Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
YOL AYRIMINA GELMEK!
MEHMET AKBACAK

YOL AYRIMINA GELMEK!

Advert

                     YOL AYRIMINA GELMEK!

İnsanın dünyaya gelişinde kendisinin sorumluluğu olmadığı gibi; anasını, babasını, kardeşlerini, doğum yerini seçme konusunda da sorumluluğu yoktur.Daha doğrusu ona bir hayat sunulmuş, nasıl bir geleceğin beklendiği meçhuldür.Yetişkin oluncaya kadar kendisi hakkında verilen kararların sahibi anası, babasıdır.Sağlıklı alınmayan kararlar sonucunda çocuğu karanlık bir dünya beklerken, sağlıklı kararlarla çocuk yetiştirenler ise aydınlık ortamlar yaratırlar.Yetişkin hale gelince insanın alacağı kararlarla; artık geleceğine kendisi yön verecektir, doğru kararlarda başarı ve huzur,yanlış kararlar başarısızlık ve huzursuzluk getirecektir.Mesleğini seçmede, evlilikte eşini seçmede, yatırımlarını nasıl ve nerede yapacağı gibi alacağı kararlar onun için bir yol ayrımıdır.Herşeyi hesaplayarak, ince eleyip sık dokuyarak alınan kararlar çoğunlukla olumlu sonuçlar doğurur.Bazen yakınımızda biri işinin bozulduğu zaman şöyle der; aslında ta en başta bu işe yanlış başlamıştım diye özeleştiri yapar.

       İnsanların olduğu gibi partilerin, örgütlerin ve ülkelerin de önemli kararlar alacağı dönemler vardır ki; biz buna yol ayrımına gelindi deriz.Geçen hafta Diyarbakır Milletvekili Altan Tan yapmış olduğu basın toplantısında; 'HDP ya barıştan yana tavır alacaktır, ya da çatışmadan yana tavır alacaktır.HDP yol ayrımına gelmiştir' diyerek aslında hem kendisi için hem de partisi için olumlu bir analiz yaparak yol ayrımına gelindiğinin işaretini vermiştir.Aynı tarihlerde HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ise dışarda verdiği demeçte ise; partisinin çatışmadan değil,barıştan yana olduğunu açıklamış.Yalnız o tarihlerde bir canlı bombanın cenazesine katılarak,şiddete karşı olmadıklarının mesajını vermişlerdir.Artık bu işin lamı,cimi kalmamıştır.HDP gerçekten demokrasiden yanayım diyorsa;(HDP içinde demokrasi yanlıları gözardı edilemez.) savaşa ve teröre karşı açıktan cephe almak zorundadır.PKK ile arasına da mesafe koymalıdır.Sivil siyaseti öne çıkarmak zorundadır.Bu bir yol ayrımıdır, muhakkak bir karar vercektir. Barış adına vereceği karar Türkiye halklarına huzur,kalkınma ve gelişim getirecek, savaş kararı ise; yıkım,felaket, parçalanma ve dağınıklık getirecektir.Tüm gözler verilecek kararı bekliyor.

           Yol ayrımına gelen bir diğer siyasi harekette ana muhalefet partisi olan CHP'dir. Her ülkede iktidar vardır ama muhalefet yoksa o ülkede demokrasi vardır diyemeyiz.Yalnız adı üstünde muhalefet demek; iktidarın alternatifi,yani geleceğin iktidar partisi demektir.Maalesef bizde yıllardır muhalefetin ideolojisi iktidar olduğu için ayrıca CHP'yi iktidar yapma ihtiyacı duyulmadı.Asker-sivil bürokrasinin savunuculuğunu yapan (Yalnız 1977 seçimlerinde halkla bütünleşmişti) CHP’nin halktan yana politikalar üretmesini beklemek ham hayal olurdu.2010 refarandumundan sonra askeri vesayetin tasfiyesiyle var olan politikasının ayakları yerden kesildi.Baykal'ın tasfiyesiyle yeni oluşturulan politikalar yapıcı olma yerine tahripkar ve yıkıcı, ne istediğini bilmeyen sağa sola savrulan, bazen kurt işareti yapan,bazen Dev-Genç'in marşlarıyla yollarda yürüyen, hendek kazanlara 'Arkadaşlar' diyen, katliam yapanlara 'Eylemci' diyen, askeri-polisi şehit edenlerin cenazesine, katılıp, ertesi günü şehit cenazelerine katılan,PKK-DHKPC mahkumlarına ayrım yapmayıp ziyaret etmesini tarafsızlığın örnekleriymiş gibi sunan,bir yandan dokunulmazlık konusunda ikircikli politikalar üreten, anayasa değişimini kan dökmekle tehdit eden, sivil anayasa yerine cuntacı anayasaları savunmak zorunda kalan, ABD başkanlık sistemini de tartışırız deyip, bir hafta içinde vazgeçen, ve en önemlisi sözde liseli gençlerin isyan bildirisine destek verilmesi karşısında; Ey CHP yöneticileri yeni bir yol ayrımında olduğunuzun farkındamısınız.

        Önünüzde iki yol var birincisi; gerçekten batı demokrasilerinde olduğu gibi sivil bir anayasa istiyormusunuz.İdeolojisi olmayan, hiçbir kişinin ilkelerini dayatmayan, devleti değil vatandaşı devlete karşı koruyan, bireyi öne alan bir anayasa.İkincisi 100 yıla yaklaşan bu yönetim sistemiyle artık Türkiye yönetilemez hale gelmişken, yerel yönetimlere ağırlık verilen merkezi yönetim yerine ademi merkeziyetçi yönetimi esas alan, yasama, yürütme ve yargının bağımsızlığını temel alan başkanlık sisteminden yanamısınız veya bunların karşısına ne koyuyorsunuz.Ana muhalefet partisi olarak alternatif politikalar üretmek göreviniz ve sorumluluğunuz.

       Maalesef yeni projeler sunamamanız kitleleri karamsarlığa sürüklüyor, demokrasi dışı oluşum ve guruplar umut haline getiriliyor.Birkaç gündür birlikte olduğum, yıllarca görmediğim aynı kulvarda yürüdüğüm arkadaşa CHP'yi sorduğumda verdiği yanıt beni ürküttü.'AKP'yi ancak bir halk hareketi iktidardan düşürür.' İyi güzelde onun yerine demokrasi gelir mi diye sorduğumda; verilen cevap daha beterdi.'AK Parti gitsinde ne olursa olsun'.Bu devletin kurucu partisi olarak yıllarca sana gönül veren insanları hüsrana uğratma hakkını nerden alıyorsun.Bu politikalarla ülkeyi kaosa sokmaya hakkın varmı.

         Bu ülke sağcısı, solcusu, dindarı, ateisti, milliyetçisi, liberali, sünnisi, alevisi,Türküyle, Kürdüyle hepimizin başka bir ülkemiz yok.Başta siyasi partiler olmak üzere her türlü guruplara bugün geldiğimiz yer tam bir yol ayrımı, gelin birlikte yaşayabileceğimiz, çok dinli, çok mezhepli, çok etnisiteli, çok kültürlü, çok sesli bir yapı kuralım barış içinde birlikte yaşayalım.Gurupları birbirine düşman ederek bugüne kadar geldik ve çok bedel ödedik, binlerce gencimiz telef oldu, binlerce ocak söndü.Artık buna DUR demenin vakti geldi geçiyor.Kalın Sağlıcakla.

           

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
HASAN AYRANCI ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİNE REKTÖRÜ OLMAYI HAK ETMİYORSUNUZ.
HASAN AYRANCI ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİNE REKTÖRÜ OLMAYI HAK ETMİYORSUNUZ.