbin oğullarısınız. Çünkü sen, Tanrının, Rabbe mukaddes bir kavmisin ve Rab üzerinde olan bütün kavimlerden üstün olarak, kendine has bir kavim olmak üzere, seni seçti. "(Tevrat, Tesniye Bölümü, 14/2)

"Ve Tanrın Rabbin sana teslim edeceği bütün kavimleri bitireceksin, gözün onlara acımayacak." (Tevrat, Tesniye Bölümü, 7/16)

Bir ahtapotun kolları gibi bütün Müslüman milletleri yok etme yoluna gidecekti. Bu nedenle biz maddi-manevi Filistinli kardeşlerimize çok şeyler borçluyuz. Ve haklarını asla ödeyemeyiz. Onlar bu mücadelede önde olmasalardı, şimdi o kollar bütün İslam âlemini saracaktı.

Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın yanlışından Müslümanlar dönmezlerse, dün! Bosna Hersekte, Afganistan da, ırak’ta, Afrika da, Kafkaslarda, Arakan da, Müslümanlara yapılanların bir devamı olarak kinleri hiç bitmeyecektir.

Oyun üzerine oyun kuranlar, PKK - İŞİD- FETÖ gibi terör örgütlerinide besleyip üzerimize salanlarda, hep aynı düşüncenin, aynı inancın kollarıdır.

Çanakkale’de, cihan harbinde, bizi bu kardeşlerimiz destekledi. Türk Kurtuluş Savaşı’nın en ümitsiz anlarının yaşandığı 1921 yılında, Yunanlılar, Ankara yakınlarına kadar geldikleri anda, Dr. İkbal 250 bin kişinin Kurban Bayramı namazı için toplandığı Lahor’da Badşahi Camiinde cemaate şöyle sesleniyordu:

Anadolu'da Milli Mücadele yıllarıdır. Osmanlı zor durumdadır. Müslüman ülkeler “Osmanlı'ya nasıl yardımcı olabiliriz” sorusuna içinde bulundukları o zor şartlara rağmen cevap aramaktadırlar. Bu amaçla Pakistan’ın Lahor kentinde, binlerce kişinin katıldığı Osmanlı konulu bir toplantı yapılır. Toplantıda Pakistan’ın büyük düşünürü "Muhammed İkbal" şunları söyler:

“Bu dünyadan göçmüştüm. Melekler beni rahmet ayetinin sahibi Hz. Peygamber’in huzuruna çıkardı. Hz. Peygamber buyurdu: ‘Ey Hicaz bahçesinin bülbülü, benim her goncam senin terennümünün ateşi ile ısındı; senin gönlün aşk şarabıyla coşkundur. Senin coşkunluğun Allah’a secde ve niyazda bulunmaktır. Dünyanın alçaklığından göklere doğru uçtuğun zaman melekler sana yüksekliğin sırrını öğretti. Cihan bahçesinden çıkıp bana bir koku gibi yaklaştın; Dünya bahçesinden uçarak bir rüya gibi geldin. Söyle bana dünyadan bizim için ne gibi bir hediye getirdin?"

Ben de, bu soruyu şöyle cevapladım:
"Dünya bahçesinde binlerce lâle ve gül var.
Ama ne renklerde vefa var ne kokularda, 
Fakat bir şişe getirdim Efendimize,
Bu şişede bulunan şey yoktur, Cennet'te bile.
Zira bu şişede ümmetin şeref ve haysiyeti var.

Bu şişede Trablus şehitlerinin, şehit Mehmetçiğin kanı var! Diyor Oluk-oluk yardımlar o zaman Türkiye ye akıyor.

Her ne kadar yalan, dolan batılı diliyle anlatılan tarih bileğileriyle bizleri birbirimize düşman gösterseler de, bu necip millet bu düşman oyunlarına gelmeyeceklerdir.

Artık herkes biliyor ki Gazze’de aslında İstanbul savunuluyor, İslam âlemi savunuluyor. Gazze’de şehit olan genç, yaşlı siviller bizim geleceğimiz için ölüyor. Filistin’de, adres sormayan Kâfir rejim füzelerinin etrafa saçtığı bebek, çocuk ve yaşlı insanların bedenleri aslında, senin bedenin. İsrail senin mahalleni vuruyor, kapı komşunu öldürüyor.

Zaman evde oturma zamanı değil dünyayı ayağa kaldırma zamanı, zaman artık Müslümanların bir olma, uyanma ve güçlerini birleştirme zamanıdır.

MESCİD-İ AKSA

Peygamberlerin ahiri Rasullah hürmetine, 
Bu necip milleti yeniden ihya et yarabbi, 
Esaret altında ’Kudüs’ ağlayanlar hürmetine, 
Bu vahşete karşı duracak güç ver yarabbi.!

Her yanımız sarılmış, çıkış kapıları kapalı, 
O kadar birikmiş ki alemi İslamın günahı, 
Her yerde kan, entrika, çocukların var ahı, 
Yetmezmi, dirilsin Muhammed ümmeti yarabbi?

İlk kıplemiz, İslamın şiarı, nebilerin hatırı için, 
’Mescid-i aksa’ Mahsun, kaldır zulmeti Yârabbi!
Siyonistler doymadı kana, masumların ahı için,
Osmanlı ruhuna güç ver, alsınlar öcü Yârabbi!

Zifiri karanlık kaplamış alemi islam-ı büsbütün, 
Ağlıyor ’Mescid-i Aksa’ durmadı yaşları bir gün, 
Esaret,sefalet diz boyu insanlığın unutuldugu gün, 
Bitir, mescid-i aksa’nın asırlık esaretini yarabbi!

Asrı saadet-i gül devrini göremedik özleriz biz,
Asırlar girdi aramıza, hasret kaldık Yârabbi!
Günahkar olsakta affet bizi, masum değiliz,
Senden başkasına seçde etmedik Yârabbi!

Amerika,İsrail, küfür başbaşa vermiş kan için, 
Müslüman! ’Kudüs’ namusun! durma savun, 
Sorulacak hesabı ahirette,para geçmez bilesin, 
Oyun içinde oyun, boz bütün oyunları Yârabbi!

Ahmet Ali der,derman kalmadı artık bu dizlerde, 
Ağlamaktan yaş kurudu samimi gözlerde, 
Param parça olmuş ümmet, sahipsiz baş nerde? 
Ya al canımızı, ya da bitsin bu cile yarabbi!

http://www.edebiyatdefteri.com/siir/1131997/mescid-i-aksa.html
Ahmet Ali Canbaz 06.12.2017

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
HASAN AYRANCI ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİNE REKTÖRÜ OLMAYI HAK ETMİYORSUNUZ.
HASAN AYRANCI ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİNE REKTÖRÜ OLMAYI HAK ETMİYORSUNUZ.