Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
HÜSEYİN ÇAKIR

"MHP'SİNİ BU HALLERE DÜŞÜRENLER UTANSIN

Advert
"MHP'SİNİ BU HALLERE DÜŞÜRENLER UTANSIN
MHP sorunlarını kendi tüzüğünü uygulayarak çözemeyen, ikide bir mahkemeye düşen bir parti görüntüsü veriyor.Yeterli sayıda delege olağanüstü kongre istediğinde, Genel Merkez bunu uygulamaya koysaydı, kongre yapılır, sonuç neyse herkes kabul ederdi.

***

Fakat Genel Merkez böyle yapmadı, 2018'deki olağan kongreyi işaret etti!

Muhaliflerin istediği olağanüstü kongre Yargıtay kararı ile kesinleşince, bu karara uyarak da sorun çözülebilirdi.

Genel Merkez bunu da yapmadı, 10 Temmuz'da kendi kongresini toplayacağını açıkladı. Muhaliflerin kongresi de 10 Temmuz'da.

***

Bir parti iki kongre!..

MHP bölünür veya barajın altına düşerse, seçim sistemi gereği AKP kendi anayasasını ve sistemini kabul ettirebilecek bir Meclis aritmetiğini yakalayabilecektir.

Onun için MHP'nin gidişatı herkesin ilgilendiği bir konudur.

***

YARGI KARARLARI

Çankaya İlçe Seçim Kurulu MHP'de seçim kurultayının 10 Temmuz'da yapılamayacağını açıklarken, Yargıtay kararını ve delege iradesini "yok" saydı.

***

MHP Kurultay'ı için "ihtiyati tedbir" koyan Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi hâkimi İsmail Ulukul'un, CHP için istenilen ihtiyati tedbir kararını ise reddettiği belirlendi.

***

Evet, sonuçta gerek MHP delegelerinin kararı, gerek Yargıtay onaylı mahkeme kararı Türkiye'de işin içinde siyaset olunca "yok hükmünde" sayılabiliyor.

Türkiye'de yargı tamamen zıvanadan çıktı.

Dersiniz ki ne zaman zıvanadaydı?

Bunu oturur tartışırız ama AKP'nin iktidarda olduğu son 14 yılda alınan yargı kararlarına bakarsanız zıvanadan çıkmanın dahi az bir tanım olduğunu görürsünüz.

İlla da "örnek isterim" derseniz Ergenekon, Balyoz, Fenerbahçe, Deniz feneri,Casusluk, 17-25 Aralık kararlarını gösterebilirim.

Son olarak MHP tüzük kurultayı.

Avukat Ömer Faruk Eminağaoğlu yargıya, "ihtiyati tedbir" talebi ile başvurdu.

Bu başvuruyu MHP için, "ihtiyati tedbir" kararı veren Ankara 3.Asliye Hukuk Mahkemesi Hâkimi İsmail Ulukul'un, "Yargıtay Başsavcılığı yoluyla Anayasa Mahkemesi görevli" diye reddettiği ortaya çıktı.

 

Türkiye'nin en önemli meselesi olarak gördüğüm hukuk bu hallere düşmemeliydi ve yargının hali. "Yapboz" kanunlarıyla insicamı büsbütün bozulmuş olan yargının MHP kongresi hakkında verdiği çelişkili kararları biliyoruz.

****

Onlar da yapboz kararlarıydı! Son sözü gecikerek de olsa Yargıtay söylemişti.

Bir de baktık ki muhaliflerin toplayacağı olağanüstü kongreyi durdurmak için, Genel Merkez yanlısı, Ordu’lu Cemal ENGİNYURT denen zaat mahkemeye dava açarak yine tedbiren durdurma kararı almış!

***

Dosyada tek delil yok.

Kongre tutanakları, delege listesi falan hiçbiri yok.

Halbuki tedbiren durdurma kararı vermek için de delilerin olması gerekir. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 391) Mahkeme bu delillerin gönderilmesini çeşitli mercilerden talep ediyor.

***

Dahası, muhaliflerin olağanüstü kongresini yargı kararıyla yapan yetkili kurul "çağrı heyeti" olduğu halde, mahkeme "davalı" olarak MHP Genel Merkezi'ni kabul etmiş!

Davayı açan yani "davacı" olan delege de "davalı" MHP Genel Merkezi de muhaliflerin kongresine "korsan" diyor!

Davacı ve davalının böyle aynı tarafta olduğu bir yargılama işlemi dünya tarihinde var mı, bilmiyorum!

****

Demokrasi'nin "sandık" kadar hayati ilkelerinden biri de "denetim ve denge"dir.

Bu sadece yasama, ürütme ve yargı erkleri arasında değil, iktidar ve muhalefet açısından da aranan bir ilkedir.

Demokrasilerde iktidarların etkin ve istikrarlı olmasına ne kadar ihtiyaç varsa, muhalefetlerin de iktidarları "dengelemeyi ve denetlemeyi" başaracak nitelikte olmasına ihtiyaç vardır.

***

Bu da körü körüne muhalefetin iyi örnekler ortaya koymasıyla ve başarısıyla gerçekleşir.

Bu açıdan MHP'nin iyi bir görüntü verdiğini kim söyleyebilir?

Dava ne demek?

Yeterli delege sayısıyla olağanüstü kongre talep edildiğinde Genel Merkez kongreye gitseydi, sandıktan ne çıkarsa çıksın, bugünkü "mahkemelik" durumundan çok daha iyi bir görüntü ortaya çıkardı. Bunu kim inkâr edebilir?

***

Hele de yakın zamana kadar "dava" arkadaşlığı yapanları muhalefet ettiler diye hain, pespaye, paralel gibi sözlerle suçlamak hiç yakışmıyor...

Hatta daha ileri giderek; “Vay zavallılar vay bu kadar mı küçüldünüz bu kadar mı şuur kaybına uğradınız”…daha neler ,neler.

Bunlar ülkücüyüm diyen ağızlara yakışmıyor .

***

Ben size bu yargı kararlarının şifresini çözeyim:

Yargı, "Devlet Bahçeli'ye dokunulmazlık" sağlıyor.

MHP delegeleri, Genel Başkan adaylarının talepleri, yani demokrasi hiç ama hiç önemli değil.

Önemli olan AKP'nin, derin devletin ve yargının verdiği karardır.

Demek ki Devlet Bey Devlet'tir.

***

Bahçeli. Süprizleri bekleyin demişti : Demek ki AKP –MHP işbirliği sonucu .Yüksek seçim kurulu.28.06.2016 karırını verdi . MHP. 10 temmuz.2016 da kurultay yapamayacak.

 

Dün yargıya saygı duymayan Bahçeli, 28.6.2016 daki gurup toplantısın da yargı kararlarına saygılı olacağız diyor.

Günün sözü: İSLAMIN İNSANLIĞA ARAMAĞANI “EŞİTLİK, ÖZGÜRLÜK VE ADALET”

Bu günkü "TÜRKİYE DE" ayaklar altında çiğnenen adaletten hangisini bulacağız. 

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
KURŞUNLU SÖĞÜTSEN'DE ÜRETİM DURDU. İŞÇİ FERYAT EDİYOR
KURŞUNLU SÖĞÜTSEN'DE ÜRETİM DURDU. İŞÇİ FERYAT EDİYOR "SESİMİ DUYAN VAR MI?"
HASAN PAŞA  ÇERKEŞ 2018
HASAN PAŞA ÇERKEŞ 2018