Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
Maddi - Manevi yönden İnsan
Ahmet Ali CANBAZ

Maddi - Manevi yönden İnsan

Advert

Milletleri millet yapan, o milletin ortak manevi değerleridir. Bizim şu sıralar yaşadığımız kargaşa, güvensizlik, terör ve her türlü belanın altında yatan asıl nedenlerin başında da, “manevi dinamiklerimizi kaybetmemiz ve tarihimizle olan bağımızın kopukluğu nedeniyledir.”

 Dünya gençlerine baktığımızda, özellikle genç dediğimiz yaşlarda, iç, his, vicdan ve kalbi boşluğu dolduracak,kendini dizginleyecek, onun aşırılıklarını kırıp yıkmalarını önleyecek, yıkıcı sorularını net ve tatmin edici cevaplayacak manevi değerlere ihtiyaç olduğu görülmektedir.

 Yalnızca cesedi bir takım tatminlerle beslemek yeterli olmayacaktır. Cesedin yanında asıl ruhun gıdası olan maneviyatında verilmesi gerekli ve en önemlisidir. Çünkü insanın asıl aslını oluşturan manevi ihtiyaçlardır.

Bedenimizi sağlıklı ve güçlü tutmak için gerekli olan şeyler zaten manevi ihtiyaçlar için de gereklidir. Dünya görevimizin yerine getirilmesiyle ilgili maddi ihtiyaçlarımız vardır. Keza ruhsal hizmetlerin yerine getirilmesi için de bir takım maddi imkânları kullanmak zorundayız. 
 
Bugün insanlık manevi değerlerini yitirmek üzeredir ve bu durum da insanları ruhen hasta etmektedir. Bir şeylerin madde üzerinden sürekli ispatlanma çalışması, bizleri dünden bugüne taşırken, görülmesi gerekenleri görünmez hale getirmiştir.

Manevi değerlerimizdir bu görünmez olanlar, asıl var olduğumuzun kanıtının aranması gereken yegâne yer. İçteki dengenin dışarı vurması gerekir, fakat bugünlerde dışarıdaki maddi ortama bağlı dengesizliğimiz, iç dengemizi de bozmuştur. Ruh Zihin Beden üçlüsünün dengesi, manevi değerlerimizin üzerindeki ciddi duruşla sağlanır. Buradaki manevi duyuş, madde ortamını da dengeleyici olacaktır.

 “ İnsanlara bütün çağlarda maddi ve manevi ihtiyaçları için gerek duyacağı bütün hususlar, ana hatlarıyla Kuran’da beyan edilmiş ve gerekli yol gösterilmiştir. Devlet idaresi, siyasi meseleler, diğer toplumlar ve ülkelerle ilişkiler, birlikte yaşama ve uluslararası komşuluk ilişkileri, savaş, barış, yargı, ekonomi vb hayatın bütün boyutlarının genel kural ve prensipleri Kuran’da mevcut olup, bunların uygulanması ve hayata geçirilmesi halinde bütün bir insanlığın saadet dolu bir yaşama kavuşacağı kesindir.”

"Biz Kitab'ı (Kuran’ı) sana her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara da bir hidayet, bir rahmet ve müjde olarak indirdik" Nahl / 89

Şanlı tarihimizin dinamiklerinden Alparslan 1071 de Malazgirt’te “Din ve devlet yolunda sırf Allah rızası için savaşacağız. Eğer şehit düşersem, vurulduğum yerde gömünüz, bir adım geriye bile değil. Ben hükümdar olarak değil, bir er gibi din ve Millet için dövüşeceğim”.

 Osmanlı devletinin kuruyucusu Osman beyde aynı duygu içinde, oğluna mesleğimiz Allah yoludur, kuru kavga değildir buyurmuştur.
 
Böyle güçlü imana ulvi manevi değerlere sahip bir milleti ve gençliğini yıkmak, parçalamak terörist yapmak bölmek mümkün olur mu?

 - Hz. Sevban radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: "Size çullanmak üzere, yabancı kavimlerin, tıpkı sofraya çağrışan yiyiciler gibi, birbirlerini çağıracakları zaman yakındır."

 Orada bulunanlardan biri: "O gün sayıca azlığımızdan mı?" diye sordu.

"Hayır, buyurdular. Bilakis o gün siz çoksunuz. Lakin sizler bir selin getirip yığdığı çer-çöpler gibi hiçbir ağırlığı olmayan çer-çöpler durumunda olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın kalbinden size karşı korku duygusunu çıkaracak ve sizin kalplerinize zaafı atacak!"

 "Zaaf da nedir ey Allah'ın Resulü?" denildi."Dünya sevgisi ve ölüm korkusu!" buyurdular."Ebu Davud, Melahim 5, (4297).(4737)

İşte bugün yetiştirdiğimiz değer verip üzerlerine titrediğimiz neslimiz hakikatlerden o kadar uzak ki, sporcuların, sanatçıların hayat hikâyelerini ezberlerken, Dünya ve Ahi ret saadetinin garantisi Allah ve Resulünden ne kadar uzak olduğumuzun da, bu talihsiz gidişat bir işareti değil midir?

 Aynı gençlik Kuranı ve Tarihini de anlamaktan, habersiz lakayt yaşıyor. Diğer taraftan körpe dimağlar, “hakiki vatan evlatları bu millet vatan namus din uğruna şehit olurken”. O kendini bilmezler Avrupa –Avrupa dolaşarak, ya askerlikten kaçıyor yâda oraların vatandaşı olabilmek için sırada bekliyorlar.

 Sonrada ahkâm keserek bu millet ve milletin değerleri hakkında, hakları olmadığı halde konuşup fikir beyan ediyorlar.

 Bizim öncelikle özümüze dönerek nerde, neden, nasıl, ne için? hangi sebeplerle hata yaptığımızın muhasebesini yapmamız gerekmektedir.

 Değil mi cephemizin sinesinde iman bir;
Sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir;
Değil mi ortada bir sine çarpıyor, yılmaz,
Cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz! M.A. E

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
FETÖ SANIĞI İFTİRACIYA DUR DE ÇANKIRI
FETÖ SANIĞI İFTİRACIYA DUR DE ÇANKIRI
İŞTE ÇERKEŞE BİRİNCİLİĞİ GETİREN ŞİİR ABDULKADİR DANACIOGLUNUN ŞİİRİ
İŞTE ÇERKEŞE BİRİNCİLİĞİ GETİREN ŞİİR ABDULKADİR DANACIOGLUNUN ŞİİRİ