Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
HUU KOMŞU      MAKİNACI NİNE

HUU KOMŞU MAKİNACI NİNE

Advert

Komşu; Ev, iş yeri, il, ilçe, köy, mezra, ya da Ülke bakımından insanların aldıkları bir isimdir.

Aileden sonra en yakın sosyal çevreyi temsil eder, hayat zordur hayatın zor şartları da insanların bir arada yaşamasını zorunlu kılmıştır bir arada yaşarken de insanların dayanışma içinde olması da çok önemlidir.

Atalarımızdan duyduklarımız ve ben altmış altı yaşındayım birçoğunu da yaşadığım komşuluklar eskiden çok önemliydi, çünkü insanlar üç ev ötesindeki komşusunun aç yattığı bilinen zamanlardı, o günler herkes herkesle tanış birçoğu ile akraba idi can gaygısı yok, mal gaygısı yoktu.

Evden önce komşu, yoldan önce arkadaş, yolculuktan önce azık gelir, eski komşuluklar; ayeti kerimlerin ve hadisi şeriflerin ışığı altında çok daha düzenli olur ve İslami ölçülere mümkün mertebe uyulmaya çalışılırdı.

Bu gün eski komşulukların güzel hasletlerinin pek çoğu yavaş yavaş kaybolma noktasına kadar gelmiştir. ah o eski günler, ah o eski komşuluklar!

Bizim çocukluğumuzda yokluk vardı ama bunun yanı sırada kanaat vardı şükretmek vardı, ani misafir gelirdi ikram edecek şekerin çayın olmadığı bir anda aile çocuğunu komşuya gizlice gönderir ihtiyaçlarını ödünç alırdı, o günler bildiğim kadar yinede hoştu bütün yokluk içinde bu yaşadıklarımız güvene dayanırdı.

Hele birde dışarıdan misafir geldiyse onu en iyi şekilde ağırlar izzet ikramlar yapılır en temiz yataklarda yatırılır kısaca harika misafirperverlikle uğurlanırdı.

Birde yiyecekler için dışarıda ya da balkonlarda rüzgâr geçirir tel dolaplar olurdu, eve gıda alımında ölçülü alınırdı.

Özellikle Çankırı’mızda;  sonbaharda hemen her ev etlik yapar etleri kavurup bozulmasın diye Çankırı kaya tuzu ile tuzlanırdı.

 Kışlık yiyecekler kurutulup duvarlara asılırdı hatta kapılar kilitlenmezdi biz evde yoksak bile komşu gelir çok rahat bizim tel dolaptan ya da duvarda asılı kurutulmuş yiyeceklerden ihtiyacı olanı ödünç alır sonradan biz olalım olmayalım tekrar getirirdi.

Hiç unutmam bir gün bir komşumuz elinde çay bardağı ile yağ getirdi Rahmetli makineci ninem sordu hayırdır komşu diye geçen akşam siz evde yoktunuz bana da yağ lazım oldu şimdi getirdim.

Komşular olarak evlerde toplanılırdı mısır patlatılır, kestane pişirilirdi çekme helvası yapılırdı, masallar anlatılırdı kısacası sıkı fıkı bir komşuluk ilişkileri yaşanırdı gece eğlence hoş sohbet izzet ikram saygı sevgi ortamı içinde olunurdu bu oluşumun içinde komşularla yaşadığımı çok iyi biliyorum.

O zamanlar her kadının sıkı- fıkı olduğu, bütün sırlarını hiç çekinmeden açtığı muhakkak bir kadın arkadaşı olurdu.

Birbirlerini başkalarına karşı savunurlardı zor günlerinde birbirilerine maddi manevi destek verirlerdi, aralarında ki bu sevginin hiç bitmesini istemedikleri gibi, ölümden sonra da devam etmesini arzuladıkları için birbirlerine isimleri ile hitap etmek yerine, birbirlerini “Ahretlik” diye çağırırlardı.

O zamanlar mahallede bilgi ve görgüleri ile örf adetleri bilen yaşlı kadınlara saygıda kusur etmezlerdi, onların tecrübelerinden bilgilerinden hastalıkta karı koca ilişkilerinden yararlanılırdı onlarda hiçbir karşılık beklemeden ellerinden geleni hoşgörü ortamın da yapar aileleri mutluluğa sevk ederlerdi.

Bir komşunun yakını vefat ettiğinde cenaze evinde 8-10 gün yemek yapılmaz komşular sırayla öğünlerde cenaze evine yemeklerle servis yaparlardı. Bir komşunun düğünü olduğunda imece usulü ile neye ihtiyaçları varsa maddi manevi destekler olunurdu.

Her evden çıkan erkeklerin ceplerinde file vardı alınan gıdalar mutlaka kesekâğıdına konurdu ayrıca Pazar çantaları vardı kimse görmesin diye düşünülürdü zira alan var alamayan vardı şöyle de bir atasözü söylenirdi zembil içindekini sen bil denirdi.

Şimdi öylemi? Naylon poşetlerde aleni taşınıyor TV. Reklamlarında aleni pişiriliyor yiyen var yiyemeyen var düşünülmüyor

Büyük küçük herkes akrabalık ilişkilerine komşuluklara önem verirdi, benim gibi yaşlılar geçmişte komşuluk ilişkilerini bilenler bu değeri korumaya çalışıyor, ah ah ne güzel günlerdi o günler.

Köyler şehir merkezlerine ikametlerini yaparken hemen her site veya apartmanlar bir köy halini aldı asansörde bile her gün gördüğün komşular birbirlerini tanımıyor günaydın demiyor sana da günaydın denmiyor oysa günün aydın demek istiyor merhaba demiyor sana da merhaba denmiyor oysa benden sana zarar gelmez demek istiyor.

Aynı apartmanda düğün kına doğum günü gibi eğlenceler yapılıyor haydi o günler özel diyelim, aynı apartmanda cenaze bile olduğu zamanlar yaşanıyor, ama televizyonlar müzikler son sesle açılıyor bangır, bangır vur patlasın çal oynasın. Oysa o apartmanda yaşlılar, hastalar, uyuyan çocuklar, istirahat eden 3-5 saat sonra işe gidecek insanlar var hepsi rahatsız oluyor. 

İşte bütün bunları ele aldığımızda şimdiki yetişen gençlik bu ilişkilerin öneminin farkında bile olduğunu söylemek çok zor.

Bu gün ise herkes ekonomik bağımsızlığa kavuştu herkes az çok ihtiyacını karşılayabiliyor ya da sosyal devlet ihtiyaç sahiplerine gıda yakacak yardımlarını yapar hale geldi.

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte insanlar da teknolojiye ayak uydurmakta ve insanlar bir yerde bir araya geldiklerinde eski komşuluklar, akrabalık ilişkileri ne yazık ki varlığını koruyamamaktadır.

Bu eski değerleri korumaya çalışmak hepimizin görevi olmalıdır. Teknoloji gelişmiş olsa da internet üzerinden kurulan arkadaşlıklar yerine bizzat görüştüğümüz arkadaşlıklara önem vermek daha doğru yerinde bir davranış tır.

Akrabalar ve komşular zaman zaman ziyaret edilmeli ve bu değerlerimize sahip çıkılmalıdır.

Kültürümüzde, örf adetlerimizde, birbirimize en önemli borçlarımızdan biriside budur.

Şimdi geldim 2016 yıllarına geldim 66 yaşına

Görüyorum ki yukarıda anlattıklarımdan komşuluk ilişkilerinden eser kalmamış,

             Geçmişten ders alınmamış, örf adetler ortadan kalkmış, kanaat kalmamış, hırs bürümüş, kişilikler adeta hortlamış, anlaşılması güç bir hal almış, komşuluklar gitmiş

Yerini kavgacı, saygı, sevgi, bilmez insanlar hal ve hareketleri insanları tedirgin edecek şekilde yapan kişiler ortaya çıkmıştır.

Gidişatı hiçmi hiç iyi görmüyorum bizler az buçuk günümüzü doldurduk ama gelecek neslin hali iyi değil.

“ALLAH yardımcıları olsun”.

Ne güzel söylemiş atalarımız gönül ne kahve ister ne kahvehane gönül muhabbet ister kahve bahane değilmi? Ben şahsen özlüyorum eski komşulukları komşu teyzelerin fırından yeni çıkmış sıcacık kokan ekmekle HUU KOMŞU makineci nine bak sana ekmek getirdim mis gibi ekmeği paylaşırdık katıksız ve mutlu bir şekilde ekmeği tüketirdik.

Saygıdeğer okurlar; üzülerek söylemek gerekirse, açıklamaya çalıştığım akrabalık ve komşuluk ilişkilerinin birçoğu yok olma noktasına gelmiştir. Komşunun sıkıntısına, acısına, kederine, sevincine, ortak olan komşular olmamız dileklerimle saygı ve sevgilerimi sunuyorum. 15.11.2016

BAZI ATA SÖZLERİMİZEDE Yer vermek istiyorum

Aç kurt bile komşusunu dalamaz, ev alma komşu al, kötü komşu insanı mal sahibi eder, komşuda pişer bize de düşer, komşu komşunun külüne muhtaçtır, komşu hakkı tanrı hakkıdır, kapını kilitli tut komşunu hırsız tutma! Hayır, söyle komşuna hayır çıksın karşına.

www.necatiulker.com okunan biri olmanız dileği ile Hoşça kalın Dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ŞOK İTİRAF SİNSİCE KALLEŞÇE HUNHARCA BİZ ÖLDÜRDÜK
ŞOK İTİRAF SİNSİCE KALLEŞÇE HUNHARCA BİZ ÖLDÜRDÜK
FETÖ SANIĞI İFTİRACIYA DUR DE ÇANKIRI
FETÖ SANIĞI İFTİRACIYA DUR DE ÇANKIRI