Reklamı Geç
Advert
Advert
Advert
Advert
   YETER Kİ GENÇLER MUTLU OLSUN!
MEHMET AKBACAK

YETER Kİ GENÇLER MUTLU OLSUN!

Advert

   YETER Kİ GENÇLER MUTLU OLSUN!

    Sınıfların belirginleşmediği ülkelerde toplumun itici gücü olarak gençleri ön plana çıkartırlar.Atatürk'ün gençliğe hitabesinde bu görev; birinci vazifen diye başlayarak devam eder, damarlarındaki asil kanda mevcuttur diye sona erer. Bu nedenle Cumhuriyet gençlere büyük bir sorumluluk yüklemiştir.Asker-Sivil bürokrasinin kurduğu Cumhuriyetin tek dayanağı gençlik olacaktı.Bu nedenle gençler toplumun kreması olarak görülmüş, gençlerde kendilerini topluma yön verecek lokomotif gibi görmüşler.

      Bu yaklaşıma iki ayrı açıdan bakarsak; siyasi iktidar kendi çıkarı için gençleri öne çıkartarak, yanlışlarını perdelemeye ve iktidarlarını devam ettirmeye çalışmışlardır.1945 yılında Tan gazetesinin tarumar edilmesiyle, 6-7 Eylül olaylarını örnek verebiliriz.Bu iki olayda üniversite gençliği başrolde idi.Ayrıca muhalefete düşen bürokrasinin egemen olabilmesi için de gençler kışkırtılarak 27 Mayıs darbe ortamının yaratılmasına neden olmuşlardır. Bunu yeterli görmeyen çevreler 12 Mart'ta yeniden sahne alarak gençleri 'İkinci Kurtuluş cuntaya çanak tutmuşlardır.Binlerce genç zindanlara atılmış, onlarca genç de katledilmiş. Gençlerin birliğini ve gücünü kırmak için kamplaşmalar yaratılmış, sağ sol çatışmasıyla gençler birbirine kırdırılmış,12 Eylülcüler silah zoruyla iktidara gelince; bir soldan, bir sağdan astık diyerek sözde tarafsızlıklarını kamuoyuna göstermek istemişler.Katilin tarafsız olması da, demek ki böyle oluyormuş. Enson olarak da dindar gençler hedeflenmiş, toplumun önüne şeriatçı olarak atılarak hırpaladılar. En son gezi olaylarında da yaşadık, gençler ön sıralarda yer aldılar ve maalesef canlarından oldular.Buna karşılık gençleri kışkırtanların çocukları ise; ya evlerinden çıkmadılar ya da yurtdışına seyahate gönderildiler.Kısaca her zaman gençler bu ülkede gök ekin misali zamanından önce biçilmişlerdir.Daha önceki yazılarımda bahsetmiştim.Gezi olayından önce bir derneğin yöneticisi aynen şöyle demişti; 'Ne duruyorsunuz, çıkın sokaklara işiniz yok,eşiniz yok, bağırın çağırın'.Gezi olaylarına biraz da böyle gelindi.

       Bu kadar uzun bir girişi yapmamın nedeni; Yaşam Memnuyeti Araştırması sonucunda gençler üzerine yapılan çalışma sonunda ki değerlendirmelere bakınca işte özlenen gençlik bu dedim.Kamuoyunda ne zaman gençler üzerinde bir konu tatışılmaya açılsa; bazıları hemen şimdiki gençlerden bir şey olmaz, bizim zamanımızda ki gençler nerde diye başlar.günümüzde ki gençlere demedik bir şey bırakmaz.En basitinden küpesinden saçına kadar her şeylerini acımasızca eleştirirler. Gençler yapıları nedeniyle yenilikçi oldukları için her zaman statükoyu savunanlar için tu kaka edilirler, gençleri maceracı, hayalperest olarak suçlarlar ve her zaman yanlış yapacaklar diye güvenmezler.Sevgi köprülerinin kurulmadığı ailelerde ve toplumlarda gençlerle diyalog kurmakda yetişkinler zorlanır, bundan da en çok gençler etkilenir.

     Araştırma sonucunda gençlerin gelecekten umutlu olma oranı, 2014 yılında %78 iken,2015 yılında bu oran %83 olmuş.Ayrıca gençlerin %63.8 i de mutlu olduğunu belirtmiş.Bu oran erkeklerde %58, kadınlarda %69.5.Gençlerin %77 si internet kullanıyor.Gençlerin mutluluk kaynağı ilk sırada %49.1 ile sağlık, %21.6 başarı, %20.2 ile sevgi, sevgi oranı kadınlarda %22.5. Orta Öğretimde okullaşma oranı %79.4, bu oran erkeklerde 79.5, kadınlarda 79.3 geçen yıla göre artış göstermiş.Nüfusumuzun 12.899.667 si genç nüfustan oluşuyor(15-24 yaş arası) Bu rakam Avrupa ülkeleri arasında Türkiye ilk sırayı alıyor.Genç nüfusun fazla olması Türkiye'ye dinamizm getiriyor, yenilikçi bir toplum olma yolunda hızlı adımlar atıyoruz.

        Uzun zamandır Karabük'e gitmemiştim.İşçi kenti olarak bilinen Karabük bambaşka bir şehir olmuş, sokaklarından gençlerden geçilmiyor.Karabük'te üniversitede eğitim gören öğrenci sayısı 50 bin civarındaymış.Araştırma sonucunda en fazla genç nüfus göç alan ilimiz Karabük'müş.

        Gençlerimizin mutlu olmaları, eğitim düzeylerinin yüksek olması bizim da yarına bakarken umutlu olmamızın en önemli nedenlerinden birisidir.Artık gençlerimizin ne iş olursa yaparım demiyor, ben şu işi yaparım diyor.Maalesef yetişkinler gençlere hala şunu yapmalısın diye direterek, aralarındaki sevgi köprülerini dinamitlediklerinin ayardında olamıyorlar.Zaman geçtikten sonra ben ne yaptım deme pişmanlığını yaşamazlar umarım.Yetişkinlere tek bir sözüm var; çocuklarınıza fazla zaman ayırın, lokale, balığa, eğlenceye, gezmeye ayıracağınız zamanı asgariye indirin, çocuklarınızı doya doya sevin, herşeyin çabuk geçtiği gibi çocuklar da birden genç oluveriyorlar, elinizin altından kayan sabun kalıbı gibi onları yakalamak kolay olmuyor, yakalasan da tadı tuzu kaçmış oluyor.Geç kalmış değiliz, gel oğlum, gel kızım sarılayım sana deyin,doya doya öpün, okşayın.Sokaktaki köpek bile sevince kuyruğunu sallayıp sevildiğinden memnuniyet duyarak sana sevgisini göstermeye çalışırken, çocuklarımız da verdiğimiz sevginin katmerlisini bize ve çocuklarına gösterecektir.Umutlu gençlere selam olsun.Kalın Sağlıcakla.

   

DİĞER YAZILAR
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
ÇANKIRI HALKI ,GÜCÜNÜN FARKINDA DEĞİL...
HASAN AYRANCI ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİNE REKTÖRÜ OLMAYI HAK ETMİYORSUNUZ.
HASAN AYRANCI ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİNE REKTÖRÜ OLMAYI HAK ETMİYORSUNUZ.